İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3099 K.2025/1091

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2021/3099Karar2025/1091Tarih14 Ekim 2025Okuma13 dk · 2.674 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
14 Ekim 2025
Dosya no
2021/3099
Karar no
2025/1091
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/04/2021
Numarası
2016/1128 Esas, 2021/285 Karar
Dvanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.674 kelime·13 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Dava; davacı tarafından eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatılması üzerine davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi neticesinde açılan itirazın iptali davası olup, yargılama aşamasında davalı tarafından karşı dava açılmakla yapılan yargılama sonucunda itirazın iptali davası yönünden davanın kısmen kabulüne, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı/karşı davalı vekili özetle, davalı şirketin kömür madeni işletmeciliği yaptığını,

2015 yılı sonuna kadar madenlerin ... normlarına uygun hale getirilmesinin mecburi kılındığını, müvekkili tarafından gönderilen 08.06.2015 tarihli yazılı teklife istinaden davalının müvekkilinden ... belgeli yol verici panolardan 30 adet sipariş ettiğini, bu ürünün müvekkilinin imalatı olduğunu, sipariş edilen ürünlerin üç grup halinde, davalı tarafından müvekkilin adresinden teslim alınacağının kararlaştırıldığını, davalının müvekkilinin teklifine uygun olarak KDV hariç tutarının %40'ı oranında olmak üzere 109.000,00 TL’yi "sözleşme ön avansı açıklamasıyla" müvekkilinin banka hesabına gönderdiğini,

sonradan ... normlarına uygun hale getirilme sürecinin 2020 yılı sonuna kadar uzatıldığını, davalı tarafından müvekkiline 19.08.2015 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini ve "davacı şirketin teslim süresine uymadığını ayrıca teslimata ilişkin bilgilendirilme yapılmadığını" iddia ederek II. ve III. grup siparişlerin iptal edildiğini belirttiği, gecikmeli teslim edildiği iddia edilen I. Grup siparişlerin tamamlandığı bilgisinin zamanında ve her zaman olduğu gibi davalı şirketin Bolu İşletmesi'nin Elektrik İşleri Sorumlusu İsmail Berber'e bildirildiğini,

11.08.2015 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi ile 09.06.2015 tarihli sözleşmede belirtilen ürünlerin KDV dahil 91.442,92 TL tutarındaki 1.parti teslimatı ile 23.07.2015 tarihli sözleşme ile satın alınan ürünlerden KDV dahil 10.502,00 TL tutarındaki bölümü olmak üzere toplam KDV dahil 101.944,92 TL ürünün davalı şirketin firma yetkilisi İsmail Berber'e teslim edildiğini, davalıya 31.08.2015 tarihli ihtarname gönderilerek 70.472,12 TL’nin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde, geri kalan 123.345,88 TL’nin de tebliğden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 01.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini,

ancak davalının ihtarnamede belirtile süreler zarfında satın almış olduğu ürünleri teslim alma ve semeni ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, sözleşmenin 4.maddesine göre 09.06.2015 tarihinde gerçekleştirilen 109.000,00 TL avans ödemesinin, 271.312,00 TL tutarındaki siparişin tümünü kapsadığını, dolayısıyla müvekkil tarafından teslim edilen ürünlerin bedeli düşüldükten sonra müvekkil uhdesinde 7.055,08 TL’nin davalının avansı olarak kaldığını, ancak sözleşmenin 4.maddesi uyarınca, müvekkil şirketin I. Grup Ürünü teslim ettikten sonra,

II. Grup ürünün imalatın gerçekleştirme ve teslim etme yükümlüğünün doğması için, öncelikle davalının sözleşme bedelinden geriye kalan (193.818,00 TLx %40) 77.527,20 TL avansı müvekkil şirket uhdesinde bulundurmasının ön koşul olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin 2. ve 3. parti ürünleri süresinde teslim etmeyerek temerrüde düştüğünü iddia etse de, öncelikle davalının ön ödeme edimini yerine getirmesi gerektiğini, müvekkilinin yıllardan beri süregelen ticari ilişki neticesinde oluşan güven ve iyi niyetten dolayı davalı şirketin avans ödemesini beklemeden 2.parti ürünleri imal ettiğini, 3.grup siparişlerin de tamamlanmak üzere olduğunu,

ancak davalının hazır olan siparişleri teslim almak için araç göndermediğini, sözleşmenin 4.maddesinde “siparişin onayını müteakip iptali ve iadesi mümkün olmayıp, sipariş iptali halinde ve/veya malın sevke hazır olduğu bildirildiği halde 15 gün içerisinde bakiye ödemesi yapılarak teslim alınmadığı durumda “sözleşme iptali zararı” olarak sözleşme bedeli meblağında fatura kesilerek, varsa avans ödemesi irat kaydedilir ve sözleşme sonlandırılır” hükmünün yer aldığını, davalının sipariş ederek müvekkilden satın almış olduğu ürünlerin davalının ihtiyacına özel üretilmiş ürünler olduğu ve misli mal niteliğinde bulunmadığı,

davalının teslim almakta ve semeni ödemede temerrüde düşmüş olduğu ürünlerin hali hazırda müvekkilin deposunda –müvekkile depolama külfeti yükleyerek- bulunduğunu, sözleşmenin 4. maddesinde ödeme gecikmelerinde günlük uygulanmak üzere aylık %5 vade farkı uygulanacağının düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca 193.818,00 TL ürün bedeli, 32.420,32 TL vade farkı olmak üzere toplam 226.238,32 TL alacağı için İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirtilerek, davalının yetki itirazının reddini, davalının itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili özetle, teklif formunun 3. maddesinde teslim süresinin açıkça belirtildiğini, davacının teklif metnine uygun davranışlarda bulunmadığını ve teslim sürelerine uyulmadığını, peşin alınan 109.000,00 TL'den ayrı olarak müvekkili şirketten 101.944,00 TL daha istendiğini,

müvekkilinin haklı olarak geri kalan siparişi iptal ettiğini, davacının sipariş iptali nedeni ile uğramış olduğu zararının bulunmadığını, davacının imalat yapmaması gerekirken imalat yapmış ve zarara uğramışsa sorumlusunun kendisi olduğunu, davacı yanın icra takibi ve dava ile talep etmiş olduğu faiz türü ve faiz oranları, vade farkı adı altında talep etmiş olduğu alacak iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacıya 109.000,00 TL ödeme yapıldığını,

ancak davacının 101.944,92 TL karşılığı mal üretimi yaptığını ve müvekkilince teslim alınabildiğini, bakiye 7.055,00 TL’nin Ankara 24. Noterliğinin 19.08.2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı yandan talep edildiğini ancak bugüne kadar ödenmediğini, 7.055,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 19.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı/karşı davalı karşı davaya cevaplarında özetle, 1.Grup ürünlerin 11.08.2015 tarihinde davalı/karşı davacı şirket yetkilisi ...'e müvekkil şirket adresinde teslim edildiğini,

1.Grup ürünün sözleşmede yazılı tarihten daha sonra teslimi müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığını, davalı/karşı davacı şirket yetkilisi ...'in ürünlerin üretimini görmek için 09.07.2015 tarihinde müvekkil şirkete yaptığı ziyaret esnasında talep ettiği dizayn değişikliğinden kaynaklandığını, söz konusu talep üzerine,

09.07.2015 tarihinde imalatı tamamlanmak üzere olan 1. Grup ürünlerde meydana gelen konfigürasyon değişikliği sebebiyle ürünlerin bir kısmının yeniden montajlarının yapılmasının gerektiğini, dolayısıyla yeni imalat ve montaj faaliyeti neticesinde teslim süresinin de değiştiğini, nitekim müvekkilince davalı/karşı davacı şirkete faks yoluyla gönderilen 13.08.2015, 19.08.2015, 20.08.2015 ve 24.08.205 tarihli yazılarda da tüm bu hususların açıkça belirtildiğini, sözleşmede ürünlerin teslim tarihlerinin kesin vadeli olmadığını, davalı/karşı davacının müvekkilini temerrüde düşürmesi için önel vermesi gerektiğini,

TBK 473. maddesinin şartlarının oluşmadığını, davalı/karşı davacının ihtarından önce 2. Grup ürünlerin hazır olduğunun davalıya bildirildiğini, 1. Grup ürünlerin itirazi kayıt olmadan davalı/karşı davacı tarafından teslim alındığını belirterek karşı davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 06/04/2021 tarihli karar ile özetle, asıl dava olan itirazın iptali davası bakımından yapılan değerlendirmede, davalı/karşı davacı tarafından her ne kadar icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de,

taraflar arası sözleşmede teslimatın Kağıthane fabrikasında teslim edileceğinin kararlaştırıldığı ve buna göre ifa yerinin İstanbul olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 10. madde uyarınca davalının bu yöndeki yetki itirazının yerinde görülmediği, 26.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna vade farkı beyanına ilişkin açıklamalar dışında itibar edildiği, davalı/karşı davacı sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini beyan etmiş ise de, gecikmenin davalı tarafından bazı ürünlerde dizayn değişiklikleri talep edilmesinden kaynaklandığı, ilk parti teslimatının 11.08.2015 de yapıldığı ve davalı/karşı davacı tarafından çekincesiz kabul edildiği,

II. Grup malzemelerin 13.08.2015 tarihinde sevke hazır olduğu, III. Grup malzemelerinin de ham maddelerinin alındığı ve 24.08.2015 tarihinde teslim edileceğinin davacı tarafından davalıya faks ile bildirildiği ve de davacının ürettiği ürünlerin özellikli ürünler olup, üretilen ve davacıda bulunan malların başka şirketler tarafından kullanılamayacağının teknik bilirkişi beyanından anlaşıldığı, bu kapsamda ifanın gecikmesinin söz konusu olmadığı ve ayrıca II. Grup edimlerin ifa zamanından önce sözleşmede değişiklik olduğu ve davalı/karşı davacı feshinin haklı sebebe dayanmadığı,

davalı/karşı davacı tarafından teslim alınmayan ürünlerin bedelini ödemek durumunda olduğu, ayrıca davalı tarafından kabul edilen teklifin (sözleşmenin) 4. maddesinde sipariş onayını müteakip iptal ve iadenin mümkün olmadığı, sipariş iptali halinde ve/veya malın sevke hazır olduğu bildirildiği halde 15 gün içerisinde bakiye ödemesi yapılarak teslim alınmadığı durumda "sözleşme iptali zararı" olarak sözleşme bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davaya konu İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 193.818TL asıl alacak toplamı ve de 32.420,32 TL vade farkı toplamı talep edilmekte ise de, teklif metninde ödeme gecikmelerinde vade farkı talep edilebileceği 4. maddede düzenlenmekle beraber, sözleşme iptali halinde vade farkı uygulanacağının belirlenmediği, sipariş iptali halinde veya mal teslim alınmadığı halde "sözleşme iptal zararı" talep edileceğinin belirlendiği, bu nedenle davacının vade farkı talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle asıl davanın kısmen kabulü ile,

İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın toplam 186.763,00 TL ( taleple bağlı kalınarak talep edilen 193.818TL' den takip öncesi ödenen 7.055,00TL' nin mahsubu ile) asıl alacak bakımından iptaline, hüküm altına alınan 186.763,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verildiği ve fazlaya ilişkin talebin reddedildiği,

davalı/karşı davacı savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak alacağın likit kabul edilemeyeceği ve yargılamayı gerektirdiği değerlendirilmekle borçlu aleyhine icra inkar tazminatı talebinin ve de şartları oluşmadığı, karşı dava konusu alacak yönünden ise, karşı dava davacısı, karşı dava davalısına 109.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı karşı davalı yanın ise 101.944,92 TL karşılığı mal üretimi yaptığını ve müvekkilince teslim alınabildiğini, bakiye 7.055,00 TL nin tahsilini talep etmiş ise de, davalı/karşı davacı feshinin haklı sebebe dayanmadığı anlaşılmakla birlikte,

takip tarihinden önce yapılan bakiye avans ödemesi olan 7.055,00 TL asıl davaya konu itirazın iptali davası içerisinde değerlendirilmekle, karşı davada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusunun asıl davada değerlendirilmekle, karşı davada karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir.Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, bilirkişi raporunda 1. Parti malda müvekkili tarafından revize yapıldığı tespitinin doğru olmadığını,

zira müvekkili şirketin maden sektöründe faaliyet gösterdiğini ve birçok alanda ihtiyaç duyduğu elektrik malzemesini davacı şirketten temin ettiğini, bahsi geçen revize edilen siparişin tamamen antigrizu elektrik malzemelerine ilişkin olduğunu, bu ürünün dava konusu yol verici panolarla ve üretimiyle ilgisi olmadığını, 18.08.2015 tarihli satış faturasını hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca davaya konu 08.06.2015 tarihli teklif metnine ilişkin olduğu şeklinde hatalı tespitte bulunulduğunu, halbuki söz konusu faturanın hem dava konusu olan 08.06.2015 tarihli teklif metnindeki 30 adet yol verici panolara,

hem de dava konusu olmayan antigrizu elektrik malzemelerini konu alan 23.07.2015 tarihli teklif metnine ilişkin olduğunu, 1. Grup malların ihtirazi kayıt düşülmeden teslim alındığına dair kabulün doğru olmadığını, zira 3 hafta gecikmeyle teslim edilen 1. Grup ürünlerin teslim alınmasından hemen sonra diğer grup siparişlerinin iptaline ilişkin Ankara 24. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 19.08.2015 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, davada ve raporlarda ürünlerin teslimine ilişkin olarak yalnızca davacı tarafın iddia ve beyanlarının esas alındığını, teklif formunun 3.maddesinde teslim süresinin açıkça belirtildiğini,

kesin sipariş tarihinin 109.000,00.-TL’nin davacı hesabına ödenmiş olduğu 09.06.2015 olduğunu, bu tarih esas alındığında 1. grup ürünlerin 09.06.2015 tarihinden itibaren 6 hafta içerisinde yani 21.07.2015 tarihine kadar, 2. grup ürünlerin 09.06.2015 tarihinden itibaren 8 hafta içerisinde yani 04.08.2015 tarihine kadar, 3. grup ürünlerin 09.06.2015 tarihinden itibaren 6 hafta içerisinde yani 18.08.2015 tarihine kadar teslimatlarının yapılması gerektiğini, ilk grup teslimatının aşırı gecikmesiyle birlikte 2. ve 3. Grup teslimatlarının zamanında yapılamayacağının açık olduğunu,

bu nedenle TBK 473. maddesi uyarınca müvekkilinin siparişleri iptal ettiğini, bilirkişi raporunda sipariş sonrası üretimi bittiği halde teslimi gerçekleşmeyen malların halen davacının deposunda olduğunun ve birçoğunun oksitlendiğinin iddia edildiğini, işbu iddia ve tespitlere tamamen davacı tarafın iddia ve beyanları esas alınarak raporda yer verildiğini, sipariş sonrasında malların üretiminin bittiğine ilişkin tespitin olayın üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmişken yapılması mümkün olmadığını, davacı tarafın dosyaya bu duruma ilişkin sunmuş olduğu bir tespit belgesi bulunmadığını,

sipariş iptaline rağmen imalat yapıldığı iddiasının gerçek dışı ve kötü niyet olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, 16.10.2018 tarihli celsede davacı-karşı davalının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini ancak buna rağmen dinlenildiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi için mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı/karşı davalı vekili özetle, aralarındaki sözleşme gereğince sipariş edilen ürünlerin bir kısmını davalı/karşı davacıya teslim ettiklerini, kalan kısma ilişkin avans bedelin ödenmediğini ve sözleşmenin davalı/karşı davaca feshedildiğini, fesih haksız olduğu için sözleşmenin 4. maddesi uyarınca sözleşme bedelinin ve vade farkının tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalı/karşı davacı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali talebinde bulunmuştur.Davalı/karşı davacı vekili özetle, 3 grup halinde sipariş edilen ürünlerin 1.grubunun geç teslim edildiğini,

diğer iki grup ürünün süresinde teslim edilemeyeceğinin ortaya çıkması üzerine kalan ürünlerin siparişini iptal ettiklerini, teslim edilen ürünlerin değerinden daha fazla ödeme yaptıklarını belirterek asıl davanın reddine, fazla ödemenin iadesi için açtıkları karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının 70.472,12 TL asıl alacak, 12.684,98 TL vade farkı, 123.345,88 TL asıl alacak ve 19.735,34 TL vade farkı olmak üzere toplam 226.238,32 TL üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresi içinde yetkiye ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

26.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacının faks yolu ile gönderdiği icabın davalı tarafından kabul edilmesi ile sözleşmenin kurulduğu, sözleşme eki listede toplam bedelin 271.312.-TL olduğu ve 3 parti mal alımı için anlaşmaya varıldığı, davalı tarafından sipariş verilen ürünlerde bazı değişiklikler talep edildiği, faturanın davalı tarafından teslim alındığı ve defterlerinde işli olduğu, davalı yasal defterlerinde yapılan inceleme doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunda davalının davacıya borcunun ya da alacağının bulunmadığının tespit edildiği,

davacının yasal defterlerinde yapılan inceleme sonucu davalıya 7.055,08.-TL borcu olduğu ve fakat husumet konusunun cari hesap alacağından kaynaklanmadığı, davacı tarafından değişikliği talep edilen bu ürünlerden 8.900.-TL karşılığı ürünlerin tesliminin de 1. Parti ürünler ile birlikte yapıldığı ve bu ürünlere ait faturanın da yine bir arada düzenlendiği, davalı tarafından 1. Parti mallan eksiksiz ve ihtirazi kayıt olmadan teslim alındığı,

davacı tarafından davaya konu ürünlerin tesliminin geç yapıldığı ancak davalının bu yönde bir yazılı beyanının olmadığı ve zaten davalının 1. Parti ürünlerin yapılması aşamasında davacıdan ürünlerin niteliğinde değişiklik talep ettiğinin sabit olduğu, davacı tarafından teslimi yapılamayan 2. ve 3. Partilerin toplam değerinin 193.824.-TL olduğu ancak dava dilekçesinde bu rakamın 193.818,00 TL olarak paylaşıldığı, şirket merkez adresinde atıl kaldığı belirtilen ürünlerin fotoğraflarının rapor ekinde paylaşıldığı,

davacı her ne kadar davalı için özel ürün ürettiğini ve elinde bulunan malları bir başka şirket için kullanamadığını belirtmekte ise de, bu iddianın bir Elektrik Mühendisi Bilirkişi vasıtası ile anlaşılabileceği tespit edilmiştir.

26/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının siparişleri doğrultusunda davacının, özellikli ürünler ürettiği, üretilen ve davacıda bulunan malların başka şirketler tarafından kullanılamayacağı, davacının, davalıdan olan toplam alacağının 193.824,00TL anapara + KDV olmak üzere 228.712,32.-TL hesaplandığı, davalı şirkete olan 7.055,08.-TL borcun mahsubu ile.

228.712,32.-TL - 7,055,08,-TL = 221.657,24.-TL olarak hesaplandığı, davacının aylık %5 gecikme faizi talep edebileceği ve yapılacak hesaplama ile 55.414,31.-TL vade farkı hesaplandığı ve fakat taleple bağlılık ilkesine göre 32,420,32.-TL talep edebileceği, icra inkar tazminatı hususunda takdirin mahkemede olduğu bildirilmiştir.28/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı karşı davacının kök rapora ilişkin itirazlarının tek tek incelenerek değerlendirildiği, 26/11/2019 tarihli kök raporun sonuç kısmındaki kanaatlerini değiştirecek hususlar olmadığı, bu nedenle kök rapordaki kanaatlerini aynen muhafaza ettikleri belirtilmiştir.

Yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar davalı tarafından kabul edilen teklifin (sözleşmenin) 4. maddesinde sipariş onayını müteakip iptal ve iadenin mümkün olmadığı, sipariş iptali halinde ve/veya malın sevke hazır olduğu bildirildiği halde 15 gün içerisinde bakiye ödemesi yapılarak teslim alınmadığı durumda "sözleşme iptali zararı" olarak sözleşme bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne,

karşı dava yönünden ise takip tarihinden önce yapılan bakiye avans ödemesi olan 7.055,00 TL asıl davaya konu itirazın iptali davası içerisinde değerlendirildiği gerekçesiyle karşı davada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuş ise de, sözleşmenin 4çmaddesinde yer alan düzenleme sadece “sözleşmenin iptali” halinde değerlendirme konusu olabilir.

Oysa ki, gerek davacı ve gerekse de davalı anlatımlarından yargılama konusu olayın “sözleşmenin iptalinden” kaynaklanmadığı, davalı/karşı davacının davacı/karşı davalıya yönelik temerrüt iddiasından kaynaklı “sözleşmenin feshi” ve “sözleşmenin feshi nedeniyle bir kısım siparişlerin iptali” durumunun söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında, ilk derece mahkemesi tarafından TBK 125.madde çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulması gerekli iken,

olayda uygulama kabiliyeti bulunmayan “sözleşmenin iptalinden” bahisle değerlendirme yapılarak gerek asıl davada ve gerekse de karşı davada hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/04/2021 tarih, 2016/1128 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/3099, K. 2025/1091, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  4. Değerlendirme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3099
Karar No
2025/1091
Tarih
14 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3133 K.2025/1093
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3147 K.2025/1160
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3149 K.2025/1115
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3177 K.2025/1138
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3179 K.2025/1165
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/3195 K.2025/1139

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.