KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1873
- Karar no
- 2023/1404
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2020
- Numarası
- 2017/316 Esas, 2020/542 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, müvekkili şirketin; beyaz eşya ve diğer ürünlerin internet üzerinden satışını gerçekleştirmek maksadı ile davalı şirket ile 2016 yılı Haziran ayında; yazılım ve reklam hakkı kullanım sözleşmesi imzalayarak; karşılıklı müzakere neticesinde anlaşmaya vardığını, davalı tarafın sözleşme ile yüklendiği edimleri süresinde ve gerektiği gibi yerine getirmediğini, taraflarınca davalıya gönderilen 29/07/2016 tarihli mail ile eksik hususların belirtildiğini, 05/09/2016 tarihli eksik ve yerine getirilmeyen taahhütlerin hatırlatıldığını, müvekkilinin,
davalının işletilebilir sistem oluşturmadığından planladığı internet satışlarına bir türlü başlayamadığını, davacı tarafından 31/12/2016 tarihli sitenin son durumunu gösterir kamera kaydının yapıldığı, internet sitesi ve web uygulamasında mevcut eksiklik ve hiç yapılmayan hususların kameraya kaydedildiğini, sürecin sonunda davacı müvekkilinin. Eskişehir ...
Noterliği'nin 12/01/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile,gelinen aşamada işin tamamlanmasında herhangi bir faydasının kalmadığı, sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmemesi sebebiyle internet üzerinden satışlara başlanamadığı,
dolayısıyla maddi zarara uğranıldığı belirtilerek yoksun kalınan maddi zararları talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek müvekkilince davalı yana taraflarınca ödenen KDV dahil 27.440,00 TL iş bedeli 24.000,00 TL ceza-i şart ve 5.310,00 TL sosyal medya yönetim gideri olmak üzere toplam 56.750,00 TL alacaklarının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yanlar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilince reklam ve satış yapılabilecek web sayfası ve mobil uygulamaların hazırlandığını, hazırlanan web sayfası ve mobil uygulamaların davacı tarafından kullanıldığını ve satış yapıldığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca üstlendiği yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, mobil uygulamaların ... ve ...de yayınlandığını, davalının ek süre talebinin tamamen yeni bir yazılım oluşturulmasına ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 2. ve 4.13. maddesi uyarınca davalının Kurumsal Web Sitesi Yapım ve Uyarlamaları, İç İşletim Sistemi Uygulaması yazılımını gerçekleştirme borcu altına girdiği, sözleşmede uygulamanın pazar yeri veya e-ticaret şeklinde olacağının kararlaştırılmadığı, aksine Kurumsal Web Sitesi olarak kaleme alındığı, bu sitenin de hazırlanarak faaliyete başladığı, deneme amaçlı da olsa pos cihazının kullanılabildiği, sitenin 2016 yılı içerisinde çalışır durumda olduğu, davacının ayıp ihbarında veya ihtirazı kayıtta bulunmadığı,
taraf vekillerinin huzurunda ve yerinde inceleme yapan bilirkişi heyetinin tanzim ettiği kapsamlı raporun da aynı tespitleri içerdiği gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davacı müvekkilinin, tüm istek ve talimatlarının davalı yanca zamanında ve gereği gibi yerine getirilmediğinden davalıya bir çok kez mail gönderildiğini, buna rağmen eksikliklerin giderilmediğini ve taahhüt edilen uygulamaların yerine getirilmediğini, sözleşme konusu işi belirlenen sürede teslim edemeyeceğini anlayan davalı şirketin, 27/12/2016 tarihli maili ile yeni bir sözleşme teklifinde bulunarak temerrüdünü ve ifadaki kusurunu açıkça kabul ettiğini, davalı şirketin, yeni sözleşme teklifi ile anlaşma şartlarına göre ifa edemediği önceki sözleşmeyi hükümsüz kılmaya çalıştığını,
sürekli bahaneler üreterek müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin tüm uyarı ve hatırlatmalarına rağmen, davalı tarafından da taahhüt edilen tarihlerde işin anlaşıldığı şekilde ifa edilmemesi nedeniyle, artık sözleşme konusu işin davalı tarafından yerine getirilmesinde bir fayda kalmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisinin 31/12/2016 tarihinde, sözleşme konusu sitenin son durumunu gösterir bir çalışma yaptığını, internet sitesi ve web uygulamasında mevcut eksiklik ve hiç yapılmayan hususları kameraya kaydettiğini, davacı müvekkilinin, Eskişehir ...
Noterliği'nin 12/01/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, bu aşamadan sonra işin tamamlanmasında herhangi bir fayda kalmaması, sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmemesi, internet üzerinden satışlara başlayamaması nedeniyle maddi zarara uğraması fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeyi feshettiğini, gerek davalı tarafın taahhüt ettiği 20-30 Kasım 2016 tarihlerinde işin tamamlanmadığı tüm mail ve telefon yazışmaları ile sabit olması,
gerekse davacı müvekkili tarafından 31/12/2016 tarihli dava konusu uygulamanın son durumunu gösterir video kaydı, gerekse davalı şirketin 27/12/2016 tarihli maili ile yeni bir sözleşme teklifinde bulunarak temerrüdünü ve ifadaki kusurunu açıkça göz önüne sermesi,
ayrıca bu aşamadan sonra da müvekkili açısından hukuki ilişkinin devamında faydanın kalmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, bilirkişiler tarafından site geçmişinin incelenmesinde www.... adresinden yararlanıldığı beyan edilmiş ise de, teknik olarak sitenin, tarafların kararlaştırdığı şekilde çalışıp çalışmadığının www... adresinden tespit edilebilmesinin olanaksız olduğunu, zira www.... adresinin rastsal olarak belli aralıklarla internet ortamında yer alan Web sitelerinin sadece fotoğraflarını alan bir özel şirket kanalı olduğunu,
anılan Web sayfası kayıtları resmi bir kurum kaydı olmadığı gibi fotoğraflarını aldığı web sitelerinin de gereği gibi çalışıp çalışmadığını ortaya koyacak nitelikte bir veri sunmadığını, www.... adlı sitenin, dava konusu uygulamanın sağlıklı çalışıp çalışmadığını göstermediğini, müvekkilinin istemiş olduğu uygulamanın düzenli ve sözleşmeye uygun şekilde çalışmasının davalının yükümlülüğünde olduğunu, davalının bu yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu durumun müvekkili tarafından çekilen video kaydı ile de sabit olduğunu,
gerek sözleşme gerekse taraflar arası yazışmalarda davalının yükümlülüğünün pazaryeri konseptli (değişik firmalara satış imkanı sağlayabilecek sistem,örneğin ....com) yazılım üretmek olduğunu, ancak davalı böyle bir yazılım yerine davacı tarafından talep edilmeyen e-ticaret konseptli bir yazılıma ilişkin doneler hazırladığını, ancak bunun da tam ve gerektiği gibi çalışır olmadığını, davalının oluşturduğunu iddia ettiği yazılımın müvekkiline satış yapma imkanı vermediği gibi mal girişlerini dahi yapamadığını, pazar yeri konseptinin davalının yükümlülüğünde olduğu hususunun davalı ile yazışmalardan ve sözleşme eklerinden açıkça anlaşıldığı,
yapılan mail yazışmalarından an davalı çalışanlarınca beyan ve taahhüt edilen teslim süresinin aşılmış olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporundan da süresinde teslimin gerçekleştiğine dair bir done olmadığı dikkate alındığında fesihte ve bedelin iadesi talebinde davacı müvekkilinin haklı olduğunu, uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve yazılım programının uyarlandığı müvekkili iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında Yazılım ve Reklam Hakkı Kullanım Sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmenin 2. ve 4.13. maddeleri uyarınca davalı şirketin yüklenici sıfatıyla Kurumsal Web Sitesi Yapım ve Uyarlamaları, İç İşletim Sistemi Uygulaması yazılımını gerçekleştirme işini üstlenmiştir.
Eldeki davada davacı işin eksik ve ayıplı yapıldığını, teslimin de geç yapıldığını ileri sürerek iş bedelinin iadesini, haklı fesih nedeniyle ceza-i şart alacağını ve sosyal medya yönetim giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise hazırlanan web sayfası ve mobil uygulamaların davacı tarafından kullanıldığını ve bu site tarafından satış yapıldığını, bu suretle sözleşme uyarınca üstlenilen yükümlülüklerin tam ve eksiksiz yerine getirildiğini, mobil uygulamaların ... ve ... de yayınlandığını, ek süre taleplerinin yeni bir yazılım oluşturulmasına ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada bulunan ve bilgisayar mühendisi ... ile bilgisayar teknikeri ... tarafından hazırlanan 11/03/2019 tarihli bilirkişi kurul ek raporunda; davalı tarafından hazırlanan gerek e-ticaret ve gerekse pazaryeri konsepti uygulamanın (web sitesi, mobil uygulamalar) internet üzerinden satış yapmaya elverişli, çalışır durumda, davacının yararlanabileceği şekilde olduğu, davalı tarafından hazırlanan gerek e-ticaret ve gerekse pazaryeri konsepti uygulama (web sitesi, mobil uygulamalar) açısından davalının eksik yada ayıplı ifasının olmadığı,
davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini eksiksiz ve tam bir şekilde yerine getirdiği belirtilmiştir.
O halde yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda mahkemece, yukarıda açıklanan denetime elverişli bilirkişi kurulu ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini eksiksiz ve tam bir şekilde yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1873, K. 2023/1404, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama