KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/2089
- Karar no
- 2025/443
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2020
- Numarası
- 2018/694 Esas, 2020/617 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirketin 08/03/2018 tarihli imzalanan sözleşme kapsamında Uşak Şeker Fabrikası sahası içinde kurulacak olan kazan ana binası ve yardımcı tesisleri ile davalı tarafça aynı saha üzerine kurulacak olan makine ve ekipmanlar için yer altı ve yer üstü beton demir donatı ve benzeri inşaat işlerinin yapılması kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davacının sözleşmede anılı iş ve işlemleri yapacak davalı tarafta sözleşmede ön görülen hak edişlerini davacıya ödeyeceğini, davacının sözleşme kapsamında geriye kalan işleri yapacak imkan bulamadığını,
ayrıca sözleşmeye uygun bir biçimde ödeme de alamaması nedeniyle sözleşmenin gereğini ifa etmenin müvekkili açısından dayanılmaz bir hal aldığını ileri sürerek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkeme, bilirkişi raporlarıyla yapılan iş bedelinin 496.164,00 TL olduğu, davalı tarafça davadan önce 298.721,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 197.443,00 TL bakiye alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekili istinafında, davacının sözleşmede belirlenen yükümlüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 4. Maddesinde davacıya verilen işlerin bitirileceği tarihin 20.04.2018 olarak belirlendiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işin yapılacağı yeri terk ederek işi yarım bıraktığını, davacı tarafa 16.05.2018 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile işlerin 21.05.2018 tarihine kadar tamamlanmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ve sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca gecikme cezası uygulanacağı ihtaratı yapıldığını, davacı taraftan TBK 125 maddesi kapsamında yükleniciden aynen ifa ve gecikme zammı talep edildiğini,
davacının eksik yaptığı işlerin Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/18 değişik iş dosyası ile tespit edildiğini, tespitin bilirkişi raporunda, işin bir bölümün belli oranda tamamlandığı yine yapılacak işlerde yardımcı tesislerle ilgili herhangi bir imalat yapılmamış olduğu,
davalının 168.000,00 TL cezai şart alacağı olduğu hesaplandığını, davacının itirazı ile tespit bilirkişisinden yeni rapor alındığını, itiraz üzerine düzenlenen 11.07.2018 tarihli raporda, davalı taraf olarak yaptıkları itirazların dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, tamamen davacının talepleri doğrultusunda ikinci raporun hazırlandığını, davacının yapmadığı işlere başka yükleniciye yaptırmak suretiyle davalıyı zarara uğrattığını,
davacının işin yapıldığı yeri terk etmesini gerektiren bir sebep olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 08.03.2018 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşme gereğince ...
Fabrikası sahası içinde kurulacak olan kazan ana binası ve yardımcı tesisleri ile dava tarafça aynı saha üzerine kurulacak olan makine ve ekipmanlar için yer altı ve yer üstü beton demir donatı ve benzeri inşaat işlerin yapılması, iş bedeli 600.0000,00 TL + KDV olarak belirlenmiştir.
Davada davacı, davalı taraf sözleşmeye göre yapması gereken edimlerini yerine getirmediğini, davalı taraf yaptırdığı tespitte davacının edimlerini teknik açıdan doğru olarak yaptığı tespit edildiğini, davacı edimlerinin büyük kısmını yapmış olduğu tespit edildiğini, tespit bilirkişi raporu itiraz üzerine ek rapor düzenlendiğini, ek raporda davacının edimlerinin büyük kısmını yerine getirdiği tespit edildiği anlaşıldığını, iş sebebiyle davalı tarafından 298.721,00 TL ödeme yaptığını, yapılan işler itibariyle davacının alacağının 496.164,00 TL olduğunu belirterek şimdilik 100.000,00 TL tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 25.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, tamamlanan iş bedeli olarak 243.011,00 TL tahsilini 11.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkeme, bilirkişi raporunda yapılan iş bedeli 496.164,00 TL olduğu ve davalı tarafça davadan önce 298.721,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 197.443,00 TL bakiye alacak itibariyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, mahsup taleplerin reddine karar vermiştir. Talimat mahkemesince yapılan keşif sonrasında alınan 08.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacı tarafın yapmış olduğu iş bedeli 460.135.10 TL olduğu ve belirlenmiştir.
Mahkeme, davalı tarafından tamamlanan iş ve işlemlerin karşılığı olarak ödenmesi gereken toplam bedel tutarının yaklaşık 496.164,00 TL olduğu, ( toplam sözleşme bedelinden ilk raporda belirtilen ve yapılmayan işler bedeli çıkarılarak hesaplanmıştır.) kabul edilmiştir. Davalı tarafın talebi ile dava öncesi mahallinde yapılan tespit neticesinde alınan 11.07.2018 tarihli tespit raporunda belirtilen 496.164,00 TL bedeli esas alarak hüküm oluşturmuştur.
Oysa mahkeme tarafından alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının tamamlamış olduğu işlerin bedeli 460.135,10 TL olarak rapor düzenlenmiştir. Mahkeme talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda belirlenen yapılan iş bedeli yerine dava öncesi tespit raporu ile belirlenen yapılan iş bedeli esas alınarak hüküm kurulmuştur. Oysa, tespit raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında açık bir çelişki bulunmaktadır.
Mahkemece bu çelişki gidermek yerine tesbit bilirkişi raporunu esas alması hatalı olmuştur.
O halde, mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle; tespit dosyasındaki bilirkişi raporu, daha önce talimat ile alınan bilirkişi raporu birlikte incelenmek suretiyle; taraflar arasında imzalanan sözleşme esas alınarak ve iş bedelinin 600.000,00 TL + KDV (708.000,00 TL ) götürü usulle yapılması hususu değerlendirerek, tespit bilirkişi raporu ve talimat mahkemesi bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmek suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2089, K. 2025/443, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama