KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1861
- Karar no
- 2024/1213
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2019
- Numarası
- 2017/122 Esas, 2019/1105 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.091 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı arasında bir proje ile ilgili sözlü ve mail yolu ile yapılan görüşmelere istinaden davalı tarafın hesabına 4.000-EURO bedelinde bir kapora yatırıldığını, keza söz konusu projenin davalı tarafça süresinde yapılamayacağının anlaşılması ve müvekkili şirketten ilgili ürünü alacak firmanın bu nedenle alımdan vazgeçmesi gibi nedenlerle işbu projenin iptal edildiğini,
taraflarınca kaporanın iadesinin davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de herhangi bir netice elde edilmediğini ve bunun üzerine alacağın tahsili amacı ile ...
Sayılı icra takip dosyası ile takibe geçildiğini, davalının kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak borca, faize ve feri'lere itiraz ettiklerini, yukarı açıklı gerekçelerle söz konusu takibe yapılmış itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;
davacı tarafın 17/09/2014 tarihinde müvekkiline şirkete mail yolu ile fiyat teklifi gönderdiğini, bu projeyi satın alacak firma ile görüşüp proje kapsamı ile ilgili revizyon talep ettiğini, proje ve üretimi kapsayan 2.fiyat teklifini 23/09/2017 tarihinde gönderdiğini, görüşmeler sonrası satın alacak firmadan cevap beklediklerini, onay tarihinin 24/10/2014 olarak belirlendiğini, nihai onayın 10/11/2014 tarihi olacağını firmalarına bildirdiğini, davacının onayından ve avans ödemesinden sonra firmanın projenin tamamlanması için gerekli ürünleri ivedi olarak sipariş verdiklerini, davacı tarafın... firmasına sipariş verdiğini,
ama üretime devam etmelerini söylediğini, müvekkilinin üretimi ocak ayında bitirdiğini, davacının sözünü ettiği siparişleri beklediklerini, Ocak ayında projeyi satın alan firmanın ödemeyi şubat ayında yapacağını, daha sonra Marta ertelendiğini, ve son olarakta Nisan 2015'e ertelendiğini, davacı tarafın alıcı firma ile anlaşmazlığının kendilerine de yansıdığını, projeyi davacı tarafın iptal ettiğini, böyle siparişlerin özel siparişler olup davacının verdiği siparişe istinaden üretim masraflarını 4.000,00-EURO avanstan karşıladıklarını iddia ederek arz ve izah olunan nedenler neticesinde huzurdaki davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerinde tahmiline karar verilmesini istemiştir.Mahkemece 17/09/2019 tarihli kararı ile; yargılama aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak sunulan deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup uyuşmazlıkla ilgili olarak hazırlanan 11/10/2018 tarihli raporunda, davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil teşkil edeceği, davacı tarafın alacaklı olduğunu hangi ödemenin hangi projeye ait olduğunu somut delillerle sayın Mahkemeye ispatlaması gerektiği,
davalı tarafın iddialarını kanıtlayacak hiçbir delil sunmadığından iddialarının soyut olarak kaldığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tacir olan davacı-alacaklı tarafın, alacağını ve alacağının varlığını ispatlayamadığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkil şirketin davalı ile başkaca projelerde de anlaşma yapmış olup sonraki tarihli projeler teslim edilmesine rağmen mevcut yargılamaya konu önceki tarihli proje teslim edilmediğini, müvekkil şirket edimini zamanında gereği gibi yerine getirmeyen davalıya alımdan vazgeçtiğini ifade ettiğini,
ticari defterler ve bilirkişi incelemesinde görüleceği üzere davalının müvekkil şirkete borcu bulunduğu sabit olup; malın teslim edilmediğine ilişkin itirazı bulunmayan davalının, sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiğini, derece mahkemesince davacı şirketin alacaklı olduğunu ispat yükü altında bulunduğunu, buna rağmen davacı şirketin iddialarını kanıtlayacak hiçbir delil sunmadığını gerekçe göstererek haklı davalarını reddetmiş olup, Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri ışığında, taraflarınca yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen,
bu hakkın mahkeme tarafından hatırlatılmayarak ispat yükü bakımından eksik inceleme yapılmış olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, davalı tarafın, ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, 5. İcra takibine itirazda haksız ve kötüniyetli olan davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir.
Dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşe gereği davalıya 4.000,00 EURO kapora verildiğini ,işin zamanında yapılıp teslim edilmeyince sözleşmeden vazgeçilip ödenen kaporanın iadesinin talep edildiği ,iade edilmeyince icra takibi başlatıldığı belirtilirken ,cevap dilekçesinde işin tesliminin davacının talimatları doğrultusunda ertelendiğini, yapılan ürünlerin bir sonraki siparişte kullanılmasına yönelik davacının teklifinin kabul edildiğini ,davacının kötü niyetli olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.Taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu ve işin teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık işin teslim edilmemesinin davalının iddia ettiği gibi davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.Cevap dilekçesinde delillerin dosyaya eklendiği belirtilmiş ise de cevap dilekçesinde belirtilen deliller mahkemenin 2.celse 3 nolu ara kararı gereğince dosyaya sunulmadığı gibi ,bilirkişi raporunda da bu husus tespit edilmiş olmasına rağmen dosyaya sunulmamıştır.Eser sözleşmesinde işin yapılıp teslim edildiğinin ispat yükü yüklenicinin ,bedelin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibinin üzerindedir.
Somut olayda, işin yapılmamasının davacıdan sadır olduğunun ispat yükü HMK'nun 6. Maddesi gereği davalı üzerinde iken davalının ispat külfetini yerine getiremediği, 23/09/2014 tarihli teklif formunda da belirtildiği şekilde işin 2 hafta içinde yapılıp davacıya teslim edilmediği,
davacının sözleşmeden dönüp ödediği kaporanın iadesi talebinde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olduğundan ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ,davanın kabulü ile itirazın iptaline ve ayrıca alacağın likit olup yargılamaya muhtaç olmaması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1861, K. 2024/1213, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama