KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2018
- Dosya no
- 2017/991
- Karar no
- 2018/963
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/04/2017
- Numarası
- 2014/787 Esas, 2017/270 Karar,
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı ... kooperatifinin inşa ettiği sitenin pencere-pvc vs. işlerini kooperatife üye yapılarak karşılığında bir daire verilmesi kararlaştırıldığı halde, davalı kooperatifin daireyi teslim etmediğini belirterek, üyesi bulunduğu kooperatif dairesinin teslimine, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine, teslim tarihinden itibaren mahrum kaldığı kar kaybının (zararın) tahsilini talep etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, zaman aşımı itirazında bulunarak, davacının kooperatife ait üyelik aidatlarını ödemediğini, bu nedenle kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, ancak üyeliğin ihracına ilişkin kararın iptal edildiğini, bunun davacının aidatlarını ödediği anlamına gelmediğini belirterek haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının ıslah dilekçesi ile talebini alacak davasına dönüştürdüğünü belirterek eser sözleşmesi kapsamında davanın 5 yıllık sürede açılmadığını belirterek açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyelik ve daire karşılığı tüm edimlerini yerine getirdiğini ve hatta ayrıca bir kısım aidatlarını da ödediğini, üyelikten ihraç nedeniyle açtığı Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/100 Esas sayılı dosyasından mahkemece davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, ıslah dilekçesi ile dava sebebinin değiştirilmediğini sadece bilirkişi tarafından belirlenen daire bedelinin arttırıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ayıplı ifaya ilişkin taleplerde zamanaşımı süresi TBK'nın 478. maddesinde düzenlenmiş olup, ancak ayıp dışında kalan taleplere ilişkin zamanaşımı süresi TBK'nın 147/6. maddesinde 5 yıl olarak öngörülmüştür. Somut olayda davacı talebi ayıplı ifaya ilişkin değildir.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında, davacı yüklenici tarafından, davalı kooperatife ait inşaatta pvc vb. imalatına ilişkin bir kısım işlerin yapılmasına dair sözleşme ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda davacıya aynı zamanda kooperatif üyesi yapılarak bir dairenin verileceği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, davacının kooperatif üyeliğinden çıkartılması ve buna ilişkin açılan davalar sonrası Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen dosyalar (03/06/2010) nedeniyle de devam ettiğinin anlaşılmasına göre,
dava tarihinde de dava zamanaşı süresi dolmadığından davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın esasının incelenerek sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/991, K. 2018/963, 10 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama