İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1350 K.2025/1744

Taraflar arasındaki limited şirket hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, olmadığı takdirde genel kurul toplantısı için kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden…

Esas2025/1350Karar2025/1744Tarih6 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.211 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Kasım 2025
Dosya no
2025/1350
Karar no
2025/1744
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
11.06.2025
Numarası
2025/264 Esas - 2025/453 Karar
Dava
Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.211 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki limited şirket hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, olmadığı takdirde genel kurul toplantısı için kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketlerde uzun yıllardır pay sahibi olmasına rağmen kendisine şirketlerin iş ve işlemleri hakkında bilgi verilmediğini, şirket faaliyetleri hakkındaki soruları cevapsız bırakıldığını, müvekkilinin davalı şirketlerin iş ve işlemlerinde söz sahibi olmasına izin verilmediğini, yürütülen iş ve işlemlerden haberdar olmasının engellendiğini, davacının fabrika binasına dahi alınmadığını, müvekkilinin pay sahibi bulunduğu şirketler hakkında bilgi edinme çabalarının sonuçsuz kalması üzerine Beşiktaş 19. Noterliğinin 30.10.2024 tarihli ihtarnamesi ile bilgi ve belge talep edildiğini,

şirketlerce gönderilen Beyoğlu 4. Noterliğinin 08.11.2024 tarihli ihtarnamesi ile hukuken herhangi bir değer atfedilemeyecek bir cevap sunulduğunu, müvekkilince yeniden keşide edilen 26.11.2024 tarihli ihtarı ile TTK'nın 614.maddesine göre bilgi alma hakkının talep edildiğini, cevabi ihtarda bilgi edinme hakkının genel kurul sırasında kullanılabilecek bir hak olduğu,

toplantının her hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılacağı ve bu döneme ilişkin bilgi ve finansal tabloların ortakların incelemesine sunulacağının bildirildiğini, keşide edilen 08.01.2025 tarihli ihtarla bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurul dışında da kullanılmaya uygun bir hak olduğunun bildirildiğini, ayrıca TTK'nın 411/4. maddesinde belirlenen makul sürenin kıyasen uygulanarak bilgi alma ve inceleme talebinin gündeme eklenerek 45 gün içinde genel kurulun toplantıya çağrılmasının istendiğini, bilgi edinme hakkının genel kurul toplantısı dışında,

öncesinde veya sonrasında pay sahibinin şirket işleri ve faaliyetleri hakkında bilgi edinebilmek amacıyla sözlü veya yazılı olarak başvuruda bulunabileceğini, limited şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkını genel kurulda kullanma zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin inceleme talebinin "genel kurul sırasında sunulması gerektiği" gerekçesiyle reddedilmesinin haksız olduğunu,

bilgi alma ve inceleme taleplerinin reddedilmesi nedeniyle Beşiktaş 19. Noterliğinin 08.01.2025 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile talebe ilişkin karar verilmek üzere genel kurulun olağan üstü toplantıya çağrılmasının talep edilerek aksi halde dava yoluna başvurulacağının ihtar edildiğini, buna rağmen ihtara cevap verilmediğini ve tanınan süre içinde genel kurulun toplantıya çağrılmadığını ileri sürerek, davalılardan talep edilen belgelerin müvekkilinin bilgi ve incelemesine sunulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkili ...

Sağlık şirketinin... ile eşi .. . tarafından kurulduğunu, 2007 yılından 2018 yılına kadar bu şirketin... tarafından temsil ve idare edildiğini, 2018 yılında...'ın İstanbul'a taşındığını ve Elazığ ilindeki ticari faaliyetlerini sonlandırdığını, bu kapsamda ...

Sağlık şirketindeki paylarının %70'inin gelini ...'a, %30'unun ise Dünürü davacı ...'a devredildiğini, uzunca bir süre ... ile...'ın oğlu ...'ın boşanma görüşmeleri yürüttüğünü, ... tarafından sahip olunan payların...'a iade edildiğini fakat annesi olan davacı ...'ın aynı yaklaşımı sergilemediğini, davacının kızı ...'ın iradesini dahi dikkate almadığını, haksız bir şekilde uhdesinde kalan payları iade etmediğini, müvekkili Kurtaran Sağlık şirketinin diğer müvekkili ...

Gıda şirketinin paylarının çoğunluğuna sahip ortağı olduğunu, davacının dava hakkını kötüye kullandığını, kendisinin huzurdaki davayı sırf boşanma süresinde damadı ve ailesini rahatsız etmek için açtığını, davacı pay sahibinin devamlı ve gereksiz yere sorular sorması, ilgilileri rahatsız etmesi, bilmesine rağmen propaganda amacıyla devamlı sorular yöneltmesi,

rahatsız edici davranışlarla şirket faaliyetlerini engellemesi gibi hareketlerle bilgi edinme hakkının kötüye kullanıldığının sonucuna varılacağını, davacının Temmuz 2023 tarihine kadar bilgi talep ettiği şirketlerin mali müşavirliğini yaptığını, bu tarihe kadar şirketlerin her türlü mali evraklarının davacının elinden geçtiğini, karma karışık mevzuat hükümlerine atıf yapılarak talepte bulunulduğunu, genel kurul çağrısı yapılması amacıyla Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaat edildiğini, birkaç gün içerisinde genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanacağını,

genel kurul çağrısı zaten yapıldığına göre bu konudaki istemin konusuz kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davacı, müdürlerden bilgi alma talebinde bulunmuş, bu talep reddedilmiş, genel kurul çağrısı talebinde bulunmuş, 45 gün beklemiş,Genel kurul toplantısı düzenlenmeyince, genel kurulun toplanması için mahkemeye başvurmak ve sonrasında genel kurulda bu hakkını kullanmak yerine doğrudan mahkemeye başvurmuştur.Bilgi alma hakkı davalarında uygulanacak prosedür TTK m. 614'te özel olarak düzenlenmiştir.

Genel kurul çağrısı konusunda ise TTK m. 412'nin uygulanması gerekmektedir.Sonuç:Somut olayda, TTK m. 614/3'ün öngördüğü özel dava şartı olan 'genel kurulun haksız yere engellemesi' gerçekleşmediğinden, davanın usulden reddedilmesi gerekmektedir. Bu durum, davacının hak arama özgürlüğünü kısıtlamamakta, aksine doğru hukuki yolun izlenmesini sağlamaktadır.1.4.

Terditli Talebin Değerlendirilmesi: TTK m. 412 Kapsamında Genel Kurul ÇağrısıDavacının terditli talebi, TTK m. 412 uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması ve bu amaçla kayyım atanması yönündedir. Bu talebin hukuki dayanakları ve şartlarının incelenmesi gerekmektedir.TTK m. 412/1 uyarınca, yönetim kurulunun haklı sebep olmaksızın genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde, mahkeme pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına karar verebilir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir: azınlık Payı Şartının Karşılanması, yönetime başvuru şartının yerine getirilmesi ve haklı sebebin varlığı.TTK m. 412'nin uygulanabilmesi için yönetim kurulunun 'haklı sebep olmaksızın' genel kurulu çağırmaması gerekmektedir.

Somut olayda, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması için genel kurulun değerlendirme yapması, TTK m. 614/2 gereğince zorunlu bir aşamadır.Müdürlerin bu talebi reddetmesi üzerine, konunun genel kurulda görüşülmesi hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bu zorunluluğa rağmen 45 günlük süre içerisinde genel kurulun çağrılmaması ve davacının talebine herhangi bir yanıt verilmemesi, haklı sebep olmaksızın çağrı yapılmaması kapsamında değerlendirilmelidir.Ticaret Sicil Gazetesi web sitesinden yapılan sorglamada, her iki davalı şirket açısından da 17.06.2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce TTK m. 614/2'nin denetimsel hak karakteri nedeniyle gündem şartı aranmaksızın genel kurulda görüşülebileceğinin tespiti ile birlikte,

davacının bilgi alma ve inceleme hakkını (belirlilik şartını da içerecek şekilde) her iki şirketin gelecek genel kurul toplantılarında gündemde yer almasa dahi ileri sürebileceği anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece TTK m. 412 uyarınca kayyım atanmasına ve genel kurul çağrılmasına gerek kalmadığından, davanın hukuki yararı ortadan kalkmıştır. Bu nedenle hem asli hem de terditli taleplerin hukuki yarar yokluğu..." gerekçesiyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı şirketlere TTK'nın 614. maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında bilgi edinme ve inceleme talebinde bulunduğunu, ancak taleplerin haksız şekilde reddedildiğini, bu hakkın kullanılması amacıyla açılan davanın da hatalı gerekçe ile talebin reddedildiğini, kararın gerekçesiz ve hatalı olduğunu, atıf yapılan 17.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında bilgi alma ve inceleme talebinin değerlendirilmediğini, bu nedenle toplantının beklenerek karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece davacının TTK'nın 614. maddesine uygun şekilde bilgi alma ve inceleme talebinde bulunduğu,

talebin davalı şirketler tarafından haksız şekilde reddedildiği ve genel kurulun tanınan süre içerisinde toplantıya çağrılmadığı tespit edilmesine rağmen hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, TTK'nın 614/1. maddesi ile düzenlenen limited şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme hakkının üç farklı tarihte düzenlenen ihtar ile kullanılmak istendiğini, talebin olumsuz karşılanması üzerine 45 gün içerisinde genel kurulun toplantıya çağrılmasının istendiğini, şirketlerce verilen cevapta geçiştirme bilgilerin verildiğini, en sonunda da bilgi edinme ve inceleme hakkının reddine karar verildiğini,

Mahkeme gerekçesinden anlaşılacağı üzere TTK 614.maddesine göre bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin izlenmesi gereken tüm prosedürün yerine getirildiğinin tevsik edildiğini, buna rağmen bu tespitle çelişir şekilde davalı şirketlerin 17.06.2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği,

davacının bilgi alma ve inceleme hakkını her iki şirketin gelecek genel kurul toplantılarında gündemde yer almasa dahi ileri sürebileceği gerekçesiyle davayı reddettiğini, oysa bu toplantı gündeminde bilgi alma ve inceleme talebinin değerlendirilmesi yahut finansal tabloların görüşülmesinin yer almadığını, mahkemenin bu kararı ile davalı şirketleri ölçüsüz şekilde koruduğunu, talep edilen hususun gündeme eklenip eklenmediği beklenmeden bu taleplerin genel kurul gündem maddeleri arasında yer almasa dahi ileri sürülmesi halinde gündeme alınabileceğine ilişkin varsayımsal bir kabul ile talebin reddine karar verildiğini,

Olsa gündeme bağlılık ilkesi gereği, gündemde yer almayan bir konunun görüşülüp karara bağlanması mümkün olmadığını, TTK'nın 416/2.maddesi kapsamında öngörülen, gündeme oybirliği ile madde eklenmesinin ilişkin istisnanın ise yalnızca çağrısız genel kurul toplantılarına özgü olup, somut olayda uygulama alanı bulmadığını, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen, bu kapsamda şirkete defaatle başvuran, başvurularının reddi üzerine genel kurulun toplanmasını talep eden ve bu talebinin de reddedilmesi üzerine dava açan bir pay sahibinden;

dava tarihinden sonra çağrısı yapılan ve konu itibariyle tamamen farklı bir genel kurulda gündeme oybirliği ile madde ekletmesini beklenmesinin hukuka aykırı olduğunu,17.06.2025 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantılarında yazılı önerge sunularak daha önce keşide edilen ihtarlar kapsamında şirket ve iştiraklerine ait finansal tablolar, konsolide tablolar, bilançolar, kâr zarar hesapları ve önerilerine ilişkin raporlar ve yazışmalar, yönetim kurulu faaliyet raporları, denetim raporlarının TTK'nın 437. maddesi kapsamındaki diğer belgelerin incelemeye sunulmasının gündeme eklenmesinin istendiğini,

ancak bu toplantının hisse devrinin görüşülmesi ve müdür seçimi için yapıldığının belirtilerek madde ekleme talebinin reddine karar verildiğini, talebin sonradan toplanan genel kurulda görüşülmediği gibi bu talebin gündeme alınmasının dahi reddedildiğini, Dava tarihinden sonra farklı bir gündemle gerçekleşen olağanüstü genel kurul toplantı çağrısının, hükme esas alınamayacağını, bu toplantı esas alınsa dahi davanın konusuz kalacağını ve bunun ret sebebi olamayacağını, mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, aksi düşünülse dahi mahkemece “davayı açmaktaki hukuki yarar” ile “davayı sürdürmekteki hukuki yarar” karıştırıldığını,

dava tarihinden sonra yapılan genel kurulların müvekkilinin talebini karşılamadığını, aksi kabulün şirket müdürlerinin keyfi tutumu halinde ortakların bilgi alma hakkını imkansız hale getireceğini, 17.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarda bilgi alma ve inceleme talebinin görüşüldüğü varsayılsa dahi, dava tarihindeki haklılığın ve hukuki yararın bulunduğu kabul edilerek davanın konusuz kalmasına neden olan davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve taleplerin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, bilgi alma hakkının kullandırılması, aksi halde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması için genel kurulun toplantıya çağrılması için şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması için kayyım atanması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden , karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 614. maddesinde, her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceği ve belirli konularda inceleme yapabileceği, ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürlerin, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebileceği;

bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurulun karar vereceği, genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkemece bu hususta karar vereceği ve mahkeme kararının kesin olduğu düzenlenmiştir. Anılan madde gereğince bilgi alma hakkı istemi hakkında mahkemenin vereceği karar kesindir. İlk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.

Her ne kadar İlk derece Mahkemesince bilgi alma hakkı talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de. TTK'nın 614/3 maddesinin son cümlesine göre kesin olan bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacının istinaf dilekçesinin bu yönden incelenmesi mümkün değildir.

Davacının terditli talebinin incelenmesinde, dava dilekçesinde davacının bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin talebin kabul edilmemesi üzerine, bilgi alma ve inceleme hakkının karar bağlanması şirketlerin genel kurullarının toplantıya çağrılması için kayyım atanması istenmiştir.

Mahkemece, TTK'nnı 614. maddesindeki düzenlemeler değerlendirilmiş ve dava sonrası 17.06.2025 tarihinde yapılacak genel kurullarda gündem şartı olmaksızın bu maddenin görüşülmesinin talep edilebileceği, her iki şirket bakımından toplantı gündeminde yer almasa dahi bu hakkın görüşülmesine ilişkin maddenin eklenebileceği, bu nedenle TTK'nın 412. maddesine göre kayyım atanmasına ve genel kurul çağrısına gerek bulunmadığı ve davacının hukuki yararının ortadan kalktığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

TTK'nın 617. maddesine göre, genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.

Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Bu durumda, toplantı çağrısına ilişkin bu maddede hüküm bulunmaması halinde maddede belirtilen durumlarda anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

Uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nın 412. maddesinde ise, " Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir.

Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." düzenlemesi bulunmaktadır. Görüldüğü gibi anılan maddeye göre mahkemece çağrı hususunda vereceği karar kesindir.

İlk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Her ne kadar mahkemece bilgi alma ve denetim hakkının görüşülmesi için genel kurul yapılmak üzere şirkete kayyım atanması talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de.

TTK'nın 412. maddesinin son cümlesine göre kesin olan bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacının istinaf dilekçesinin bu yönden incelenmesi mümkün değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenle; 1-HMK.'nın 346. ve 352. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin kesin karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinin reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 346 ve 352/1.b maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.11.2025

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1350, K. 2025/1744, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1350
Karar No
2025/1744
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1353 K.2025/1583
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/1353 K.2025/1433
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1354 K.2025/1566
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1355 K.2025/1277
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1356 K.2025/3057
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/1358 K.2025/1633

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.