KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/733
- Karar no
- 2025/824
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24.02.2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/23 Esas
- Dava talep
- Alacak (Kripto varlık alımından kaynaklı
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmaya ait "www...com" sitesi üzerinden kendisine ait [email protected] mail adresi ve oluşturduğu şifresi ile kayıtlı kullanıcı olduğunu, olay tarihinde ... sitesi içerisindeki cüzdanında kesin kabul anlamına gelmemekle beraber yaklaşık 200.000-TL tutarında kripto varlığı bulunmaktayken, 21/05/2021 günü mail adresine gelen maillerde hesaplarına bloke koyulacağı ve hesaplarının inceleneceğinin belirtildiğini,
mailde aynı zamanda 200.000-TL malvarlığının 0,46342281 Bitcoin'e (dava açılış tarihinde yaklaşık değeri 979.180,00-TL) çevrilerek ... cüzdan adresine bilgisi ve rızası dışında transfer edildiğini öğrenmiş olduğunu, davalıya ait ... sitesinde kripto varlığa sahip olan müvekkilinin güvenlik açığı ve firma ihmalleri sonucunda aşağıda açıkladıkları şekilde bu mal varlığını kaybetmiş ve firma tarafından bu zararının tazmini için firmaya yapmış oldukları tüm ihtar ve başvurularına rağmen bu zamana dek ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkilinin 20/05/2021 tarihinde,
saat 15:00 sularında kendisine ait hesaba kullanıcı adı ve şifresini kullanarak erişim sağlamaya çalışmış ancak başarılı olamamış olduğunu, hesabına gerek masaüstü bilgisayarı (... marka bilgisayar-Windows 7 işlemci) gerekse kendisine ait ... marka ... marka "..." IMEI numaralı cep telefonu üzerinden giriş yapmaya çalışan müvekkilinin, her seferinde "kullanıcı adı veya şifre hatası" uyarısı ile karşılaşmış olduğunu, daha sonrasında tarafına İngilizce bir SMS gelmiş olduğunu, müvekkilinin İngilizce bilmediğinden mesajı okuyup silmiş olduğunu, sonrasında 5-6 başarısız denemeden sonra sistemsel bir sıkıntı olduğunu düşünen müvekkilinin,
hesabına aynı gün akşam 19:30 civarında tekrar erişim sağlamaya çalışmış ancak yine başarılı olamayınca yeniden bir girişimde bulunmamış olduğunu, hesabı ile ilgili herhangi bir şifre veya kullanıcı adı değişikliği işlemi yapmayan müvekkilinin, 21/05/2021 tarihinde 05:30 sularında aynı kullanıcı adı ve şifresi ile hesabına erişim sağlamış olduğunu ancak bu sefer hesabında bulunan tüm malvarlığının ... cüzdan adresine transfer edildiğini görmüş olduğunu, bu transfer hakkında müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapılmamış, onaylanması için SMS veya mail gelmemiş olduğunu ve onayının alınmamış olduğunu,
bunun üzerine aynı gün müvekkilinin firmaya ait uygulama üzerinden firma yetkilileri ile iletişime geçmiş, firma yetkililerinin müvekkilini aramış, "[email protected]" adresi üzerinden firma ile irtibat devam etmiş, firma tarafından kontrol sağlanması için müvekkilinin hesabının askıya alındığı belirtilmiş ve müvekkiline savcılığa suç duyurusunda bulunması gerektiği bildirilerek, süreci birlikte takip ettikleri şeklinde bildirimlerde bulunulmuş olduğunu, müvekkilinin firmanın da yönlendirmesi üzerine ilgili şahısların tespiti talebiyle bu şahıslar hakkında 21/05/2021 tarihinde şikayetçi olmuş olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/181756 Sor.
Sayılı dosyasında soruşturma başlatılmış olduğunu, iş bu dava tarihi itibariyle halen soruşturmanın devam etmekte olduğunu, savcılık dosyasında yapılan araştırmalar neticesinde olay günü 10 dakika içerisinde 21 defa hesaba giriş yapıldığını ancak müvekkilinin bilgilendirilmediğinin tespitinin yapıldığını, bugün en basit bir bankacılık işleminde dahi bu tarz şüpheli işlemler olduğunda müşterinin bilgilendirilmekte, onayı alınmakta olduğunu, davalı firmanın, objektif kusur sorumluluğunun yanında güvenli işlem yapmayı sağlayacak programları da sisteminde bulundurma zorunluluğu olduğunu,
güvenli ortamda işlem yapma yükümlülüğünün boyutu internet teknolojisi geliştikçe artmakta olduğunu, olay günü müvekkilinin hesabına en az 21 kere başarısız giriş denemesi yapıldığının tespit edildiğini, buna rağmen müvekkiline bilgilendirme gitmediği gibi hesapta şüpheli işlem uyarısı vermemiş, kendini korumaya almamış olduğunu, müvekkilinin bu olayları fark edip ...'e bildirmesi üzerine ...'ün bu şüpheli işlemlerin farkına varmış olduğunu, kullanıcı sözleşmesinin yalnızca bu maddesi dikkate alınsa bile bu şüpheli işlemler nedeniyle kullanıcıların yaptıkları para transferlerini iade etmesi gerekmekte iken ...'ün,
bütün bu yaşanan ihlaller zinciri karşısında en ufak tedbiri almamış ve transferlerinin iade etmesi gerekirken gereğini yapmamış olduğunu, ... firmasının gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle yalnızca müvekkilinin değil, kamuoyunda da uygulamayı kullanan birçok vatandaşın mağdur olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesini, müvekkilinin kripto paralarının aynen iade edilmesini, mümkün olmadığı takdirde karar tarihindeki satış bedeli üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesini, (zarar tarihindeki miktardan az olmamak üzere) fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere. HMK 107.
Maddesi gereğince şimdilik 100-TL'sinin (belirsiz alacak) 20/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte ile birlikte ödenmesini, fazlaya ilişkin alacaklarının tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 24.02.2025 tarihli ara kararıyla; "...Dosya kapsamının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde, her ne kadar davacı taraf davalıya ait taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi gereğince ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği, davalıya ait araç ve taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dava ve ihtiyati tedbir talep dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrarla; müvekkilinin hesaplarındaki paranın hukuka aykırı yöntemlerle başka kişilerin cüzdan hesabına geçirilmesinde açıkça gerekli güvenlik tedbirlerini almayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen davalı firmanın mal kaçırması ve ekonomik şartlardaki değişikliklerin öngörülememesi gibi sorunlar gündeme geldiğini, Günümüz ekonomik şartları öngörülememekte olduğundan,
dava dilekçesi ekinde yer verdikleri haber başlıklarından da anlaşılacağı üzere davalı yan tarafından ihlal edilen güvenlik tedbirlerinin kamuoyuna da yansımış olması nedeniyle sayın mahkemenizce davalı adına kayıtlı araç ve taşınmaz bulunması halinde mahkemece tespit edilerek bu araç ve gayrimenkuller üzerine (başka kurumlarca veya davalarda üzerine tedbir, haciz ve/veya rehin bulunması ihtimali değerlendirilerek) 3. şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini, Teminat talep edilmesi halinde mağdur olan müvekkilinin bu teminatı yatıramayacak,
ihtiyati haciz talebi de anlamsız kalacağını, bu nedenle ihtiyati haczin teminatsız konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ihiyati haciz ve tedbir talebinin kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının kripto para cüzdanından bilgi ve onayı olmaksızın üçüncü kişi cüzdan hesaplarına geçirildiği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, davacının davalı nezdindeki kripto para cüzdanından bilgi ve onayı olmaksızın üçüncü kişi cüzdan hesaplarına geçirildiği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup konusu para alacağına ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinin neticei talep bölümünde davalıya ait mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, mahkemece bu talep uyuşmazlık konusu olmayan şeyler hakkında ihtiyati tedbir konulamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez.
Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması hâlinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep üzerine ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Para alacağının talep edildiği bir davada uyuşmazlık konusu olmayan davalı/borçlunun araçları ve taşınmazları hakkında tedbir kararı verilemez. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davacı vekilince talep dilekçesinde ihtiyati haciz değil, ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Her ne kadar istinaf dilekçesinde ihtiyati haciz de talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesinden ihtiyati haciz talep edilmediği ve ilk derece mahkemesince değerlendirilmeyen bu talep hakkında istinaf aşamasında değerlendirme yapılamayacağı nazara alındığında, bu talebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usule uygun olmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve 391/3. maddeleri gereğince karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/733, K. 2025/824, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama