KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi Duruşmalı
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2021
- Dosya no
- 2020/496
- Karar no
- 2021/2446
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2018
- Numarası
- 2017/950 Esas, 2018/1094 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Dairemizce verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, Dairemiz'ce bozmaya uyularak yapılan duruşmalı yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, bir kısım inşaat işleri yapım işi nedeniyle bakiye fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece, takip dayanağı fatura konusu işlerin sözleşme kapsamında olduğu kabul edilerek ve sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle dava konusu takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı, bu nedenle geçerli bir takipten söz edilemeyeceği belirtilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, dairemizce 20/06/2019 tarih 2019/553 E., 2019/775 K. sayılı Somut olayda talep dayanağı sözleşme davalı tarafça geçerli bir şekilde feshedilmiş olup, feshin hukuki sonuçlarını doğurur. Öyleyse usulünce feshedilmiş olması nedeniyle olmayan bir sözleşmedeki yetki şartı dikkate alınamaz. Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme (icra dairesi) davalının ikâmetgahının bulunduğu yer veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir.
Somut olayda işin yapıldığı yer Bakırköy, davalı şirket adresi ise ...'dir. Her iki yer için Bakırköy icra dairesi yetkili olduğu halde, dava konusu takibin yetkisiz ... icra dairesinde yapıldığının anlaşılmasına göre ortada geçerli bir takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekir.
Mahkemece verilen karar sonuç olarak doğru ise de karar gerekçesi usul ve yasaya dosya kapsamına uygun olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü uyarınca kararın kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yetkili icra dairesinde yapılan takip bulunmadığından iş bu itirazın iptali davasının reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarih, 2019/2896 E. 2020/296 K. sayılı kararı ile eser sözleşmelerinde genel yetki kuralı, HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi (takip yönünden ise icra dairesi), aynı zamanda özel yetki kuralı uyarınca (HMK'nın 10. maddesi) sözleşmenin ifa yeri mahkemesi (icra dairesi) de yetkilidir.
İşin yapıldığı yer mahkemesi Kadıköy olduğu halde, işin esasına girilmesi yerine hatalı olarak Bakırköy olarak değerlendirilmek sureti ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir gerekçesi ile bozularak dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma öncesinde ilk derece mahkemesi kararı istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak dairemizce yeniden karar verildiğinden istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici, taraflarca düzenlenen ve davalı tarafça feshedilen sözleşme kapsamındaki işler ile bir kısım sözleşme dışı işleri de yaptığını ileri sürerek davaya konu takipte sözleşme dışı işler bedelinin tahsilini istemiş; davalı ise, davacı tarafça ilave işler yapılmadığını, yapılan tamir işlerinin bedelinin ödendiğini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacı yerine dava dışı 3.kişilere yaptıkları ödemeler nedeniyle davacıdan alacaklı olduklarını savunmuştur.
Dairemizce alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre her iki tarafın ticari defterinin usulünce tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalıya ait ticari defterine kaydedilmiş olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 523.236,87 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davaya konu takip dayanağı faturalar davalı tarafından itiraz edilmeyerek usulünce tutulan ticari defter kayıtlarına işlenmiştir.
Ticari defterlerin kesin delil olma özelliği nedeniyle fatura konusu işlerin yapılarak teslim edildiği ve davacının fatura bedelleri toplamı kadar alacaklı olduğunun kabulü gerekir. Davalı taraf ödeme iddiasında bulunmuş ise de yemin dahil bu savunmasını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının davasının kısmen kabulü ile talebin 523.236,87 TL üzerinden devamına karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Davaya konu takip dayanağı faturalar davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup alacak likit olduğundan takibe itirazında haksız olduğu anlaşılan davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, şartları bulunmadığından davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatının da reddine karar verilmesi gerekmiştir.
23/12/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/496, K. 2021/2446, 23 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama