KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2997
- Karar no
- 2024/1093
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2021
- Numarası
- 2018/1228 Esas, 2021/436 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.312 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı ile davacı şirketin 2011 yılından beri ticari ilişki içerisinde olduklarında, taraflar arasında imzalanan 26/11/2012 tarihli sözleşme gereğince davacı şirketin üzerine düşen edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, davalı edemini tam yerine getirmemesi sebebiyle fazla ödeme yaptıklarının anlaşıldığını, fazla ödeme bedeli talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, girişilen icra takibine itiraz ile durması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili,
davacının 26/11/2012 tarihli sözleşmeye dayandığını ancak taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, davalının iddiasını destekleyen ayıp ihbarının bulunmadığını, davacının 2013 yılında teslim aldığı eser hakkında 2018 yılında ayıp iddiasında bulunmasının hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının ayıplı eser iddialarının kabulü durumunda ise iddiaların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine, davacıya %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili 29/06/2020 tarihli beyan dilekçesi ile savunmasında dayandığı vakıaları ıslah ettiğini,
ticari defterlerin delil olarak kullanılamayacağını ve alacağın zamanaşımına uğradığını sözleşme hükümlerine göre yapılan işin karşılığında davacının borçlu olduğunu, sözleşme tutarına KDV'nin dahil olmadığını ancak yapılan inceleme neticesinde KDV'siz faturanın mümkün olmadığı anlaşıldığından faturaların KDV dahil edilerek tanzim edildiğini, sözleşme konusu parçaların teslim edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davalının sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken ürünlerden 197 adet stator ve 197 adet rotor eksik teslim ettiği, davalının sözleşme ile üstlendiği edimi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği,
yapılan teknik incelemeler doğrultusunda davalının düzenlediği faturaların davacı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından teslim edilen ürünlerin faturalandırılmasının farklı yapıldığı, yani faturalandırmada hem teslim ettiği fazlalık valf komplesi hem teslim ettiği rotor,stator bedelini almak için sadece valf komplesi üzerinden birim fiyat arttırdığı, davalı tarafından teslim edilen ürün sayısının belirlenmesi için davalının düzenlediği faturanın kullanılmasının uygun olacağı, 03/12/2013 tarihli fatura sonrasında davalının kayıtlarında davacının 89.441,74 TL alacaklı görüldüğü, takip tarihi itibariyle 89.441,74 TL alacaklı olduğu,
mali ve teknik verilerin bu alacağa doğruladığı anlaşıldığından davalının eksik ifası nedeniyle davacının fazladan yapmış olduğu 89.441,74 TL'nin iadesini talep edebileceğini kabul ederek; davanın kısmen kabulü ile takibin 89.087,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak 89.087,74 TL'ye avans faizi uygulanmasına, kabul edilen alacağın %20'si oranındaki 17.817,55 TL icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.
Davacı vekili istinafında, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, takip öncesi faiz isteklerinin reddine karar verildiğini, davalının 24.03.2018 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, mahkemeye 07.03.2018 tarihli iade taahhütlü ihtarname davalı tarafa 08.03.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihtarname ile davalı tarafa 15 gün süre verilmiş olması sebebiyle temerrüt 24.03.2018 tarihinde oluştuğunu, TTK 20/f.3 maddesinde iadeli ihtarnamenin temerrüd için geçerli olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında; mahkemece reddedilen kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, taleple bağlılık ilkesi ihlal edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık 26.11.2012 tarihli sözleşmeye dayanmakta olduğunu, davaya konu icra takip talebi incelendiğinde davacının sözleşme kapsamında yaptığı fazla ödemelerin iadesini talep ettiğini, davacı, dilekçesinde talebini eksik ifa nedenine dayandırıldığını, sözleşme kapsamında yapılan iş ve sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen ödemeler haricindeki hesaplar incelenemez ve yargılamaya dahil edilemeyeceğini, mahkeme yapılan işin gerçek değerini dikkate almadığını,
sözleşmenin C-1 maddesi gereği davalının yükümlülüğü 1000 adet stator, 1000 adet rotor ve 7500 adet valf komplesi işlemek olduğunu, sözleşme değeri KDV hariç 550.000 TL ve C-5/b maddesi uyarınca artı 1.000 Euro olduğunu, faturaların KDV hariç olması mümkün olmadığından faturalar sözleşmenin C-2/a maddesi uyarınca KDV'li kesildiğini, bu durumda 1000 adet stator, 1000 adet rotor ve 7500 adet valf komplesi için sözleşme bedeli 550.000 TL+%18 KDV+1.000 Euro olduğunu, davacının 1000 adet stator, 1000 adet rotor ve 7500 adet valf komplesi talep edebilmesi için davalıya 649.000TL+1.000 EURO ödemesi gerektiğini,
davacı tarafından yapılan ödemeler 50.000,00 TL sözleşme öncesi olmak üzere toplam 500.000,00 TL ödeme yaptığını davacı iddia ettiğini, davacı beyanı itibariyle davalıya 500.000,00 TL ödeme yaptıkları anlaşıldığını, bilirkişi raporunda fatura bedel toplamının 620.969,10 TL olarak hesaplandığı,
sözleşmenin gerçek değeri itibariyle davacının ödeme yaptığı miktar itibariyle sözleşme kapsamında eksik ifadan bahsedilemeyeceğini, davacı öncelikle 120.969,10 TL eksik iş bedeli ödemesi gerektiğini, ceri hesap alacağı zamanaşamına uğradığını, sözleşmenin son edim tarihi 15.06.2013 tarihi olup, alacak zamanaşımına uğradığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 26.11.2012 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme incelendiğinde, konusu.
1000 adet Rotor, 1000 adet stator ve 7500 adet Valf kompleksi parça imalatı yapılması olduğu, sözleşme gereğince iş bedeli 550.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır.Davada davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 500.000,00 TL iş bedeli ödemesine rağmen, davalı tarafından sözleşmede belirtilen ürünlerin teslimin gerçekleşmediğini, teslim edilmeyen ve bedeli ödenen ürünlerin bedellerin iadesi istenmesine rağmen davalı tarafından bedel iade edilmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı,
davacının dayanak yaptığı cari hesap alacağı sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme itibariyle 2 yıl zamanaşımı süresi olduğunu ve takibe konu alacak zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, teslim tarihi itibariyle icra takibine girişilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, TBK 478 maddesi kapsamında da zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf beyanları ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları itibariyle davacının davalıdan 89.087,55 TL alacaklı olduğunu belirterek bu miktar itibariyle davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı sözleşme kapsamında denetime elverişli bilirkişi raporu gereğince; teslim etmesi gereken 197 adet stator ve 197 adet rotor ürünün davalı tarafından eksik teslim edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince eksik teslim edilen ürünler bedeli 78.8000,00 TL olup KDV eklendiğinde davacıya eksik teslim edilen ürünler bedeli 92.040,00 TL olmaktadır.
Yine mahkemece alınan mali bilirkişi raporu itibariyle davacının ticari defterler itibariyle 89.441,74 TL talep edebileceği rapor olarak bildirilmiştir. Mahkemece icra takip dosyasındaki asıl talep itibariyle davanın kabulüne vermiştir.Davacı tarafından davalı yükleniciyi TBK 117 maddesi kapsamında usulüne uygun temerrüde düşürülmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece takip öncesi faiz taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlık, davalının savunmasında yer aldığı gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, eser sözleşmesi hükümlerine göre inceleme yapılması gerekmektedir. Davalı tarafından eksik ürün teslimi ile henüz taraflar arasındaki sözleşme ifa edilmemiştir. Zamanışımı ürünün teslim edilmesi ile başlayacaktır.
Bu sebeple icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin davanın zamanaşımına uğradığına yönelik istinafı yerinde değildir.Davacı iş sahibi tarafından, bilirkişi raporu itibariyle bedeli ödenen ürünler davalı tarafından davacıya teslim edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2997, K. 2024/1093, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama