KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/2065
- Karar no
- 2025/340
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2021
- Numarası
- 2018/491 Esas, 2021/218 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara davacı ... vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili , Davacı müvekkillerinin 2004 yılından beri çocuk giyim mağazası işlettiklerini, 2017 yılında davalıdan okul firması siparişi verdiklerini, bu şekilde davalı ile ticari ilişkilerinin başladığını, sözleşme kapsamında davalıya 500 kg kumaş ( yaklaşık değeri 15.000-TL) ve ödeme için senetler verildiğini, Temmuz 2017 ve Eylül 2017 tarihleri arasında da bu senetlere karşılık 71.450-TL'lik ödeme yapıldığını, okulların açılmasıyla bazı ürünlerde müşteriler tarafından şikayetler oluştuğunu ve velilerin bu ürünleri iade ettiklerini, bu ürünlerin satışlarının durduğunu,
yaklaşık 2.338 adet ... t-shirt yenileriyle değiştirilmek üzere davalıya iade edildiğini, buna karşılık davalının yeni ürün göndermediğini, müvekkilleri tarafından iade edilmiş olan 2.338 adet ... t-shirtün halen davalıda olduğunu, ürünlerin iadesi ve meydana gelen ticari sorunu çözmek için arabulucuya başvurulduğunu, söz konusu işlemler devam ederken davalının senetleri 3. bir kişi ile tahsil etme yoluna girdiğini, bu davranışıyla kötü niyetini ve uzlaşma konusunda samimi olmayacağını gösterdiğini, müvekkillerinin 3. kişi olan ... ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını,
bu hususta diğer senetlere ilişkin itiraz ve davalarının devam ettiğini, dava konusu senetin henüz icra takibine konulmadığını , diğer senetlerin aynı 3. kişi adına takip konusu olduğunu, müvekkillerinin söz konusu bozuk ve hatalı ürünler sebebiyle okullara ve velilere karşı zor durumda kaldığını, maddi ve manevi zararları olduğunu, buna rağmen davalıya olan borçlarını ödediklerini belirterek davalıya ödenmek üzere düzenlenmiş olan 30/04/2018 tarihli 7.000,00TL bedelli henüz icraya konulmamış senet borcunun menfi tespitini,
yargılama konusu olan senedin öncelikle teminatsız olarak veya mahkememizce uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbir kararı verilerek davalı tarafa ödenmemesi şartıyla karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı vekili , dava konusu çocuk giyim ürünlerinin davacı tarafın iddia ettiği gibi 500 kg değil, 400 kg kumaş teslim ettiğini, bu teslim edilen kumaşlarla birlikte müvekkil şirkete kesinlikle senet verilmediğini, müvekkilinin kumaşları teslim aldıktan sonra Ağustos - Eylül 2017 tarihleri arasında davacı tarafından verilen tüm siparişleri diktiğini ve teslim ettiğini, malların teslim edildiği halde ücretleri ödenmediği için davacı yandan senetler alındığını, buna ilişkin müvekkili tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinin de mevcut olduğunu,
davacının müvekkiline vermiş olduğu senede karşı mahkemeye sunabileceği herhangi bir yazılı delili (senedi) bulunmadığını, senedin verilme sebebine ilişkin taraflar arasında yazılı olarak hiçbir imzalanan protokol ya da anlaşma olmadığını, bunun dışında müvekkilinin üzerinde yazan tarihte belirtilen miktardaki paranın ödeneceğini taahhüt eden senedi kendisinden alacaklı olan piyasaya karşı ciro edip kullanmakta serbest olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece , taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi mevcut olduğu ve eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici tarafından ürünlerin, davacılara (iş sahiplerine) teslim edildiği ihtilaf konusu olmadığı, taraflar arasında mevcut eser sözleşmesi kapsamında,davacıların, davalıya verdikleri bir kısım senetlerin ödendiği,
ancak bir kısım ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle, 2338 adet ürünün iade edildiği bu nedenle, davaya konu 30/04/2018 tarihli 7.000-TL. bedelli senedin bedelsiz kaldığı iddiası ile davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talebi ile açılan davada, ihtilaf, davalı yüklenicinin, ürünleri sözleşme şartlarına uygun teslim edip etmediği, ürünlerin ayıplı olup olmadığı,
ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti noktalarında toplandığı , somut olayda, teslim sırasında çıplak gözle anlaşılabilen bir açık ayıbın mevcut kabul edilmesi gerektiği , eser sözleşmelerinde, ayıbın varlığı kural olarak her türlü delille kanıtlanabileceği , Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşen uygulaması da bu yönde olduğu , (Yargıtay 15. HD.'nin 06/02/2002 Tarih, 4689/546 Karar vb.) TBK'nın eser sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre, iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri muayene ve varsa eksik,
ayıp ve kusurlu işleri tespit ederek veya ettirerek sonrasında da yine makul sürede ayıpları yükleniciye bildirmekle sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda ise gecikmeksizin yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu, bildirmediği takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağından kendisine tanınan seçimlik haklarından yararlanamayacağı , Mahkemece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
davaya konu senet fotokopisi, ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtlar ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu alınan, bilirkişi raporunda, taraflar arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı belirtilmiş ise de, taraflara arasında kabule dayalı bir ticari ilişki olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı, rapora itibar edilmeyerek mahkemece , taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu ve davalı yüklenici tarafından imal edilen ürünlerin, davacılara teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı,
davacıların, ürünlerin bir kısmının teslimden sonra ayıplı olduğunun anlaşıldığı , 2338 ürünün davalıya iade edildiği iddia edilmiş ise de, davacılar, eser sözleşmesi kapsamında, ayıbın varlığını yasal süresi içinde yükleniciye ihbar ettiklerini yasal delillerle kanıtlayamadıkları, davacılarca, ayıplı olduğu ve davalıya iade ile teslim edildiği iddia edilen, 2338 adet ayıplı ürünün, iade ile teslimine ilişkin yazılı belge, irsaliye, fatura, ihtarname vs. dosyaya sunmadıkları ayıplı ifanın ve zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili istinafında ,delillerin ticari ilişkiyi ispat ettiğini , haciz yapılan mallarda davalı şirketin üretim markasının sabit olduğunu , alınan kurum raporu ile ayıbın sabit olduğunu , ayıbın 2 günde tespit edilemeyeceğini , şikayetlerle ortaya çıktığını , davalının müvekkilini zarara uğrattığını , müvekkilinin ayıplı mallar yüzünden davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Davacılar iş sahibi , davalı yüklenicidir. Davacılar vekili dava dilekçesinde , davalıdan sipariş ürünleri teslim aldığını , ayıp sebebiyle tişörtleri davalıya iade ettiğini , 30.04.2018 tarihli 7.000,00 TL. Bedelli senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı malları teslim ettiğini , bedelin ödenmediğini , senedin verilme sebebine ilişkin protokol olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme davacının ayıplı malları iade ettiğini ispatlayamadığını , belge olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacılar vekili olarak davacı ... ve davacı ... adına vekaleten dava açılmış olmasına rağmen davacı ... adına vekalet dosyada mevcut değildir.
Dava süresince bu eksiklik tamamlanmadığı gibi , mahkemece de atlanmıştır. Gerekçeli kararda davacılar vekili olarak ... hatalı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle Davacı ...'ın vekaletinin davacı vekilince dosyaya sunulması ve bu eksikliğin giderilmesi gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2065, K. 2025/340, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama