KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/359
- Karar no
- 2021/2150
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/10/2018
- Numarası
- 2017/386 Esas, 2018/1011 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkına ilişkin alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen eser sözlemesi uyarınca işin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, iş bedeli olarak belirlenen 24.780,00- Euro bedelli e-faturanın davalı borçluya gönderildiğini, davalı tarafından teslim tutanakları ve faturaya itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, sözleşmenin 5. maddesinin (c) bendinde ödemelerin TL para cinsinden yapılması halinde ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağı ve kur farklarının fiyatlandırılacağını,
davalı tarafından 01/11/2016 tarihli 17.878,88-TL tutarlı ve 13/01/2017 tarihli 73.727,82-TL tutarlı ödemelerin sözleşme gereği ödeme tarihlerindeki TCMB döviz satış kurları esas alındığında davalı borçlunun kur farkları nedeni ile davacı şirkete 1.531,36 Euro borçlu bulunduğunu, alacağın ödenmemesi nedeni ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafından itiraz ile icra takibinin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibinin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunudan davalı şirketin alacağın asgari %20'si oranında icra ve inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 26/10/2016 tarihli sözleşme ile davalı şirkete ait showroomun seksiyonel kapı temini ve montajı ile ilgili 21.000,00 Euro +KDV bedel karşılığı yapımı konusunda anlaşıldığını, davalı şirketin 01/11/2016 tarihinde 17.878,88-TL, 13/01/2017 tarihinde 73.727,82-TL olmak üzere toplam 91.606,70-TL fatura bedelinin tamamını davacıya ödendiğini ve borcunun kalmadığını, davacı şirketin sözleşme gereği yapması gereken işlemleri eksiksiz olarak davalı şirkete teslim etmediği için tespit yaptırdıklarını, eksik ve kusurların tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında davalı yana satışı yapılan ürünler nedeniyle 07/03/2017 tarih, 1.531,36 Euro bedelli bir fatura tanzim edildiği, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe itiraz edildiği, davalı şirketin ticari defter ve dayanak kayıtlarının incelenmesi için talimat yolu ile Edirne 1. Asliye hukuk Mahkemesince davalı şirketin 2016 ve 2017 yılları yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede, taraflar arasındaki 21.10.2016 tarihli Yüklenici Sözleşmesi gereği davalı şirketin yasal ticari defterlerinde, davacı şirket ile ilgili cari muhasebe hesaplarının borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı,
davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 29/12/2016 tarihli KDV dahil 91.606,70-TL tutarlı faturanın tamamının, 01/11/2016 tarihinde 17.878,88-TL, 13.01/2017 tarihinde 73.727,82-TL olmak üzere toplam 91.606,70-TL banka havalesi ile ödendiğinin tespit edildiği, mahkemece davacı şirketin kayıtlarının ve alınan talimat raporunun incelenmesinde davacı yanın usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil vasfını haiz bulunan ticari defterlerinde uyuşmazlığın kur farkı olarak düzenlenen 1.531,37 Euro alacaklı göründüğü,
ticari defterlere de kaydedildiği ve davacı tarafça yapılan mal satışı karşılığı döviz cinsinden belirlenen mal bedeli karşılığının ödenmesi sırasında döviz değerlemesi yapılarak kur farkı faturası olarak davalı tarafa yansıtılan alacağın mevcut olduğu, yukarıda belirtilen alacak miktarına ulaşıldığı; fatura dayanağı sevk irsaliyelerinde malların imza karşılığı teslim edildiği, bu hususlarda taraflar arasında bir ihtilafta bulunmadığı,
taraflar arasında imzalanan yüklenici sözleşmesinin 5/c maddesi uyarınca ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurunun esas alınıcağı ve kur farkının faturalandırılacağı hükmü karşısında, davacı ve davalı yanın usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil vasfı bulunan ticari defterleri kapsamı ve malların teslimine ilişkin belgeler birlikte değerlendirildiğinde davalı itirazının iptali gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile; davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 1.531,36 Euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile devamına; davalının, hükmedilen alacağın % 20'si olan 1.192,00 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; sözleşme bedelinin 21.000-Euro +KDV olduğunu, 01.11.2016 tarihinde 17.878,88-TL ve 13.01.2017 tarihinde 73.727,82 - TL olmak üzere toplam 91.606,70 TL fatura bedelinin tamamının ödendiğini; borcunun olmadığını; işlerin eksik ve kusurlu teslim edildiğinden Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/6 D.
İş sayılı dosyası ile tespit yapılması üzerine takibin yapıldığını, ticari defterler incelenerek alınan raporda borcu olmadığının tespit edildiğini, alınan iki raporun birbiriyle çeliştiğini, yeniden rapor alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyası ile 07/03/2017 tarih, 1531,36 Euro bedelli faturaya dayalı 1.531,35 Euro alacağıın tahsili talebine ilişkin başlatılan ilamsız takibe, davalı borçlunun borcun ödendiğini, sözleşme konusu işlerin eksiksiz teslim edilmemesi nedeni ile haksız takip yapıldığını belirterek yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu; davalının ise yargılama sırasında eksik işlerle ilgili talebini saklı tuttuğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında imzalanan 21.10.2016 tarihli Yüklenici Sözleşmesi ile showroomun seksiyonel kapı temini ve montajı işinin yüklenildiği, sözleşme bedelinin 21.000-Euro +KDV = 24.780 Euro.
5.250 Euro peşin, 19530 Euro iş bitimi 30,60 gün vadeli çek ile ödeneceği; sözleşmenin 5. maddesinde "TL çek ödemelerinde kur ödeme günündeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağı, kur farklarının muhasebeler arasında faturalandırılacağı, ödemelerde gecikme halinde döviz bazında aylık %2, YTL bazında aylık %5 faiz uygulanacağı; ayrıca işverenin yüklenicinin kur farkından kaynaklanan zararları ödemeyi kabul ettiği, davalı şirketin 01/11/2016 tarihinde 17.878,88-TL, 13/01/2017 tarihinde 73.727,82-TL ödeme yaptığı ihtilafsızdır.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda, yapılan ödemeler ve ödeme tarihlerindeki kur karşılıklarının belirlenerek hesap yapıldığı anlaşılmakta ise de; sözleşme bedelinin 24.780 Euro olduğu; sözleşmenin 5. maddesi gereği TL çek ödemelerinde kur ödeme günündeki TCMB döviz satış kurunun esas alınacağının belirlendiği;
belirtilen madde gereği hesaplama yapılması halinde davalının 01.11.2016 tarihinde yaptığı 17.878,88 TL ödemenin Euro karşılığı 31.10.2016 tarihli TCMB döviz satış kuruna göre 17.878,88 TL / 3.4120 = 5.240-Euro ve 13.01.2017 tarihinde yaptığı 73.727,82 TL tutarlı ödemenin Euro karşılığı 12.01.2017 tarihli TCMB Euro döviz satış kuruna göre 73.727,82-TL / 4.0491 = 18.208,44 Euro olduğu;
bu şekilde davalı tarafça yapılan toplam ödemenin 18.208,44 + 5.240 = 23.448,44 Euro ve davalının sözleşme bedeli üzerinden kur farkına göre 24.780 - 23.448,44 = 1.331,56 Euro alacağı kalmış olup, davalının bu miktar için yaptığı takipte haklı olduğu kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, itirazın 1.331,56 Euro üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, 1.331,56 Euro alacağın takip tarihindeki TL karşılığı 1.331,56 x 3.8859 = 5.174,30 TL üzerinden %20'si oranında 1.034,85 TL inkar tazminatına hükmedilmesine;
fazlaya ilişkin talebin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/359, K. 2021/2150, 17 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama