İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1574 K.2024/358

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2023/1574Karar2024/358Tarih8 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.055 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Dosya no
2023/1574
Karar no
2024/358
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/05/2023
Numarası
2018/860 Esas, 2023/517 Karar
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
20/09/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.055 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 02/05/2018 tarihinde yapılan sözleşme gereğince davalı işletmenin, davacı şirketin İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Mahallesi ... Sok. ... Ada ...

Parsel Üzerinde inşa ettiği taşınmazda kain dairelerin mutfak dolapları ve oda kapılarının yapımını üstlendiğini, davalı işletmenin üzerine aldığı iş montaj dahil olmak üzere 180,00 Metretül lake mutfak dolabı ve 143 adet lake oda kapısının montajı dahil olmak üzere 20/06/2018 tarihine kadar davacıya teslim edilmesi kararlaştırıldığını, davalıya 15.000,00-TL peşinat 25/09/2018 vade tarihli 200.000,00-TL tutarında senet 25/10/2018 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli çek davalı işletme hesabına düzenlendiğini ve verildiğini, davalı tarafın yalnızca 19 Metretül alt ve üst dolapları kapakları ile birlikte montajını yaptığını,

40 Metretül alt ve üst dolabı ise kapakları dahi olmadan takıp bıraktığını, bunun yanı sıra 143 adet iç mekan kapısından yalnızca 20 adedinin montajı yapıldığını ve fakat bu kapıların hem sözleşme hükümlerine uyulmadan hemde edinimin ifa tarihi olan 20/06/2018 tarihinden sonra gerçekleştirerek ifa olunduğunu, kalan 123 adet iç mekan kapısına dair ise hiç bir işlem yapmadığını, davalı hesabına sözleşme gereği ifa edilecek edime karşılık olarak düzenlemiş olduğu çek ve senetler geri istendiğini, 03/09/2018 tarihinde noterden ihtarname ile ihtaratta bulunduğunu ve işbu ihtarın 11/09/2018 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini,

davalı kötü niyetle hareket ederek hukuken hak sahibi olmadığı bir parayı tahsil etmeye çalıştığını, davacı şirketin davalı işletmeye borçlu olmadığının tespitini 25/09/2018 ödeme tarihli 200.000,00-TL tutarındaki senedin iptali ile çekin ödenmesinin men edilmesine karar verilmesini, çek ve senedin ciro edilip edilmediği bilinmediğinden davalıdan ve öğrenilecek cirantalara işbu davanın ihbar edilmesi ve cirantaların iş bu davaya müdahil edilmesini, davalı işletmenin 02/05/2018 tarihli sözleşme şartlarına aykırı davranarak davacı şirketin zararına neden olması sebebiyle ödenmesi gereken cezai şart bedelinin tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; davalının sözleşmeden hemen sonra edimini gerçekleştirmek için inşaata ölçü almaya gittiğini ancak inşaatın daire şaplarının atılmadığını gördüğünü ve ölçü alamadığını, muhatabın şap atılması işlerini bir hayli geciktirdiğini, teslimatın gecikmesinin nedeninin davacının yine davalı işçilerine zorluk çıkarmasından kaynaklandığını, davalı edimini yerine getirmek için malzemenin tamamına yakınınını temin ettiğini ve imalata başladığını, sözleşmede belirtilen edimin yaklaşık 2/3ünün imalatını yaptığını ve inşaatta bulunan 7 daireye ait kapı ve mutfak dolabı montajlarını da gerçekleştirdiğini,

diğer dairelerin kapı ve mutfak dolabı montaj işlemlerini ise muhatabın engellemesi nedeni ile gerçekleştirilemediğini, davalının imal ettiği ve tedarik ettiği malzeme miktarının ne olduğunun tespiti için sulh hukuk mahkemesine değişik iş dosyası ile tespit talebinde bulunduklarını, davacı yanın işin bedeli olarak verdiği çek ve senetleri ödenmeden kaçınmak ve gerçek dışı iddialarla tamamen haksız menfaat temini peşinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi nedeniyle 25/09/2018 vadeli 200.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ...

Mobilya olan bonodan dolayı menfi tespit, 100.000,00-TL bedelli çek için istirdat ve cezai şart bedelinin tespiti talep edildiğini, bilirkişi kök ve ek raporları itibariyle davalının, davacının inşa ettiği taşınmazda kain dairelerin mutfak dolapları ve oda kapılarının montaj dahil yapımını üstlendiği, eser sözleşmenin sona erdiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, sözleşme bedelinin 501.662,84 TL olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın yapmış olduğu imalatın toplam bedelinin (tam ve natamam olarak monte edilen dolaplar dahil) 87.041,52-TL olduğu,

yapılamayan iş bedelinin 351.374,00-TL+%18 KDV olduğunun tespit edildiği, davacının davalı tarafa sözleşmenin başında 15.000 TL ödeme yaptığı, daha sonra davalıya bu iş için 100.000 TL değerinde çek verildiği, bu çekin alt yüklenici ihbar olunan/tanık ...'ye geçtiği, davacının ...'ye 78.000 TL ödeme yaparak çeki geri aldığı, bu durumda davacının toplamda (78.000+15.000) 93.000 TL ödeme yaptığı, davalının 87.041,52-TL hakkedişi bulunduğu,

bu nedenle davacının (93.000- 87.041,52) 5.958,48-TL davalıya fazla ödeme yaptığı anlaşıldığını, , bu bedeli davalıdan talep edebileceği, ayrıca sözleşme bedelinin 501.662,84 TL ve davalının 87.041,52-TL hakkedişi gözetildiğinde, davalıya teslim edilen 200.000,00-TL bedelli bono bedelsiz kaldığından bono yönünden menfi tespit istemi de yerinde olduğunu, cezai şart bedelinin tespiti talebi itibariyle sözleşmede cezai şart kararlaştırıldığını, cezai şartın istenebilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı ve cezai şarta hükmedilmesi eda davasının içerisinde tartışılabilecek bir husus olması,

eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı kanaati ile cezai şart bedel talebin reddi gerektiği kanaati ile; davanın kısmen kabulü ile. 25/09/2018 vadeli 200.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... Mobilya olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstirdat istemi yönünden 5.958,48-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Ceza koşuluna ilişkin talebin reddine karar vermiştir.

Davacı vekili istinafında; davalı taraf hukuki ihtilafa konu olan somut uyuşmazlıkta, davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması sebebiyle akde aykırı hareket ettiğini, dolayısıyla ceza-i şart koşulları oluştuğunu, ceza-i şartın koşullarının yerine geldiğinin tespit edilmesi ve davacı ilgili tazminata hak kazandığının tespit edilmesi halinde davacı, icra takibi yoluyla da tespit edilen alacak kalemini talep edebileceğini, davacının hukuki yararının bulunduğu gerçeği her türlü izahtan vareste olduğunu, davacıyı bir eda davacı açmaya teşvik edilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu,

taraflar arasında akdedilen 02.05.2018 tarihli sözleşme gereği; davalının ifa etmekle yükümlü olduğu "iş" 180 mTül lake mutfak dolabının imalatı ve montajı ile 143 adet lake oda kapısının imalatı ve montajını kapsadığını, Borcun ifasının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiş olması davalı yanın doğrudan sözleşmeden doğan yükümlülüğüne uymadığını gösterdiğini, sözleşmede hüküm altına alınan "...işin teslimi olmazsa şirketin zararı karşılaması amacıyla yukarıdaki toplam rakamın %25'i oranında ...

Mobilya'dan verilen çek ve senetle beraber 2 iş günü içerisinde nakten alınacaktır..." cezai şart hususu devreye gireceğini, Cezai şart; özel bir ayrıma tabi tutulmaksızın sözleşmenin yüklediği "işin" eksik, hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi dahil tüm hallerde uygulanabilecek düzeyde olup sözleşmeye aykırı ifada bulunma, ifadan kaçınma veya eksik ifada bulunma risklerine karşı caydırıcılık oranının yüksek olması adına taraflarca net bir şekilde belirlenmiştir.

Yani kısmi ifa, gereği gibi ifa etmeme vb. haller; kusurluluk veya eksiklik oranında cezai şarta esas alınacak bedeli azaltacak kıstaslar olmadığını, davalı tarafın sözleşmede belirtilen toplam bedel üzerinden %25 ceza-i şart sorumluluğu bulunduğunu, Bilirkişi hesabı yaparken sözleşmede belirtilen ve esas alınması gereken tutardan %18 oranında KDV'yi düşmüş, yapılan işlerin karşılığı olarak tespit edilen 73.764,00 TL'yi çıkarmış kalan tutarın %25'ini hesaplamış ve hesaplanan tutara %18 oranında KDV ekleyerek 103.655,33 TL'lik sonuç elde ettiğini, oysa bu hesap hatalı olduğunu, kısmi ifa, gereği gibi ifa etmeme vb. haller;

kusurluluk veya eksiklik oranında cezai şarta esas alınacak bedeli azaltacak kıstaslar olmadığını, sözleşme metninde belirlenen sözleşme bedeli olan 501.662,84 TL'nin %25'i hesap edilerek cezai şarta tekabül eden miktarın hesaplanması gerektiğini, hesaplama yapıldığında bu miktar 501.662,84%25=125.415,71 TL olduğunu, davalının sözleşmede kararlaştırılan iş ve işlemleri yerine getirmede temerrüde düştüğü ve dolayısıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyerek akde aykırı davrandığı sabit olduğunu, davacı lehine ceza-i şartın koşulları oluştuğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılarak,

cezai şart bedel taleplerinin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafında; taraflar arasında daire kapıları ölçüleri 900x2850mm, kapıların hareketli kısımları yüksekliği 2100mm, kapılardan 40 adedi camlı ve 3 göbekli olarak 103 adedi ise camsız sadece göbekli olarak belirlendiğini, teslim süresine ilişkin ise 6 dairenin kapı ve mutfaklarının 20.06.2018 tarihine kadar teslim edilmesi kararlaştırıldığını,

ancak davacı şirket sözleşme akdedildikten sonra her nedense ölçü dışı(1000x3000mm’yi geçecek şekilde hareketli kısımlar yüksekliği 2350mm olacak şekilde) iş yapılmasını ve dairelerin daha aydınlık görünmesi için tüm kapıların camlı olmasını(bunlardan 40 tanesinin tamamının çerçeveli bölmeli camlı ve 103 tanesinin ile alt kısımlarının göbekli üst kısmının ise camlı olmasını ve fiyat farkı ödeneceğini belirtmesi üzerine davalının kabul ettiğini, inşaata ölçü almaya gidildiğinde, daire şaplarının atılması işleminin tamamlanmadığı görüldüğünü, gecikme sebebiyle teslimat süresinin de geciktiğini,

edimin yerine getirilmesi için gerekli malzemenin tamamı davalı tarafından temin edilerek imalata başlanıldığını, 2/3 imalat tamamlandığını, 7 adet dairenin kapı ve mutfak dolabı montajlarının gerçekleştiğini, diğer dairelerin kapı ve mutfak dolabı montaj işlerinin ise davacı tarafın engellemesi nedeniyle gerçekleştirilmediğini, davalının imal ettiği ve edarik ettiği malzeme miktarını tespiti için İstanbul 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/143 değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını,

tespit raporunda görüldüğü üzere kapı imalatlarının standart dışı özel imalat olduğu ve ölçülerinin 2350*900 olduğu tespit edilerek kapı ve mutfak dolapları için malzeme ve işçilik maliyetinin KDV hariç 225.824,00 TL olduğu tespit edildiğini, sözleşme gereğince ödenmesi kararlaştırılan nakit ödemeler itibariyle sadece 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, 02.05.2018 tarihli ödeme detayında ilk altı dairenin kapı ve mutfak montajı yapıldıktan sonra.

25.11.2018 tarihli 156.662,84-TL. bedelli çek düzenlenerek davalıya teslim edileceği düzenlendiğini ancak bu altı dairenin kapı ve mutfak dolabı montajı yapılmış olmasına rağmen bu çek kendilerine teslim edilmediğini, bilirkişiler her nedense davalı işyerinde montaja hazır vaziyette bulunan kapı ve mutfak dolabı kapakları ile yarı mamul vaziyette bekleyen kapı kasası ve pervazların bedelinin ne miktar olduğunu hesaplamadığını, kapı ve kasa ölçülerinin standart ölçü olup olmadığı,

sözleşmede belirtilen ölçü dışı 1000x3000 mm’yi geçecek ve hareketli kısımların yüksekliğini 2350 mm olacak şekilde ve kapıların üs kısımlarına taç yapılmasını istendiğini, sözleşme dışında maliyeti arttırıacak şekilde imalat yapıldığını, sözleşme belirlenen zamanlarda nakdi ödemeler yapılmadığı hususu bilirkişi tarafından incelenmediğini, dinlenen tanık anlatımları ispatlandığı gibi, ölçü alınmaya gidildiğinde henüz şap atılmaması sebebiyle ölçü alınamaması sebebiyle gecikme meydana geldiğini, bu husus tanık anlatımları ile ispat edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 0205.2018 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşme ile davacının inşaa ettiği bağımsız bölümlerin mutfak dolapları ve oda kapılarının yapılması ve montaj yapılması kararlaştırılmıştır.

Davada davacı, sözleşme gereğince 180 metretül lake mutfak dolabı ve 143 adet lake oda kapısının yapılması yapılması gerekirken 19 metretül dolap, 40 metretül dolap kapaksız ve 20 adet kapı takıldığını, iş sebebiyle davalıya çek ve senetlerin verildiğini belirterek, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti, çek ve senet iptali ile sözleşme gereğince cezai şart bedelinin taspitini talep etmiştir.

Davalı, sözleşme gereğince verilen işin sipariş ölçüleri değiştiğini, davacı taraf iş bedel farkını kabul ettiğini, ölçü almaya gittiklerinde henüz şapların atılmaması sebebiyle işe başlayamadıklarını, işin yapımı geciktiğini, davacı iş bedelinin taksitlerini ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu 100.000,00 TL bedelli çek'in davacı tarafından 78.000,00 TL ödenerek alınması, 15.000,00 TL peşinat ödemesi ile birlikte davacının toplam 93.000,00 TL ödeme yaptığı ancak alınan bilirkişi raporu gereğince davacı tarafından 87.041,52 TL bedelli iş yapıldığının tespit edildiğini kabul ederek, 200.000,00 TL senetten dolayı borçlu olmadığına, cezai şart tespit talebinin reddi ile fazla ödenen 5.958,48 TL bedelin istirdadına karar vermiştir.

Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafından üstlenilen edim süresinde yapılmak suretiyle teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalı tarafından toplam 87.041,52 TL iş yapıldığı anlaşılmış olup, davacı tarafından gerek çek ödemesi ve gerek ise peşinat ödemesi ile birlikte 93.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

Davacı iş sahibinin işin süresinde yapılmaması sebebiyle sözleşme ilişkisini sona erdirmesi ve sözleşmenin sona ermesi sebebiyle davalı gerçekleştirdiği iş miktarının bedelini hakettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından İİK 72 maddesi kapsamında menfi tespit davası açılmış olup, fazla ödenen kısım için taleple bağlı olmadan istirdat davasına dönüşmektedir. Davacı tarafından 5.958,48 TL fazla ödeme yapıldığından bu bedelin istirdat kararı verilmesi doğru olmuştur.

Yine, iş bedeli olarak davalı tarafa verilen 200.000,00 TL bedelli senet yönünden, davalı tarafından yapılan iş v e bedeli itibariyle alacaklı olmadığı anlaşıldığından menfi tespit kararı verilmiş olması doğru olmuştur. Yine, davacı tarafından sözleşme gereğince cezai şart bedelinin tespiti talep edilmiş olup, eda davası ile talep edebilme imkanı bulunmasına rağmen tespit talep edilemeyecek olması sebebiyle mahkemece tespit talebinin reddine yönelik kararı doğru olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2018/860 Esas, 2023/517 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalı tarafça yatırılması gereken 14.069,02 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.527,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.541,52 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/1574, K. 2024/358, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1574
Karar No
2024/358
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1575 K.2024/925
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1577 K.2024/927
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1577 K.2024/570
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1579 K.2024/928
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1580 K.2024/929
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1581 K.2024/930

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.