KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Dosya no
- 2022/103
- Karar no
- 2026/195
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2021
- Numarası
- 2017/442 Esas, 2021/436 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit/ İstirdat
Karar Metni
1.661 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından, davalı yükleniciye verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti/istirdat talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında 25/10/2016 tarihli yangına dayanıklı kapıları içerir sözleşme yapıldığını, davalı yüklenicinin kapı kilidi numunelerinin kendisine gönderilmediği gerekçesiyle sözleşme gereği yapması gereken işleri yapmadığını ve davacı iş sahibine ihtar gönderdiğini, bunun üzerine davacının da ihtar gönderilmesine sebep olan konunun doğru olmadığına istinaden karşı ihtar gönderdiğini, davalı firmanın üstlendiği işi yapmaması sebebiyle kapı montajı bitmeden yapılması mümkün olmayan işlerin durmasına sebebiyet verdiğini, davalıya 5 adet çekin elden teslim edildiğini,
davacının teslim ettiği çeklerin konusu olan işleri henüz yapmadığından bu aşamadan sonra da bu işlerin tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek; davalı tarafın otel kapısı işlerini eksik yapması sebebi ile davacı tarafından davalıya verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmede belirlenen ve 09/12/2016 tarihinden başlamak üzere hesaplanacak cezai şart alacağının tahsili, sözleşme konusu işlerinin süresinde yapılması nedeniyle diğer işlerinde gecikmesine sebep olması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacı vekiline dava dilekçesindeki her bir talebi yönünden dava değerini belirlemesi ve harcı tamamlaması için tensip zaptı ile süre verildiği, davacı vekili tarafından 27/04/2017 tarihli dilekçesinde dava değerinin 30.000,00 TL olarak belirtildiği, 27/04/2017 tarihli dilekçe ile dava konusu menfi tespit talep edilen çek bilgilerinin bildirildiği, cezai şart ve sözleşmenin geç ifa edilmesinden dolayı uğranılan zararlar ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı ve harç da yatırılmadığından mahkemece;
davaya sadece menfi tespit talebine ilişkin olarak devam olunmuş, yargılama sırasında çeklerin tahsil edildiği anlaşıldığından ve menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüştür. Davalı yan; davaya cevap vermemiştir. Mahkemece 18.03.2021 tarihli karar ile; davalı tarafından işlerin eksik bırakıldığına dair Fethiye .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/.....
D.İş sayılı dosyasında tespit yapıldığı, ayrıca talimat mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da dava konusu ürünlerdeki eksiklikler ve eksik montaj maliyetinin 53.772,18 TL olduğu belirlendiği, davalı tarafından tahsil edilen dava konusu çeklerin ise 30.000,00 TL olduğu, eksik işler nedeniyle davacının çek bedellerini fazladan ödemek zorunda kaldığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının, ... İstanbul ... Şubesine ait, keşidecisi... ......
Şti. olan, ......seri numaralı, 30.04.2017 tarihli, 10.000,00 TL tutarlı, ... İstanbul ... Şubesine ait, keşidecisi... ......Şti. olan, .... seri numaralı, 31.05.2017 tarihli, 10.000,00 TL tutarlı, ... İstanbul ... Şubesine ait, keşidecisi... ...
Şti. olan, ..-....seri numaralı, 30.06.2017 tarihli, 10.000,00 TL tutarlı çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulü ile, çeklerin yargılama sırasında tahsil edildiği anlaşıldığından tahsil edilen çek bedelleri toplamı 30.000,00 TL’nin davalıdan istirdadı ile davalıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
davacı tarafın dava dilekçesinin talep sonucunda bulunmayan konuda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinin talep sonucunda bulunan 1 nolu kısımda birkaç tarih vererek belirttiği çekler için ödemeden men yasağı, 2 nolu kısmında sözleşme ile ilgili cezai şart, 3 nolu kısmında ise zarar ve ziyan hesaplaması istediğini, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini,
dava dilekçesinin talep sonucu kısmında "borçlu olmadığının tespiti" veya "menfi tespit" ile ilgili herhangi bir talebi bulunmamasına karşın mahkemenin davaya menfi tespit olarak devam etmesi ve sonrasında davanın istirdat davasına dönüştürülerek buna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, basit yargılama usulüyle görülen işbu davada, davacı tarafın dava dilekçesinin verilmesinden sonra sunduğu delillerin geçersiz sayılması gerekirken;
bu delillerin geçersiz sayılmayıp, bu delillere göre karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde bulunması gereken "deliller" kısmını dava dilekçesine eklemediğini, 22.05.2018 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararının HMK 140/5'e göre verildiğini, bu kanun maddesine göre tarafların delil sunabilmesi için sunulacak delilin dava dilekçesinde gösterilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesine eklemediği delillerin geçerli sayılamayacağını, davalının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve eksik iş yapmadığını,
taraflar arasında 45 dakika yangına dayanıklı olan 78 adet kapı üretilmesi ve bu kapıların montajı konusunda sözleşme yapıldığını, davalının bu kapıları ürettiğini, bu kapıların 45 dakika yangına dayanıklı olduğunun dava dosyasına sunulan raporda kanıtlandığını, davacı tarafından davalıya gönderilmesi gereken kapı kilitlerinin, davalıya zamanında gönderilmediğini, bu nedenle de davalının kapıların kilitleri takılamadığından; kapıların montajını yapamadığını, davalı adına çekilen ihtarnamede kapıların kilitlerinin gönderilmediği, dolayısıyla kapıların montajının yapılamadığı belirtilerek;
davalının herhangi bir sorumluluğunun olmadığının belirtildiğini, işbu dava açıldıktan sonra dahi davalının, dava konusu kapılarla ilgili davacı tarafla görüşerek; kapılarda eksiklik olması durumunda bu eksikliklerin giderilebileceğini belirttiğini, davalının çalışanlarından ..........'nın, davacının oteline giderek otel müdürü ile görüştüğünü,... nolu odanın kapısı hariç diğer tüm odalardaki kapılar kontrol beraberce edilerek; kapılarda herhangi bir eksiklik olmadığının;
tutanak altına alındığını, söz konusu tutanağın dava dosyasına sunulduğunu, yargılama sırasında alınan ek bilirkişi raporu ile dava konusu işteki eksikliklerin tamamlandığının tespit edildiğini, bu tespitin aksine, mahkemenin eksik montaj olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının; sözleşme gerekliliklerini davalının kapı kilitlerini teslim etmesiyle yerine getirdiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında;25/10/2016 tarihli yangına dayanıklı kapıları içerir yüklenici sözleşmesi başlıklı eser sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında 25/10/2016 tarihli, yangına dayanıklı kapıların üretimi ve montajı konusunda sözleşme yapıldığını, davalı yüklenicinin kapı kilidi numunelerinin kendisine gönderilmediği gerekçesiyle; sözleşme gereği yapması gereken işleri yapmadığını ve davacı iş sahibine ihtar gönderdiğini, bunun üzerine davacının da ihtar gönderilmesine sebep olan konunun doğru olmadığına istinaden karşı ihtar gönderdiğini, davalı firmanın üstlendiği işi yapmaması sebebiyle kapı montajı bitmeden yapılması mümkün olmayan işlerin durmasına sebebiyet verdiğini, davalıya 5 adet çekin elden teslim edildiğini,
davacının teslim ettiği çeklerin konusu olan işleri henüz yapmadığından bu aşamadan sonra da bu işlerin tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek; davalı tarafın otel kapısı işlerini eksik yapması sebebi ile davacı tarafından davalıya verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve cezai şart ve sözleşme konusu işlerinin süresinde yapılması nedeniyle diğer işlerinde gecikmesine sebep olması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı vekiline dava dilekçesindeki her bir talebi yönünden dava değerini belirlemesi ve harcı tamamlaması için tensip zaptı ile süre verildiği halde; davacı yanın verdiği dilekçe ile sadece menfi tespit talebine ilişkin çeklerin bilgisini verdiği, diğer taleplerine ilişkin dava değeri bildirilmediği ve harçlarının da yatırılmadığı anlaşıldığından; davaya sadece menfi tespit talebine ilişkin olarak devam olunmuş, yargılama sırasında çeklerin tahsil edildiği anlaşıldığından ve menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüştür.Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece 18.03.2021 tarihli karar ile; davalı tarafından işlerin eksik bırakıldığına dair Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/...D.İş sayılı dosyasında tespit yapıldığı, ayrıca talimat mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da dava konusu ürünlerdeki eksiklikler ve eksik montaj maliyetinin 53.772,18 TL olduğu belirlendiği, davalı tarafından tahsil edilen dava konusu çeklerin ise 30.000,00 TL olduğu, eksik işler nedeniyle davacının çek bedellerini fazladan ödemek zorunda kaldığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu çeklere ilişkin davacı yan tarafından ödenen 30.000,00 TL'nin istirdatına karar verilmiştir.Somut olayda;
davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin işi eksik bıraktığını belirterek; iş sebebi ile davalı yükleniciye verdiği çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, yargılama sırasında çeklerin tahsil edildiğinin anlaşılması sebebi ile dava istirdat davasına dönüşmüştür.Dosya kapsamından; taraflar arası imzalanan sözleşme gereği, davalının 95.000,00 TL bedelle, 45 gün içinde, 45 dakika yangına dayanıklı otel kapısı imalat ve montajının yapılması işini üstlendiği, davalı yüklenicinin işin bitmesi gereken tarihten 36 gün sonra 16.01.2017 tarihli ihtarname ile davacıya;
kapıların tamamlandığını, ancak montaja devam edebilmesi için kilit numunesi göndermelerinin gerektiğini, bu hususu daha önce de kendilerine ilettiklerini, bu numunenin 01.12.2016 da davalı yana ulaştırılması gerektiğinden, işin teslim süresi için işleyen sürelerin durduğunu ihtar etmiş, davacı iş sahibi ise bu ihtara karşı 13.02.2017 tarihli cevabı ihtarı ile kilit numunelerinin ihtardan 3 gün önce 13.01.2017 tarihinde ... tarafından davalı yana gönderildiğini, bildirdiği, sonuç olarak; montajın, dolayısı ile işin bitmesinin gecikmesinin, davacı iş sahibinin numune kilitleri davalı yana iş süresi içinde göndermemesinden kaynaklandığı,
yargılama sırasında, işin yapıldığı otelde, davalı yüklenici ile otel müdürü tarafından imzalanan tutanak ile; kapılarda eksik kalmadığının tutanak ile imza altına alındığı, mahkemece alınan 18.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda da işte herhangi eksikliğin kalmadığının tespit edildiği, bu durumda davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı,
davacı yanın kapıların istenildiği gibi 45 dakika yangına dayanıklı olmadığını, sevk irsaliyesinde dahi 30 dakika yangına dayanıklı kapı teslim edildiğini ileri sürmüş ise de her iki yanında yargılama sırasında kapılar için test yapılması için bildirdikleri firma tarafından yapılan testlerde kapıların 46 ve hatta 55 dakika yangına dayanıklı olduğunun da tespit edildiği anlaşıldığından; mahkemece dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken; istirdat davasının kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.İş bu davanın açılmasına esas sorunun;
davacı yanın, davacı yükleniciye teslim etmesi gereken kilit numunelerini teslim etmemesinden kaynaklandığı da nazara alınarak; davalı yan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gerekli 2.049,30-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 512,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,90-TL harcın DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 2- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ÜZERLERİNDE BIRAKILMASINA, 3- Taraflar lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan toplam 674,43 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve nisbi harç ile 40.00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 714,43 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/103, K. 2026/195, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama