KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Dosya no
- 2021/2945
- Karar no
- 2025/874
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2021
- Numarası
- 2020/5 Esas, 2021/561 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; davalıların, davacı ile dava dışı 3. kişi arasındaki ticari satış sözleşmesine aracılık ettikleri iddiasından kaynaklı ticari nitelikli komisyon ilişkisinden doğan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, İngiltere'de bulunan... isimli kişiye davalıların aracılığı ile tekstil ürünü gönderdiğini ancak ürünlerin bedelini alamadığını, İrfan Sabir ile yaptığı görüşmede...’in davalıların ürünlerin bedelini daha düşük beyan ettiğini ve 4.331,25 sterlin tutarındaki bedeli davalıların hesabına gönderdiğini söylediğini,
oysa ki ürünlerin bedelinin 7.272,00 sterlin ve ayrıca numune ürünlerin bedelinin 2.528,42 sterlin olduğunu, davalıların hem ürünlerin bedelini dava dışı...’e eksik söylemeleri hem de...'den bu parayı kendilerinin tahsil etmesi sebebiyle İstanbul 27 icra müdürlüğünden icra takibi başlattığını ancak davaların yetkiye itiraz ettiğini,
dosyanın yetkili Bakırköy İcra Dairesine gönderilmesinden sonra da davalıların icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek 4.331,25 sterlin yönünden itirazın iptali ile takibin devamını ve ayrıca takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili özetle, ... isimli müvekkilinin tacir olmadığı gibi alacak verecek ilişkisinin de bulunmadığını, diğer davalının yanında sigortalı olarak çalıştığını ve bu sebeple ... yönünden husumet itirazında bulunduğunu,
...'ın yurt dışına ihracat yaptığını ve aynı zamanda zaman zaman davacıya da yurt dışından müşteri bulduğunu, ...'ın aldığı ücretin kendi komisyonu karşılığı aldığı ücret olduğunu, davacının kendi nam ve hesabına yurt dışına mal gönderdiğini, dolayısıyla yurt dışındaki borçludan alacağını tahsil etmesi gerektiğini, yurt dışındaki borçludan alacağını tahsil edemeyen davacının kendi müvekkilleri hakkında takip yaptığını, müvekkili ...'ın... isimli kişiyle başkaca ticari ilişkilerinin de olduğunu,
davacının bahsettiği yazışmalardaki fiyat ve ürün adedinin müvekkili ile... arasındaki kendi ilişkilerini dahil olup davacının ticari ilişkisine ilişkin olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün dosyası incelendiğinde özetle, davacı tarafın alacaklı sıfatı ile davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, söz konusu takip tutarının 16 500 TL ve ayrıca 9.800 sterlin olduğu, borçluların yani davalıların icra dosyasına itiraz ettikleri ve itiraz sonucunda dosyanın yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğüne gönderildiği,
borçluların yani bu defa da Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünden gönderilen ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz ettikleri, anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda özetle, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında birbirleriyle herhangi bir ticari ilişkisinin gözükmediğini, davacının ticari defterlerinde 7.272,00 sterlin ürün bedeli ve ayrıca 2.528,42 sterlin numune bedelini... unvanı firma adına borç olarak kayıtlı olduğunu, yine dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının bahsi geçen ihracatı ... isimli şirketin adresine yaptığını, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 4.331,25 sterlin para transferi olduğunu ancak söz konusu paranın ... unvanlı yurt dışındaki şirketten gönderildiğini,
davacının ihracat yaptığı ... isimli firmayla davalı ...'a para transferi yapan ... isimli firma adreslerinin aynı olduğu hususlarını tespit etmiştir.Mahkemece 07/06/2021 tarihli karar ile ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'a karşı açılan davanın ise ispat edilemediği gerekçesiyle esastan reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalı tarafın dava dışı üçüncü kişiden havale aldığını ve ayrıca bu havalenin sebebi olarak davacı ile dava dışı üçüncü kişiye aracılık etmelerinden kaynaklı komisyon ilişkisini gerekçe gösterdiğini,
davalının söz konusu ikrarın bağlayıcı olduğunu ve ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalı tarafın daha sonradan savunmasını değiştirmelerine muvafakat etmediğini, keza davalı tarafın süresinden sonra cevap dilekçesi ve delil listesi verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, davalıların, davacı ile dava dışı 3. kişi arasındaki ticari satış sözleşmesine aracılık ettikleri iddiasından kaynaklı ticari nitelikli komisyon sözleşmesinden doğmaktadır.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.Banka tarafından gönderilen cevabi yazıda, davalılardan ...'ın hesabına 22.11.2018 tarihinde 4.331,25 sterlin ödeme geldiği anlaşılmaktadır.Bununla birlikte olayımızda davacı yan, davalılar ile arasındaki hukuki ilişkiyi, bu hukuki ilişkiden kaynaklı olarak davalılardan alacaklı olduğunu ve alacak miktarını ispatla yükümlüdür.
Davacı, yargılamada davalılar ile arasındaki hukuki ilişkiyi ortaya koyabilecek delil ibraz edememiştir. Her ne kadar davacı vekili, davalılar vekilinin ikrarı nedeniyle ispat yükümlülüğünün yer değiştirdiğini iddia etmiş ise de, davalılar vekilinin ikrarı “bağlantılı bileşik ikrar” olup ispat külfeti yer değiştirmez. Öte yandan bir ticari ilişkiye basit bir şekilde aracılık etmek her zaman o ilişkinin “komisyonculuk” ilişkisi olarak değerlendirilmesine de yol açmaz.
Bu nedenle davalı ...’nın davacı ile dava dışı 3. şahıs arasındaki bir ticari ilişkiye aracılık yapması, davacı ile davalı arasında hukuki ilişki kurulduğu anlamına gelmeyecektir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede de taraflar arasında bir hukuki ilişkinin varlığı ispat edilememiştir.
Dolayısıyla her iki davalı yönünden de ayrı ayrı pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken sadece davalılardan ... yönünden davanın usulden reddine karar verilip, davalı ... yönünden ise esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davalı ... yönünden davanın usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2945, K. 2025/874, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama