KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/2050
- Karar no
- 2025/450
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2023
- Numarası
- 2023/530 Esas, 2023/1067 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.581 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalının fatura karşılığı müvekkiline tekstil imalatı işi yaptırdığını, borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ...
AŞ’nin ihtiyaç duyduğu kumaşların tedariki işini yaptığını, aldığı siparişin yapım işini davacıya verdiğini, davacının ayıplı imalat yaptığını, kendilerine ait olan kumaşların sararmasına neden olduğunu, davacının ürünleri onarım için geri almasına rağmen kumaşların onarım işinin de yapılmadığını, müvekkiline ait 700 kg kumaşın zarar gördüğünü, bu sebeple davacıya 15.498,00 TL bedelli fatura keşide edildiğini, davacının bu faturaya itiraz etmediğini, davacının müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 2017/68 Esas,
2018/632 Karar sayılı karar ile,taraflar arasında fason boyama ve yıkama hizmetine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından tanzim olunan 6 adet 15.375,28 TL bedelli faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın ayıplı imalat nedeniyle düzenlenen reklamasyon faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından kesilen reklamasyon faturasının davacıya tebliğ ya da teslimine ilişkin belgenin yargılama sırasında sunulmadığı, reklamasyon faturasına dayanak bilirkişi veya tespit raporu bulunmadığı,
ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davalının elinde bulunmaması ve malların nerede olduğu hususunda açıklama yapılmaması nedeniyle ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ayıp nedeniyle ürünlerin gerçek değeri altında satılarak zarara uğradığının da iddia ve ispat edilemediği,
bu nedenle eserin ayıplı olarak imâl edildiğinin kabulü ve buna göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 15.375,28 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20 si oranında 3075,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemiz 11.04.2023 tarih 2023/478 Esas ve 2023/464 Karar sayılı ilamı ile,
" ... mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dairemiz kaldırma kararında, dosya kapsamındaki 03/06/2016 tarihli 1290 kg ve 06/06/2016 tarihli 702 kg'lik irsaliyelerde teslim alan kısmında davalı tarafın imzasının bulunduğu, diğer irsaliyelerde ise imza bulunmadığı tespit edilerek, mahkemece davalının ayıp iddiasının ispat edilemediğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemece davacının ne kadarlık iş bedelini hakettiği yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı,
bu durumda bir tekstil mühendisi bilirkişi de ilave edilmek suretiyle davacının alacaklı olduğu 6 adet fatura nedeniyle kaç kg kumaş yıkandığı, bunlardan tamir edilenler de dahil kaç kg kumaşın davalıya teslim edildiği, bir kısım irsaliyelerde imza bulunmadığı da gözetilerek belirlenip, davacının yaptığı iş karşılığında ne kadarlık iş bedeline hak kazandığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece dava konusu irsaliyeler incelenerek, davalının imzası bulunmayan irsaliyeler esas almak suretiyle; teslim irsaliyelerinde davalının imzaları yoksa ürünün davalı tarafından teslim alınmadığı kabul edilerek, bilirkişiden bu hususta ek rapor alınmak suretiyle, davacının bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. " gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece yargılama yapılmıştır.Mahkeme,
ek bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere sunulan sevk irsaliyelerinde imza bulunmayanalar yönünden davalının belirtilen ürünleri teslim almadığı kabul edildiğinde davacının davalıdan tamir edilmek üzere 4.499 kg kumaş teslim aldığı, teslim almış olduğu kumaşların 1.992 kg kumaşı davalıya teslim edildiği ispatlandığı, 499 – 1.992 = 2.507 kg kumaşın davalıya tesliminin ispata muhtaç olduğu, davalının 700 kg. kumaşı eksik aldığını kabul ederek davacıya 15.498,00 TL reklamasyon fatura kestiği, dolayısıyla taleple bağlılık esası gereğince davalının davacıdan 15.498,00 TL reklamasyon alacağı olduğu,
davacı alacağı olan 15.375,28 TL’den davalının reklamasyon alacağı olan 15.498,00 TL’nin mahsup edilmesi neticesinde davacının icra takip tarihinde davalıdan herhangi bir alacağı kalmaması sebebiyle davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin mahkemenin davacının davalıdan alacağı olmadığı gibi bir tespit yapıldığını, hakimin bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp kararı kendisinin vermesi gerekirken tamamen raporla bağlı kalarak rapora dayanarak hatalı hüküm kurduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde 700 kg. malı teslim almadığı yönünde bir beyanı bulunmadığını,
davalı tarafın cevap dilekçesinde defalarca tamire gönderildiği halde 700 Kg. malın zarar gördüğünü iddia ettiğini, malların davacıda kaldığı yönünde bir beyanda bulunmadığını, davalı tarafın davacıya gönderdiği reklamasyon faturasının davacıya tebliğ edilmediğini, dosyaya alınan 4.4.2022 tarihli ek raporda ise yine davalı tarafça böyle bir iddia olmadığı halde 168 kg. malın teslim edilmediği yönünde rapor tanzim edildiğini, itiraz üzerine alınan ek raporda da aynı hesaplamalar yapıldığını, davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğunu,
ayıp iddiası ile düzenlenen 21.6.2016 tarihli reklamasyon faturasını talep edemeyeceği yönündeki tespitinin son derece yerinde olduğunu, davacı tarafından beyan edilen tespit edilmeden ayıp iddiasında bulunmasının keyfi olarak iade faturası kesmesinin bir anlamı olmadığının ispatlandığını, davalının 31/10/2017 tarihli delil listesinde davalı firma tarafından düzenlenmiş tüm tamir için sevk irsaliyelerinin de dosyaya sunulduğunu, bunların da imzasız olduğunu, irsaliyelerin davalı tarafından dosyaya sunulmasının imzalı imzasız tüm irsaliyelerin davalıya mal ile birlikte ulaştığı teslim edildiği anlamına geldiğini,
davalının da bu aşamaya kadar eksik teslim edilen mal iddiası bulunmadığını, davalı tarafından da aynı irsaliyelerin 1. 2. nüshalarının dosyaya sunulduğunu görülmekle kendisi de imza olmasa dahi malları aldığı kabul ettiği anlamına geldiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici; davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında davalı iş sahibine ait kumaşların yıkanması konusunda sözlü eser sözleşmesi bulunmaktadır.
Davacı tarafça davalı adına toplam 15.375,28 TL tutarlı 6 adet fatura düzenlenmiş olup, bilirkişi incelemesine göre bu faturaların davalı iş sahibinin defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Davacı bu faturaların bedeli olan 15.375,28 TL asıl alacak, 113,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.488,83 TL'nin tahsili için icra takibi başlatmış, işbu dava ile asıl alacak olan 15.375,28 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı tarafça 15.498,00 TL bedelli 700 kg kumaş yönünden reklamasyon faturası düzenlenmiş olup bu faturanın davacı defterlerde kayıtlı kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı davacının yaptığı işlemler nedeniyle kumaşların sarardığını tamir için göndermesine rağmen 700 kg kumaşın hasar gördüğünü, bu nedenle reklamasyon faturası düzenlendiğini belirtmektedir.Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacak miktarı 15.375,28 TL olduğu ancak davalı tarafından davacı tarafa tamir için gönderilen ürünlerin tamir sonrası davacı tarafından davalıya teslim için düzenlenen ırsaliye faturaları itibariyle 2.500, Kg ürünün teslim edilmemiş olduğu tespit edildiği, davalı 700.
Kg ürün teslim edilmediği yönelik savunması sebebiyle davalı beyanı doğrultusunda 700 kg eksik teslim edilen ürün bedeli 15.498 TL olduğu, davacının bakiye alacağı kalmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.Davacı tarafından girişilen icra takibine davalı tarafından itiraz ile durması sebebiyle yargılamaya konu itirazın iptali davası davacı tarafından açılmıştır.Mahkeme 25.06.2018 tarih 2017/68 Esas ve 2018/632 karar sayılı kararı ile,
bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının iş bedeli alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak likid kabul edilerek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı istinaf edilmesi üzerine,dairemiz 25.01.2021 tarih 2018/1470 Esas ve 2021/152 karar sayılı ilamı ile; mahkemenin davalının ayıp iddiasının ispat edilemediği kabul edilmesi doğru olduğunu, mahkemece davacının ne kadarlık iş bedeline hakkettiği yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, tekstil mühendisi bilirkişi ilave edilerek davacının alacaklı olduğu 6 adet fatura nedeniyle kaç kg kumaş yıkandığı, bunlardan tamir edilenler dahil kaç kg kumaşın davalıya teslim edildiği,
bir kısım irsaliyelerde imza bulunmadığı da gözetilerek belirlenip verilmesi hatalı bulunarak mahkeme kararı kaldırılmıştır.Mahkemece, bilirkişi heyetinden rapor almış ve yapmış olduğu yargılama sonucunda, bilirkişi raporu gereğince davalıya 168 kg kumaş eksik teslim edildiği belirlenip bu miktar bedeli olan 3.719,52 TL davacı alacağından düşülmek suretiyle davacının 11.655,76 TL üzerinden davanın kabulüne, icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı istinaf edilmiştir.Dairemiz 11.04.2023 tarih 2023/478 Esas ve 2023/464 karar sayılı ilamı ile, dairemiz kararı gereğince inceleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece dava konusu irsaliyeler üzerinde imza bulunup bulunmadığı, davalı tarafından teslim edilip edilmediği hususu incelenmeden karar verildiğinden, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor almıştır. Mahkeme, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 12.09.2023 havale tarihli raporunda, davacıya tamir için teslim edilen kumaşların teslimi için davacı tarafından sevk irsaliyesi düzenlendiği ancak bir kısım sevk irsaliyelerinde davalı iş sahibinin imzası bulunmadığı ve davalı tarafından teslim edilmediği belirtildiği, sevk irsaliye ile teslim edilmeyen 2.507 kg olduğu bildirilmiştir.
Her nekadar mahkeme davalı savunmasında 700 kg ürün için reklamasyon düzenlendiği ve teslim alınmadığı kabul edilmiş isede, davalı tarafından ayıplı ürün sebebiyle reklamasyon faturası düzenlenmiştir.Yargılama aşamasında ayıplı imalat ve teslim hususunda davalı iddiasını ispat edememiştir. Bu sebeple davacı tarafından teslim edilmeyen ürün miktarının 2.507 kg olduğu kabulü gerekmektedir.
2507 Kg ürün bedeli itibariyle dava konusu icra takibi miktarından fazla olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/2050, K. 2025/450, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama