İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1919 K.2025/381

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2021/1919Karar2025/381Tarih16 Nisan 2025Okuma10 dk · 2.091 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Nisan 2025
Dosya no
2021/1919
Karar no
2025/381
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/03/2021
Numarası
2019/767 Esas, 2021/253 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.091 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Dava; ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında tekstil örme işi ile ilgili anlaşma yaparak sipariş aldıklarını, davalının bu aşamada davacılara cari hesap borcu olduğunu, davalıdan bu alacağını talep ettiklerini, davalının borcunu ödemediğini, bu süreçte davacılar riski büyütmemek için imalat sürecini yavaşlattğını, bunun üzerine davacıların icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini,

davalının itirazları sonucu iptal olan ödeme emri için tekrar ödemeler sonrası kalan bakiye alacak için itiraz edildiğini belirterek son takip olan ... sayılı takibe itirazın iptalini asıl alacak olan 77.267,90 TL üzerinden takibin devamını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacı ile yaptıkları işin davacı tarafından geç ve kusurlu yapıldığını, ayrıca yaptığı ödemeler mahsup edilmeden takip başlatıldığını, kendisine eksik ve kusurlu işler ile ilgili fatura kesildiğini tüm bu hali ile davacıya borçları olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemenin 15/03/2021 tarihli kararı ile;

taraflar arasında davacı tarafın davalı tarafa kumaş temini hususunda eser sözleşmesi bulunduğu, bu doğrultuda davacı tarafça davalıya sipariş üzerine teslim edilen malların davalıya geç, eksik ve hata oranı yüksek bir şekilde teslim etmesi nedeni ile davalının yurtdışı müşterisi tarafından sipariş adetlerinin düşürülmesi ve terminlerin gecikmesi sonucu iskonto uygulaması sebebi ile zarara uğradığı, davalının bu zararları nedeni ile davacıya gönderdiği iade faturalarının yasal ihbar süresine uygun bir şekilde düzenlenmiş olması nedeni ile süresinde ihbar yükümlülüğüne uyulmuş olduğu,

davalının uğramış olduğu bu zararları davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği, bu suretle bilirkişinin teknik değerlendirilmesi sonucunda davacının davalıdan bakiye 34.931,34 TL alacağı kaldığı, davanın bu kısım yönünden kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın faturadan kaynaklanması nedeni ile likit olmasından dolayı davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

yerel mahkemedeki yargılama sürecinde sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlerin ödemesinin borçlu/davalı tarafından geciktirildiğini, bu sebeple davacı şirketin muhtemel zararlarının artmasını önlemek amacıyla ürün teslimlerini sonradan aksatmaya başladığını beyan ettiğini, davacı şirketin davalıdan alacağını tahsil edememesi sebebiyle rizikosunu arttırmak istemediğini ve halihazırda alacağını alamamış durumda iken daha fazla zarar etmek istemediğini ve ürün teslimlerini geciktirdiğini, ürünlerin geç teslimine ilişkin davacıya şirkete hiçbir kusur atfedilemeyeceğini,

müvekkili şirketin alacağını tahsil edememesine rağmen sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri tam ve gereği gibi ifa ettiğini, kesilmiş kumaşlarla ilgili hiçbir şekilde reklamasyon kabul edilmeyeceğinin taraflarca açıkça karara bağlandığını, ilgili diğer maddeyle ise olası geç teslim durumunda sözleşmeden belirtilen bedeller haricinden hiçbir bedel talep edilemeyeceği üzerinde yine tarafların mutabık kaldığını, bilirkişi raporunda, davalının geç teslim sebebiyle ihracatının aksadığı ve zarara uğradığı ve bu zararları müvekkil şirkete fatura edebileceği yönündeki tespitin kesinlikle kabul edilemez olduğunu,

davalı tarafın müvekkili şirket tarafından kendisine gönderilen malların ayıplı olduğunu iddia ettiğini, bilirkişi raporunda incelenen ürünlerin tarafına ait olduğunu ve ayıplı olduğunu hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, ürünler ayıplı olsa dahi müvekkil şirkete süresi içinde ihbar ve bildirimde bulunulmadığını, aksi yönündeki iddiaları ispatla yükümlü olan tarafın davalı taraf olacağını, bilirkişi raporunda tespit için belirlenen günde katılımın olmadığını beyan ettiğini, ancak belirlenen gün ve saatin usulüne uygun bir tebliği veya davetiye ile bildiriminin söz konusu da olmadığını ,

bu sebeple de yapılan bu tespiti kabul etmediklerini, tespiti yapılan ürünlerin müvekkili firmaya ait olup olmadığının dahi belli olmadığını ve huzurda yapılmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

yerel mahkemenin hüküm fıkrasında davacı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmettiğini, reddedilen kısım yönünden müvekkili yararına vekalet ücretine hükmetmediğini, davacının talebi kısmen kabul edildiğinden reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ortada ihtilafsız, likit, kesin ve belirli, itiraz konusu yapılamayacak bir borç/ alacak mevcut değilken ve yargılama neticesinde davacının talebinin çoğu da reddedilmişken davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

müvekkilinin itiraz sebepleri incelendiğinde itirazının haklı ve yerinde olduğu en azından davacının talebinin yarıdan fazlasına itirazının haklı ve yerinde olduğu mahkemenin de kabulünde olmasına, müvekkilinin de haklı itirazında kötü niyeti bulunmamasına rağmen aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının geç, eksik ve ayıplı kumaş tesliminin bir sonucu olarak bu kumaş yönünden ayıplı, sakat ürünlerin bedeli,

laminasyon işlemine tabi tutulan ve elde kalan tül-kumaş bedeli yine adet ve fiyat indirimi sebebiyle müvekkilinin elinde kalan akrilik kumaş ve laminasyon yapılacak tül kumaşın bedelinin müvekkili şirketin zararı olarak (kesilen reklamasyon faturalarında mevcuttur) mahsup edilmesinin zorunlu olduğunu, bu yönden yapılan itiraz ve savunmalara yeterince nüfuz edilemediğini, müvekkilinin kestiği 78.099,80 TL. reklamasyon faturalarının tümüyle kabul edilip mahsubu gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu,

hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının eksik ve geç teslimi tespit edilmiş ancak ...Tekstil tarafından hazırlanan sipariş formlarında gecikmelerde % 5 haftalık gecikme bedeli uygulanır hükmünü, sipariş formlarında imza bulunmaması gerekçesiyle hukuka aykırı olarak uygulanmadığını, yerel mahkemenin tarafların kabulünde olan açık bir sözleşme hükmü olan geç teslim sebebiyle haftalık % 5 gecikme bedelini müvekkili aleyhine olacak şekilde uygulamadığını,

müvekkilinin davanın başından bu yana takas mahsup defi (ayrıca takas defi yargılamanın her aşamasında sunulabilir) bulunmakta olup müvekkilinin faturaya bağladığı yada bağlamadığı her türlü hak ve alacağı bu takas definin kapsamında kaldığını, bu çerçevede haftalık %5 gecikme cezası hesaplandığı ve takas mahsup definin dikkate alındığı takdirde davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının kalmamış olacağını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasında 2014 yılından itibaren ticari ilişkisi bulunduğunu, 13.10.2015 tarihli sipariş davalı tarafından kendilerine verildiğini, davalı şirketten önceki dönem borçlarının öncelikle ödenmesini istediklerini ancak ödenmediğini,15.10.2015 tarihi itibariyle 16.197,52 USD bedelli son cari borç faturasına ilişkin borç kapatılmayınca imalat sürecini yavaşlattıklarını, geçmiş dönem ve yeni sipariş ilişkin alacakları tahsili için icra takibi başlattıklarını takibe itiraz edildiğini,

İstanbul 22. Hukuk Dairesinin şikayet üzerine verilen kararı Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden ödeme emri çıkartıldığını, ancak davalı tarafça 82.102,82 TL bedelli çek ödenmiş olması sebebiyle kalan bakiye 77.267,90 TL olarak talep edildiğini, yetki ve borcu itiraz üzerine icra dosyası ... tevdi edilerek ... ile ödeme emri çıkartıldığını ancak davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının tahsili talep edilmiştir.Davalı vekili,

taraflar arasında imzalanan sipariş sözleşmesinde yetkili mahkemeleri İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğu kararlaştırıldığını, yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığı gibi yetkisiz Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine dava açıldığını, davalı şirket yurt dışında bulunan şirketlere aldığı ürünleri satış yaptığını, tekstil ürünlerinde gecikme halinde reklamasyon ödediğini, yurt dışı şirketten aldığı sipariş kumaş üretimi için davacı şirket ile 13.10.2015 tarihli sözleşme yaptıklarını, sözleşmede ürünün 1.500,00 Kg kısmını 13.11.2015 tarihinde, 1.140 Kg kısmını ise 23.11.2015 tarihinde,

1.250 Kg ürünü 03.12.2015 tarihinde teslim edeceğini taahhüt ettiğini, ancak davacı geç teslim yaptığını, ilk iki siparişte 2.640 Kg yerine 2.421,21 Kg teslim ettiğini, 1.250 Kg teslim edecek yerine 1.055,02 Kg teslim ettiğini, terminde gecikme olması halinde her hafta için gecikme bedeli fatura edileceği kararlaştırıldığını,yurt dışı şirketi eksik ve geç teslim sebebiyle reklamasyon faturası düzenlediğini, davacı tarafa gecikme ve eksik teslim sebebiyle fatura kestiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme;

bilirkişi raporu itibariyle, davacı tarafın sipariş edilen ürünleri geç teslim ve hata oranı yüksek olarak teslim edildiği, bu sebeple davalının yurt dışı şirketi taraından sipariş adetlerinin düşürülmesi ve terminlerin gecikmesi sonucu iskonto uygulaması sebebiyle davalının zarara uğradığı, davalının bu zararlar için düzenlediği iade faturalarını yasal ihbar süresine uygun bir şekilde düzenlenmiş olduğu, ihbar yükümlüğüne uymuş olduğu kabul edildiği,

bilirkişi raporu gereğince davacının davalıdan bakiye 34.931,34 TL alacaklı olduğu kabulü ile bu miktar itibariyle davanın kabulüne, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.HMK 17 maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiştir. Maddede, " (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."Somut olayda, dosyada mevcut 13.10.2015 tarihli sipariş sözleşmesi tarafların kabulünde olup, sözleşmede, taraflar arasında uyuşmazlıklar halinde yetkili mahkemelerinin İstanbul Mahkemeleri ve İcra daireleri olduğu kabul edilmiştir.Taraflar tacir olup, davacı yüklenici tarafından ... başlatılan icra takibi, takip borçlusu davalı iş sahibinin yetki itirazı üzerine icra takip dosyası davacı vekilinin talebi ile yetkili ...müdürlüğüne gönderilmiştir.

Oysa, sipariş formu itibariyle yetkili mahkeme ve icra daireleri İstanbul Mahkemeleridir.

HMK 17 maddesi gereğince sözleşmede aksi kararlaştırılmaması sebebiyle sadece münhasır olarak belirlenen yetkili mahkeme ve icra dairesi olan İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinde takip başlatılıp, dava açılabilir.İcra takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisi itiraz edilmesi halinde, itirazın iptali için açılan davada öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Yetkili icra dairesinde icra takibi yapılması itirazın iptali davası yönünden dava şartı niteliğindedir.Davalı vekili sipariş formunda yetki şartı bulunduğunu ileri sürmüştür. İcra takibine konu alacağın dayanağını oluşturan sipariş formunda uyuşmazlıklar halinde, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğuna ilişkin hüküm bulunmaktadır.

Sipariş formu üzerinde tarafların kabul ettiği yetkiye ilişkin bu hüküm HMK'nın 17 ve devamı maddeleri gereğince taraflar arasında düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi niteliğinde kabul edilse dahi, dava dosyasına tarafların sunmuş olduğu sipariş formunda sadece davalı iş sahibinin imzasıbulunduğu, davacı yüklenicinin imzasının bulunmadığından, yetki sözleşmelerinin yazılı ve imzalı olması gerekmesi sebebiyle;

taraflar arasında geçerli bir yazılı yetki sözleşmesi olarak kabulü mümkün değildir.Davalı vekilinin, yetkili icra dairesinde icra takibinin yapılmadığına ilişkin istinafı yerinde değildir.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile önceye dayalı ticari ilişki kapsamında bir kısım alacaklarını alamadıklarını belirterek,

davalı tarafından verilen siparişleri tamamlamakta ağırdan aldıklarını beyan etmiştir.Taraflar arasında sipariş formu ile oluşan bir eser sözleşme ilişkisi kurulmuştur.Taraflarlar sipariş formundaki şartlar ile edimini yerine getireceklerini kabul etmişlerdir.Her nekadar dava dosyasına iki tarafın imzaladığı bir sipariş formu veya sözleşme imzalanmamış olsa bile,

taraflar arasında şartları sipariş formunda belirtilen şartlarda bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur.Tarafların kabulünde olan sipariş formunda ürün teslim yani termin tarihleri belirtilmiş olup, dosyaya sunulan belgeler ve davacı vekilinin beyanı itibariyle, ürünlerin tesliminde gerek miktar ve gerek ise taahhüt edilen sürede teslim edilmediği anlaşılmaktadır.

Davalı, davacıdan aldığı kumaş ürünlerini yurt dışı müşterisine göndermekte olup, davacının geç ürün teslimi sebebiyle davalı tarafından ürünlerini yurt dışı müşterisine geç teslim ettiği anlaşılmaktadır.Davalının yurt dışı müşterisine reklamasyon bedeli ödediği anlaşılmış olmakla, ödenen bedeller davacıdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu alınmıştır.

Bilirkişi raporu itibariyle davacının takibe konu düzenlediği fatura, davalının iade faturası itibariyle, davacının 34.931,34 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, mahkemece bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Mahkemece, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, davacının dayanağını faturalar oluşturmaktadır.

Davalı taraf ise, özellikle geç teslim sebebiyle uğradığı zararlar bulunduğunu ve bu bedeller itibariyle iade fatura düzenledikleri savunmuştur. Dava dosyası itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı yargılama ile belirlenmiştir.Mahkemece, alacak miktarı yargılama ile belirlenmiş olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik kararı hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.931,34 TL asıl alacak üzerinden devamına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,3-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/03/2021 tarih ve 2019/767 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4- Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.931,34 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Alacağın varlığı yargılama ile belirlenmiş olması sebebiyle %20 icra inkar tazminat talebinin reddine,

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 2.386,15 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 522,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.863,45 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 522,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 1.700,90 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 768,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davalı tarafından yatırılan 597,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 73,50- TL yargılama gideri olmak üzere toplam 235,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1919, K. 2025/381, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1919
Karar No
2025/381
Tarih
16 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1920 K.2025/555
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1922 K.2025/458
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1929 K.2025/397
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1930 K.2025/437
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1934 K.2025/457
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1934 K.2025/642

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.