KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Dosya no
- 2023/1317
- Karar no
- 2024/37
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2023
- Numarası
- 2022/233 Esas, 2023/438 Karar
- Dava
- İtirazın iptali
Karar Metni
1.798 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacı şirketin, kitap, ajanda, kutu, takvim poster, kartvizit, davetiye, broşür, etiket gibi ürünlerin hazırlanmasına ilişkin baskı ve matbaacılık hizmeti verdiğini, davalı şirketin davacıya siparişler verdiğini, bu siparişlerin sayıları ve bedelleri üzerinde mutabık kalındığını, davacı tarafından üretilen ve teslim edilen ürünlere karşılık davalı şirkete fatura keşide edildiğini, keşide edilen faturalardan 59.583,22 TL bedelin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E.
Sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, icra takibinin akabinde davalı tarafça icra dosyasına 25.068,22TL'lik kısmın ödendiğini ve bakiyesi olan 34.515,00TL'lik kısma itirazda bulunulduğunu belirterek, itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında 192 sayfadan ibaret 3500 adet yeni yıl ajandası alımı yapıldığını, ajandanın formatının ilk sağ sayfada basketbol süper ligi logolu tasarım, ikinci sayfada ...
Hastanesi ilanı, üçüncü sayfada 2017 ve 2019 takvimi, üçüncü sağ sayfanın arkasında 2018 takvimi, dördüncü sağ sayfanın ise çizgili yaprak ile devam etmesinin kararlaştırıldığını, davacının bu konuda numune gönderdiğini ve gönderilen numunenin onaylandığını, basıma girdiğini, 500 adet ürünün teslim tarihinin 12/12/2017 ve 3000 adet ürün için ise teslim tarihi olarak 25/12/2017 tarihinin kararlaştırıldığını, ancak ajandaların 05 /01/2018 de teslim edildiğini, ajandaların yeni yıldan önce teslim edilmesi gerektiğini, ajandaların bir kısmının dağıtıldığını ve hemen ajandaların ayıplı olduğunu tespit ettiklerini,
ajandaların taahhüde aykırı olarak 192 sayfa yerine 176 sayfa olduğunu, logolu ilk sayfaların yapışık olduğunu, bu nedenle davalıya ayıp bildiriminde bulunmak üzere toplantı yapıldığını, toplantıda ayıp nedeni ile ürünlerin iade alınması hususunda karşılıklı mutabakata varıldığını, davalının bundan sonra maillere cevap vermediğini, icra takibinin ayıplı ajandalara ilişkin olduğunu, iade faturasını 18/01/2018 tarihinde kestiklerini belirterek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ticari satımlarda TTK 21/1-c. maddesi gereğince açık ayıpların iki gün, ayıbın açıkça belli olmaması halinde sekiz gün içinde durumun satıcıya bildirilmesi gerektiği, gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması gerektiğini, aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul etmiş sayılacağı, TBK'nun 231.maddesine göre, satıcı daha uzun süre için kefalet etmemiş ise, satılanı ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile alıcıya teslimin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı,
ayıp ihbarının TTK 18/3 hükmünde öngörülen ihtar ve ihbarlara ilişkin şekil şartlarına uyularak yapılması gerektiği, dava dosyasında yapılan inceleme sonucunda davalı tarafça TTK 18/3 maddesine uygun olarak ayıp ihbarında bunulduğuna ilişkin bir belge veya delile rastlanılmadığı, bu nedenle davalı tarafından davacıya kesilen iade faturasının mahkeme tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı icra takip dosyasına vaki kısmi itirazının iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız itirazları nedeniyle itiraza konu edilen kısmi asıl alacak tutarı olan 34.515,00 TL'nin %20'si oranında olan 6.903,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, Dairemizin 19.01.2022 tarih ve 2019/1057 karar, 2022/108 karar sayılı kararı ile, mahkemece davalıya ayıp ihbarının ispatı hususunda tanıklarını bildirmek üzere imkan ve süre verilmesi, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispatlanması halinde, davalının ayıplı olduğunu ileri sürdüğü tüm ajandalar üzerinde, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, ajandaların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise açık ayıp mı yoksa gizli ayıplı mı olduğunun belirlenmesi,
ayıplı imalatlardaki ayıbın giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihteki serbest piyasa rayicine göre tespiti, toplam iş bedelinden ayıplı imalat bedelinin ve yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında, varsa yüklenici alacağına hükmedilmesi gerektiği, öte yandan, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmasına rağmen, ayıp ihbarına ilişkin olarak TBK'nın 474. maddesi gereğince değerlendirme yapılması yerine, taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesi olduğu kabul edilerek TTK'nın 18 ve 21.maddeleri ile TBK'nın 223.
Maddesi esas alınmak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yerel mahkemece, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından ürünlere ilişkin ayıp ihbarının süresinde bulunduğunun kabululünün gerektiği, sipariş edilen 3500 adet ajandanın 1.910 tanesinin dağıtılmış olduğu, kalan ajandalar bakımından ise sözleşmede belirtilen özellikleri taşımadığı gerekçesi ile belirlenen bedelin ödenmemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu, davalı ürünleri teslim aldığında ayıp ihbarında bulunduğu,
ancak akabinde ürünleri dağıtmak suretiyle zımni olarak kabul ettiği, davalının cevap dilekçesinde bedelde indirim talebinde bulunmadığı, davalının zımni kabulü sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra dairesinin ...
Esas Sayılı icra takip dosyasına vaki Kısmi itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız itirazları nedeniyle itiraza konu edilen kısmi asıl alacak tutarı olan 34.515,00 TL'nin %20'si oranında olan 6.903,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu ajandalardaki ayıp gizli ayıp niteliğinde olduğundan mahkemece davalının zımni kabulü ile davacının sorumluktan kurtulduğuna yönelik kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu gereğince ajandaların gizli ayıplı olduğunun belirlendiğini, gizli ayıp olması sebebiyle gizlenen ve usulüne göre gözden geçirilme sırasında fark edilemeyecek olan ayıp niteliğinde olduğundan sorumluluğun devam edebileceğini, ajandalardaki ayıp ağır kusur niteliğinde olduğundan davalının sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, satıcının ağır kusurunun sonuçlarının TBK'nın 225. maddesinde düzenlendiğini,
ağır kusurlu olan satıcının sorumluluktan kurtulamayacağını, ajandaların 192 sayfa olması gerekirken 176 sayfa olmasının davaya konu ajandaların ajanda niteliğinden çıkması anlamına geldiğini, davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ajandaların ajanda olma niteliğinde bulunmadığından fatura bedelinden indirim ile zararın giderilebilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu,
bilirkişi raporunda sayfa eksiklerinin ayıplı olduğu halde defter şeklinde tasarlandığı için kullanıma engel olmadığı ve davalı tarafından da ajandaların 1910 adedinin dağıtıldığı dikkate alındığında fatura bedelinden %10 reklamasyon bedelinin düşülmek suretiyle davacı yüklenicinin iş bedelini talep edebileceğini bildirdiğini, bilirkişinin %10 indirimi neye göre belirlendiğini açıklamadığını, itirazlarına rağmen açıklanmadığı için raporun eksik tanzim edildiğini, ajandaların geç teslim edilmesi hususunun bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini,
bilirkişinin ajandalarda yan kağıtların yapışık olmasının ayıp teşkil etmeyeceğine yönelik tespitinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında ajanda broşür işlerinin yapımı konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı yüklenici fatura alacağının tahsili için icra takibine girişmiş, takip alacağının bir kısmı ödenmiş ancak bakiye 34.515,00 TL kısmı için davalı tarafından icra dosyasında itiraz edilmiş, davacı tarafça itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalı taraf, imal edilen ajandalardan bir kısım ayıpların bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece, süresinde ayıp ihbarı yapıldığı, ayıpların bilirkişi raporu itibariyle gizli ayıplı olduğunu ancak davalı tarafından ajandaların 1910 adet kısmının dağıtıldığını, ajandaların dağıtılması sebebiyle ürünlerin davalı tarafından kabul edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında ajanda yapılması konusunda anlaşma bulunmaktadır.
Yüklenici tarafından ürünlerin 5.000 Adet kısmı 12.12.2017 tarihinde, 3.000 adet kısmının 25.12.2017 tarihinde teslim edildiği, iş bedeline yönelik olarak davacı tarafından 05.01.2018 tarihli ve 08.01.2018 tarihli iki ayrı fatura kesildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda.
192 sayfa olarak düzenlenmesi gereken ajandaların 176 sayfa olarak hazırlanarak davalı tarafa teslim edildiği, ayıplı ürünün gizli ayıplı olduğu, ancak bu haliyle ajandaların kullanılabildiği, ayıplı haliyle ürünlerin toplam bedelinin 20.160,00 TL + KDV olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf teslim aldığı 3500 adet ajandanın 1.910 adetlik kısmını kabul ederek müşterilerine dağıtmıştır. Bu nedenle, davalının 1.910 adet ajandayı mevcut hali ile kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından bu miktar ajandayı kabul etmiş olması sebebiyle bu ajandalar yönünden ayıp nedeniyle bir talepte bulunması mümkün değildir. Kalan 1.590 adet ürün yönünden ise davacının ayıp sebebiyle zararının giderilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır.
Bilirkişi raporuna göre ajandaların mevcut ayıplı haliyle kullanılabileceği belirtildiğinden, söz konusu ajandaların bu haliyle bedelinin tespiti gerekmektedir.O halde; bilirkişi raporuna göre 3.500 adet ürünün ayıplı kabul edilmesi halinde toplam bedelinin 20.160,00 TL + KDV = 23.788,80 TL olduğu hesaplandığından ayıplı 1 adet ajanda fiyatının 6,7968 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre ayıplı teslim edilen ürünlerin bedeli 1.590 adet X 6.7968 TL = 10.806,91 TL olarak hesaplanmaktadır. Yine, ayıplı haliyle kabul edilen 1.910 adet ürün toplam 22.750,00 TL + KDV = 26.845,00 TL olup, ayıpsız 1 adet ajanda fiyatı 7,67 TL olmaktadır. Ayıplı teslim alınıp kabul edilen ajanda bedelinin 7,67 TL adet X 1.910 adet = 14.649,70 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının toplam iş bedeli alacağının 14.649,70 TL + 10.806,91 TL = 25.456,61 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken 34.515,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, davacının alacak miktarı bilirkişi incelemesi ve yargılama ile belirlendiğinden takip konusu alacağın likid olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, davanın kısmen kabulü ile, 25.456,61 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/1317, K. 2024/37, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama