KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1365
- Karar no
- 2024/1198
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2017/535 Esas, 2021/84 Karar
- Tarihi
- 27/01/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 09.02.2017 tarihli İki ...
Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin fabrikasında kurulu bulunan ..., ... ilave baskı ünitesinin davalı şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, ... ilave baskı üniteleri ve ana gövde parçaları dahil olmak üzere yapılacak işin bedelinin 91,000,00 TL olduğunu, bu bedelin %60’ının sipariş ile birlikte ön ödeme ve % 40'ının ise söz konusu işin tamamlanması ve deneme süresinden sonra nakit ödeneceğini, komple sistemin teslim süresinin sözleşme tarihinden itibaren 70 gün olduğunu, 21.02.2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile teslim süresinin 60 gün olarak belirlendiğini,
teslimde gecikme olması veya müvekkili şirket fabrikasında bu nedenle üretimin durması halinde geciken her gün için üretilmeyen (günlük 200.000 adet) Kraft torba bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan % 60 peşin ödeme olan 54.600,00 TL’nin 23.02.2017 tarihinde davalı şirkete ödendiğini, sözleşmede yazılı 60 günlük teslim süresinin geçmesine rağmen, davalı tarafça sözleşmede belirtilen hiçbir imalat ve makine teslimatının müvekkili şirkete yapılmadığını, fabrikada üretimin durması ve aksamasından dolayı müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın da tazmin edilmediğini, davalıya Ankara...
Noterliğinden 10.05.2017 tarihinde gönderilen ihtarnameye rağmen davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işin bedeli için ödenen 54.600,00 TL, ile üretimin aksaması ve durmasından kaynaklı 10.05.2017 tarihi itibariyle tespit edilen 74.750,00 TL zararlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana tek yetkilisinin ... olduğunu, limitet şirketleri borç altına sokacak kişinin şirketin imzaya yetkili kişi olması gerektiğini,
bu kişi dışında bir kişinin şirket kaşesi altında atacağı imzaların şirketi bağlamayacağını, davaya konu sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, bu nedenle davalı şirkete bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, sunulu kanıtların incelendiğinde sözleşmeyi ...'in imzaladığını ve davalı şirkete ait olmayan bir mail adresinden mutabakata vardığının görüleceğini, bu mail adresinin ...’e ait ... A.
Ş. isimli bir şirkete ait bir mail adresi olduğunu, ...'in müvekkili şirkete dışarıdan komisyon karşılığı iş getiren bir kişi olduğunu, ancak davalı şirketi temsil ve borçlandırma yetkisinin bulunmadığını, kendisinin davalı şirketin haberi olmaksızın davalı şirketi bağlamayan bir sözleşme imzaladığını, davacı şirkete gönderilen cevap ihtarında da siparişin tamamlandığının davacıya bildirildiğini, buna rağmen davacının haksız yere sözleşmeden çıkar amaçlı dönerek dava açtığını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafalar arasında "...
Makinesine, ... ilave baskı ünitesinin" yapımına dair adi yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunduğu, her ne kadar davalı taraf sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili olmadığını beyan etmiş ise de, hem peşinat ödemesinin davalının hesabına yatırılması hem de dosya içerisinde bulunan Zeytinburnu ...
Noterliğinin 08.06.2017 tarihli ihtarname yanıtındaki beyanlar ile sözleşmenin varlığını kabul etmeleri, sözleşme içeriğinin benimsenmiş olması nedeni ile aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği, dosya içerisinden ve bilirkişi raporu ile de tespit ediliği gibi davacı sözleşmede üzerine düşen edimi ifa ederek peşin iş bedelini yatırmış olmasına rağmen sözleşmede belirlenen 21.04.2017 tarihine kadar iş tamamlanmamış olduğundan menfi tespit zararı olarak belirlenen 54.600,00 TL peşinat ödemesinin davalıdan tahsiline karar verilerek, bakiye 74.750,00 TL talep bakımından ise müspet zarar niteliğinde olması nedeni ile reddine karar verilerek,
açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalı hesabına ödenen 54.600,00 TL peşinat ödemesinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 74.750,00 TL maddi zarara ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında;
taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı firmanın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 60 günlük teslim süresine rağmen teslimatın yapılmadığını, sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile fabrikada üretimin aksaması nedeniyle uğranılan zararın talep edildiğini, Bakırköy ...
Noterliğinin 27.05.2017 tarihli ihtarıyla sözleşmenin feshedildiğini, mahkemece kusurun davalıda olduğunun tespit edildiğini, sorunun davacı şirket zararının kar yoksunluğu zararı olduğu ve bunu talep edemeyeceğinin raporla bildirildiğini, mahkemenin de raporla sonuca gittiğini, taraflar arasında 21.02.2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ek protokolün 9. Maddesinde bir günde 200 bin adet torba üretilmektedir.
Her aksayan gün için bu üretilen torbanın bedeli tarafınızca karşılanacağının düzenlendiğini, 60 günde teslim yapılmadığı için karşı taraftan talep edebileceklerini, maddenin dar yorumlanarak teslim gerçekleşmediği için şartlar oluşmadığı iddiasıyla taleplerinin reddinin yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında;
ödemenin iadesine hükmünün hatalı olduğunu, müvekkil şirketin imzaya yetkili tek ortağının ... olduğunu, sözleşmenin müvekkil şirket yetkilisince imzalanmadığını sözleşmeyi ...'in imzaladığını, ... ve şirketinin müvekkilinin müşterisi olduğunu, komisyon karşılığı iş getiren bir kişi olduğunu, yetkisiz temsil gereğince ödemeden ...'in sorumlu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi vardır.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı vekili dava dilekçesi ile davalının iki renk baskı grubu yapım sözleşmesi gereğince makineleri teslim süresi olan 60 günde teslim etmediğini, 22.05.2017 tarihinde sözleşmeyi müvekkilinin feshettiğini, peşinat olarak ödenen 54.600,00 TL.'yi ve fabrikada üretimin aksaması ve durmasından dolayı 74.750,00 TL.
Zararının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili sözleşmeyi yetkisiz temsilcinin imzaladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, peşinat ödemesinin davalının hesabına yatırılması ve dosya içerisinde bulunan Zeytinburnu ...
Noterliğinin 08.06.2017 tarihli ihtarname yanıtındaki beyanlar ile davalının sözleşmenin varlığını kabul etmeleri, sözleşme içeriğinin benimsenmiş olması nedeni ile aksi yöndeki davalı savunmalarının dikkate alınmadığını, dosya içerisinden ve bilirkişi raporu ile de tespit ediliği gibi davacı sözleşmede üzerine düşen edimi ifa ederek peşin iş bedelini yatırmış olmasına rağmen sözleşmede belirlenen 21.04.2017 tarihine kadar iş tamamlanmamış olduğundan menfi tespit zararı olarak belirlenen 54.600,00 TL peşinat ödemesinin davalıdan tahsiline karar verilerek,
bakiye 74.750,00 TL talep bakımından ise müspet zarar niteliğinde olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.Somut olayımızda; taraflar arasında 09.02.2017 ve 21.02.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşme gereğince davacı tarafça 23.02.2017 tarihinde davalının hesabına 54.600,00 TL. ödendiği anlaşılmaktadır.Davacı taraf Ankara ...Noterliğinin ... yevmiye ve 10.05.2017 tarihli ihtarı ile davalıya ihtar göndererek 60 günlük teslim süresinde teslim edilmediğini ve müvekkilinin zarara uğradığını ihtar etmiştir.
Davacı taraf 22.05.2017 tarihli ihtarı ile de sözleşmeyi feshettiğini, 54.000,00 TL. ön ödemenin iadesini 74.750,00 TL. zararını talep etmiştir.
Söz konusu ihtarlarda sözleşme gereği makinelerin davalı yüklenici tarafından teslim edilmemesi sebebiyle sözleşme davacı yanca 22.05.2017 tarihinde feshedilmiştir.09.02.2017 tarihli sözleşmenin ek 9. maddesi incelendiğinde, davalının yapacağı 2 renk matbaa makinesinden dolayı üretim durur ise 1 günde 200 bin adet torba üretildiği, her aksayan gün için bu üretilen torbanın bedeli tarafınızca karşılanacaktır, şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu cezai şart düzenlemesinin ifadesinden anlaşıldığı üzere, makinelerin teslim edilmemesi ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı cezai şarta dayalı talepte bulunamaz.Davacı taraf sözleşmeden haklı sebeple dönmüş durumdadır. Bu hal karşısında menfi zarar olarak dekontla davalı hesabına ödediği sabit olan peşinat tutarı 54.600,00 TL.'yi davalıdan talep edebilir. Davacının fabrikanın aksaması ve durması sebebiyle zarar talebi, kar mahrumiyeti talebine girmektedir.
Kar kaybı zararı sözleşmenin haksız feshedildiği durumlarda yüklenici tarafından müspet zararlar kapsamında Türk Borçlar Kanunu 408. madde hükümlerine göre talep edilebilir. Bir başka deyişle davacı iş sahibinin davamızda kendisi haklı sebeple fesih yaptığı için kar kaybı tazminatı da talep edemez. Tüm bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davalı şirket ilk peşinat ödemeyi kendi banka hesabından tahsil etmiştir. Dosya kapsamındaki Zeytinburnu ....
Noterliğinin 08.06.2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtardan davalının dava konusu sözleşmeleri benimsediği anlaşılmaktadır. Tüm bu sebeplerle, davalı vekilinin istinaf talepleri isabetsizdir.
Yerel mahkeme kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygundur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1365, K. 2024/1198, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama