KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Dosya no
- 2021/2859
- Karar no
- 2025/929
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2020/675 Esas, 2021/469 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.613 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile davacı yüklenici tarafından verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacılar vekili;
davacıya ait firmanın asansör imalatı yaptığını, taraflar arasında 20.12.2018 tarihli Asansör imalat ve Montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davacı yana iş karşılığı olarak 290.000,00 TL karşılığı olarak projede bulunan 6 nolu dairenin verileceği ve kalan bedel için KDV dahil 3 parça çek verileceği, verilen çeklere istinaden yükleniciden teminat senedi alınacağının kararlaştırıldığını, verilen çeklere karşılık davacıların teminat senedini verdiğini, çeklerin ödendiğini, teminat senedinin konusuz kaldığını, bahse konu çeklerin ödendiği hususunun davalının ticari defterlerinde sabit olduğunu,
davacıya verilmesi vaat edilen 6 nolu dairenin davacıya verilmediğini, sözleşmede belirlenen projedeki imalat ve montaja devam edildiğini, verilen 3 adet toplamda 150.000 TL!lik çekler için davacılar tarafından yapılan 2 binanın asansörlerinin 160.000,00 TL +KDV olduğunu, davacının davalıdan hiçbir mal almadığını, konusuz kalan senetler yönünden aleyhe İstanbul And.
16. İcra Müd. ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacıların sözleşme gereği işleri yaptığını ve davalı firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek. İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takip nedeni ile davacıların borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle davalının %20 oranında tazminat ödemesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takibe konu senedin iddia edildiğinin aksine teminat senedi olmadığını, hiçbir şekilde teminat ibaresinin yer almadığını ve delil olarak sözleşmede belirtilmemiş olduğunu, senedin hukuki ilişkinin teminatı olduğunu hususunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde bu çeklerin 150.000 TL.lik olduğunu belirttiği, takibe konu edilen senet bedelinin 100.000 TL olduğunu, miktar ve tarih yönünden birbirleri ile örtüşmediğini, davacının sözleşme gereği asansörü standartlara uygun ve sağlıklı çalışır halde teslim etmediğini ve ruhsat almaya hazır etmediğini,
eksik ve ayıplı ise dava dışı ... firmasını yaptırdığın belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine %40 dan az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 01/06/2021 tarihli karar ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2 maddesinde de 3 parça çek verileceği, verilen çeklere istinaden teminat senedi alınacağı kararlaştırılmışsa da; davaya ve takibe konu bononun sözleşme kapsamında verildiği ve teminat senedi olduğunun sözleşmeden anlaşılamadığını, dosya içerisindeki bono içeriğinden; düzenlenen bononun teminat senedi olduğuna dair herhangi bir belirlemenin olmadığını, dayanak bononun hangi ilişkinin teminatı olduğunun;
yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, kanıtlanacak yazılı belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin vade ve tanzim tarihleri ile miktarlarının belirtilmesi gerektiği somut olayda söz konusu senedin teminat senedi olduğunu kanıtlar senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarını açıkça atıf yapan yazılı bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, verilen çek bedelleri ile dava konusu bononun bedellerinin de uyuşmadığı, gerekçesi ile davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile;
taraflar arasında 20/12/2018 tarihli "Asansör İmalat Ve Montaj İşi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 4.2. Maddesinin, " Söz konusu toplam işin bedeline istinaden ... ada 14nolu projede bulunan 6 nolu daire 290.000 bedelle bu iş karşılığı anlaşılmıştır. Kalan bedel (KDV Dahil) için 3 parça çek verilecektir.
Verilen çeklere istinaden yükleniciden teminat senedi alınacaktır." şeklinde düzenlendiğini, 3 parça verilen çeklere karşılık davaya konu teminat senedi verildiğini, bu senedi birlikte imzaladıklarını, çekler ödendiğinden teminat senedinin konusuz kaldığını, takibe konu senedin "Teminat Seneti" olarak verildiğini, bu duruma ...
İnşaat'ın kalfalarından ...'ün şahit olduğunu, bu şahitin yerel mahkemece dinlenilmediğini, yüklenici olan davacıların asansörlerin montajını yaptığını, bilirkişi incelemesinde de bu durumun ortaya çıktığını, bilirkişi raporu ile haklılıklarının ortaya çıktığını, ön inceleme duruşması öncesinde icra tehditi altında davacılar tarafından bahse konu icra dosyası ödenmiş olduğundan; davaya istirdat davası olarak devam edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı firma yüklenici, davalı firma ise iş sahibidir.Taraflar arasında 20/12/2018 tarihli "Asansör İmalat Ve Montaj İşi Sözleşmesi" akdedilmiştir.Davacılar vekili; davacıya ait firmanın asansör imalatı yaptığını, taraflar arasında 20.12.2018 tarihli Asansör imalat ve Montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davacı yana iş karşılığı olarak 290.000,00 TL karşılığı olarak projede bulunan 6 nolu dairenin verileceği ve kalan bedel için KDV dahil 3 parça çek verileceği, verilen çeklere istinaden yükleniciden teminat senedi alınacağının kararlaştırıldığını, verilen çeklere karşılık davacıların teminat senedini verdiğini, çeklerin ödendiğini,
teminat senedinin konusuz kaldığını, davacıya verilmesi vaat edilen 6 nolu dairenin davacıya verilmediğini, davacının davalıdan hiçbir mal almadığını, aleyhe İstanbul And.
16. İcra Müd. ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacıların sözleşme gereği işleri yaptığını ve davalı firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; davaya konu icra takibi ve takibe konu senet nedeni ile davacıların borçlu olmadığının tespitini, haksız takip nedeniyle davalının %20 oranında tazminat ödemesini talep ve dava etmiş, davalı vekili;
takibe konu senedin iddia edildiğinin aksine teminat senedi olmadığını, hiçbir şekilde teminat ibaresinin yer almadığını ve delil olarak sözleşmede belirtilmemiş olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde bu çeklerin 150.000 TL.lik olduğunu belirttiği, takibe konu edilen senet bedelinin 100.000 TL olduğunu, miktar ve tarih yönünden birbirleri ile örtüşmediğini, davacının sözleşme gereği asansörü standartlara uygun ve sağlıklı çalışır halde teslim etmediğini ve ruhsat almaya hazır etmediğini, eksik ve ayıplı ise dava dışı ... firmasını yaptırdığını belirterek;
davanın reddini ve davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece ; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2 maddesinde de 3 parça çek verileceği, verilen çeklere istinaden teminat senedi alınacağı kararlaştırılmışsa da; davaya ve takibe konu bononun sözleşme kapsamında verildiği ve teminat senedi olduğunun sözleşmeden anlaşılamadığını, dosya içerisindeki bono içeriğinden; düzenlenen bononun teminat senedi olduğuna dair herhangi bir belirlemenin olmadığını, dayanak bononun hangi ilişkinin teminatı olduğunun;
yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, kanıtlanacak yazılı belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin vade ve tanzim tarihleri ile miktarlarının belirtilmesi gerektiği somut olayda söz konusu senedin teminat senedi olduğunu kanıtlar senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarını açıkça atıf yapan yazılı bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, verilen çek bedelleri ile dava konusu bononun bedellerinin de uyuşmadığı,
gerekçesi ile davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamında tarafların 20.12.2018 tarihli Asansör imalat ve Montaj sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede işin bedelinin 380.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 4.2. Maddeside " Söz konusu toplam işin bedeline istinaden ... ada 14nolu projede bulunan 6 nolu daire 290.000 bedelle bu iş karşılığı anlaşılmıştır. Kalan bedel (KDV Dahil) için 3 parça çek verilecektir.
Verilen çeklere istinaden yükleniciden teminat senedi alınacaktır." şeklinde düzenleme bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda asansörün çalışır ve yeşil etiket alınmış durumda olduğu yani davacının işi tamamladığının tespit edildiği, davalı yan işin ayıplı olduğunu ve tamamlanmadığı işi dava dışı ... firmasına tamamlattığını ve 2. Celse de de buna dair faturaları sunduğunu iddia etmiş ise de bu konuda davacı yan gönderdiği herhangi ihtar veya yapılmış bir tespit bulunmadığı gibi, uyaptan ve fiziki dosyadan yapılan incelemede; işi dava dışı ...
Firmasına tamamlattığına dair herhangi delilin sunulmadığı, icra takibine konu edilen senedin incelenmesinde bedelinin malen alındığının yazıldığı bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiği ve davalı iş sahibinin davacı yükleniciye hangi malı teslim ettiğini ispatlaması gerektiği ancak bu konuda herhangi delili bulunmadığı, iş bedelinin 380.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davacıya iş bedeli olarak 290.000,00 TL olarak dava konusu yerden verileceği, vaad edilen 6 nolu bağımsız bölümün bedeli düşülünce geriye 90.000,00 TL nin kaldığı, 6 nolu bağımsız bölümünde davacıya verilmediği,
sözleşmede kalan kısım için çek verileceği yazdığı ancak ne kadarlık çek verileceğinin belirtilmediği, bakiye bedelin 90.000,00 TL olduğu anlaşıldığı, bu durumda; davalının 150.000,00 TL lik çek değil, 90.000,00 TL lik çek vermiş olabileceği, buna karşında davacı yüklenicinin faizi ile birlikte 100.000,00 TL lik teminat senedi vermesinin hayatın doğal akışına uygun olduğu,
senette açıkça teminat senedi olduğu yazılmasa ve dahi sözleşmede senedin nitelik ve nicelikleri belirtilmemiş olsa dahi somut olayda davaya konu senedin davaya konu iş nedeni ile teminat senedi olarak verildiğini ve davacı yanın takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığı anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İcra dosyasının incelenmesinde; davacının bir çok menkul-gayrimenkulüne haciz konulması sonrası davacılar tarafından icra dosyasına 02.11.2020 tarihinde 128.600,00 TL ödeme yaparak dosya borcunun kapattıldığı, davacılar vekilinin iş bu dosyaya dilekçe sunarak ve 2. celse de davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini bildirdiği, talepte faiz istemi bulunmadığı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile,
yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın, borcun haciz tehdidi ile ödenmiş olması sebebi ile istirdat davası olarak kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2859, K. 2025/929, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama