KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Dosya no
- 2023/2065
- Karar no
- 2024/8
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2023
- Numarası
- 2022/244 Esas, 2023/560 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
1.953 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi gereğince bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, 25/03/2016 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında düzenlenen 04/11/2014 tarihli akıllı bileklik yazılımı geliştirilmesi konulu sözleşme gereğince müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, yapılan iş karşılığında müvekkilince düzenlenen 6 fatura karşılığında davalı yanca 84.960,00 TL ödenmesi gerekirken müvekkiline 39.320,00 TL ödendiğini, davalı şirketin 45.640,00 TL borcu kaldığını, ayrıca davalının henüz faturalandırılmamış 48.000,00 TL + KDV daha borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akıllı bileklik yazılımı geliştirilmesi için düzenlenen 04/11/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, işi eksik bıraktığını, müvekkili yanca davacıya yapılan iş karşılığı olarak 39.320,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacıya gönderdiği 04/03/2016 tarihli ihtarname ile işin tamamlanmasını ihtar ettiği halde işin tamamlanmaması üzerine sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 31/10/2017 tarihli karar ile; davanın kabulü ile, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalıdan tahsiline karar verilmiş, mahkeme kararına karşı davalı vekilince 28/12/2017 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulmuş, Dairemizin 22/01/2020 tarih, 2018/486 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yüklenicinin sözleşme kapsamında yerine getirdiği yazılım işinin tamamlanma oranının ne olduğu, yapılan yazılımın davalının işine yarayıp yaramadığı,
eserin tamamlanma oranı itibariyle yeni yüklenicinin bu yazılımdan istifade edip edemeyeceği konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı belirtilerek dava konusu akıllı bileklik yazılım işinin götürü bedelli olduğu gözetilerek, yüklenici tarafından yerine getirilmesi gereken yazılımın tamamlanma oranı (işin tamamına göre % olarak) tespit edilip, belirlenen bu tamamlanma oranının sözleşmede belirlenen toplam iş bedeline oranlanmak suretiyle yüklenicinin hakettiği iş bedelinin tespiti için bilirkişilerden ek rapor alınması,
tespit edilen bedelden ödemelerin düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeni esas sayılı dosyada 13/04/2021 tarihli karar ile.
Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle; teknik inceleme sonucu dava konusu yazılım projesi toplamının yaklaşık %80' inin tamamlandığının, %20'lik kısmının ise kesik kaldığının tespit edildiği, proje bedeli toplamının 120.000,00 TL olup, tamamlanan %80' lik kısmının bedelinin 96.000,00 TL'ye tekabül ettiği, ancak davacı tarafından davalı yana bu bedelin 87.120,00 TL' si için fatura tanzim edildiği, davalı yanca hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın bedelin 39.320,00 TL'sinin ödendiği, bu suretle davacının bakiye 56.680,00 TL iş bedeli alacağı bulunduğu,
davacının icra takibinde davalıdan 45.640,00TL alacak talebinde bulunduğu, davalı tarafından bakiye borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge veya bilginin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 45.640,00 TL alacağı yönünden başlatılan icra takibinde davalının itirazının haksız olduğu ve alacağın belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...
Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şekli ile aynen devamına, İcra İflas Kanununun 67/2 maddesi uyarınca (46.640,00 TL'nin) %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karar karşı yine davalı vekilince 26/10/2021 tarihli dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizin 09/03/2022 tarih, 2021/3299 Esas ve 2022/474 Karar sayılı kararı ile, yüklenicinin götürü bedelli sözleşme kapsamında yerine getirdiği belirlenen %80'lik tamamlanma oranlı yazılım işinin, davalının işine yarayıp yaramadığı,
eserin tamamlanma oranı itibariyle yeni yüklenicinin bu yazılımdan istifade edip edemeyeceğinin tespiti konusunda ek rapor alınması ve alınacak ek rapordaki tespitler kapsamında tamamlanan %80'lik kısımdan davalının bu haliyle veya eksik kalan kısmın başka bir yükleniciye tamamlatılması suretiyle yararlanabileceğinin anlaşılması halinde mahkemenin istinafa konu kararına dayanak yaptığı 25/03/2021 tarihli ek rapordaki hesaplamalar da gözetilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak dava dosyası mahkemesine geri gönderilmiştir.
Mahkemece eldeki yeni esaslı dosyadan yapılan yargılama sonunda 12/09/2023 tarihli karar ile, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan 25/03/2021 tarihli bilirkişi kurul ek raporuna göre, dava konusu projelerin aşamalarının. 1.Talepleri Doğru Belirleme (%5), 2.Planlama ve Proje Analizi (%5), 3.Tasarım (%20), 4.Kodlama (%50), 5.Test&entegrasyon (%15) ve 6.Bakım (%5) olmak üzere 6 aşamadan oluştuğu, davacı tarafça üstlenilen projenin ise.
4. aşamaya kadar yapıldığı, 5.Test&Entegrasyon aşamasında davalı yanca ödemenin yapılmamasından dolayı projenin davacı tarafından durdurulduğu, davacı tarafından dava konusu yazılım projesinin yaklaşık %80'inin tamamlanmış olduğu, 05/06/2017 tarihli kök raporda; sunulan ekstreler ışığında davacı yanca davalıya 87.120,00 TL fatura düzenlendiği, davalı yanca hiç bir ihtirazi kayıt konulmaksızın 39.320,00 TL tutarında ödemenin yapıldığı, bakiye tutarın 45.640,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmede proje bedelinin toplam 120.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı,
%80' i tamamlanan projenin iş bedelinin 96.000,00 TL'sine tekabül ettiği, ancak davacı yanca ödenmeyen iş bedeli olarak davalıya 87.120,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, bu bedelin 39.320,00 TL'sinin ödendiği gözetildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 56.680,00 TL olduğu, davacının icra takibinde davalıdan 45.640,00 TL alacak talebinde bulunduğu,
davalı tarafından bakiye borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı tespit edilmekle taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 45.640,00 TL alacağı yönünden başlatılan icra takibinde davalının itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı, alacağın da likit olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmştir.
Davalı vekili 27/11/2023 tarihli istinaf dilekçesiyle, bilirkişilerin test ve entegrasyon- kısmı eksik olan ve bu haliyle işlevselliği kontrol edilemeyen bir yazılım projesinin, gerekli şartlar sağlandığında bir başka yüklenici tarafından yaptırılabilir olduğu görüşünün taraflarınca kabul edilmediğini, işlevselliği taraflarınca ve bilirkişilerce hala tespit edilemeyen bir yazılımın, yeni bir yükleniciye verildiği takdirde, 5. aşamaya kadar olan safhalarda olası bir eksiklik olduğu durumda, müvekkilinin tekrar mağduriyetinin söz konusu olacağını, sözleşme tarihi itibariyle 6 yıl geçmiş olup,
müvekkilinin bu projenin tamamlanmış haliyle elde edeceği kardan oldukça uzak olduğunu, üstelik müvekkilinin elinde hala hayata geçmemiş, tamamlanmamış ve bu haliyle çalışan bir yazılım olup olmadığı bile belli olmayan bir yazılım bulunduğunu, davacı tarafın tamamlamamış olduğu kısmın, müvekkilinin projeyi kontrol etmesi açısından oldukça önemli olmakla birlikte, yüklenici olan davacının edimini yerine getirmemiş olduğundan ve bu eksik hususları tamamlamamış olduğundan, davacının sözleşmedeki bedele hak kazanamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 04/11/2014 tarihli eser sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı yüklenici sıfatıyla, davalı iş sahibine ait akıllı bileklik yazılımının geliştirilmesi işini yapmayı üstlenmiştir.
Sözleşmenin 4.1.1.maddesine göre; yazılım bedeli 120.000,00 TL olup, bu bedel 4 aylık yazılım geliştirme süresinin karşılığı olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 4.1.2.maddesine göre, iş bedeli 10 aylık taksitler halinde ve her taksit 12.000,00 TL olacak şekilde ödenecektir. 4.2.maddeye göre fiyatlara KDV dahil değildir. Davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi hakkında fatura alacağına istinaden 45.640,00 TL bakiye iş bedeli alacağının tahsili için İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin kaldırma kararlarında belirlendiği üzere; taraflar arasında sözleşmenin kurulduğuna ve toplam iş bedelinden 39.320,00 TL'nin ödendiğine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İhtilaf; sözleşme gereğince davacının yüklendiği akıllı bileklik yazılım işini tamamlayıp tamamlamadığı ve yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı yüklenici akıllı bileklik yazılım işinin tamamını eksiksiz ve sözleşmeye uygun şekilde bitirdiği halde bakiye iş bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı iş sahibi ise yazılım işinin sözleşme kapsamında tamamlanmadığını, bu nedenle davacının bakiye iş bedeline hak kazanmadığını savunmuştur. Dosya kapsamından.
Dairemizin birince kaldırma kararından sonra mali müşavir Ahmet Kaya ile bilişim uzmanı ... tarafından hazırlanan 25/03/2021 tarihli bilirkişi kurul ek raporunda; dava konusu projelerin aşamalarının.
1.Talepleri Doğru Belirleme (%5), 2.Planlama ve Proje Analizi (%5),3.Tasarım (%20), 4.Kodlama (%50), 5.Test&entegrasyon (%15) ve 6.Bakım (%5) olmak üzere 6 aşamadan oluştuğu, davacı tarafça üstlenilen projenin 4.aşamaya kadar yapıldığı, 5.Test&entegrasyon aşamasında davalı yanca ödemenin yapılmamasından dolayı projenin davacı tarafından durdurulduğu, davacı tarafından dava konusu yazılım projesinin yaklaşık %80'inin tamamlandığı tespit edilmiştir.
Devamında; sözleşmede proje bedelinin toplam 120.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, teknik inceleme sonucu işin %80'inin tamamlandığı, %80'i tamamlanan projenin, iş bedelinin 96.000,00 TL' sine tekabül ettiği, ancak davacı yanca ödenmeyen iş bedeli olarak davalıya 87.120,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği ve bu bedelin 39.320,00 TL'sinin ödendiği gözetilerek davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 56.680,00 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece bu ek rapor esas alınarak 13/04/2021 tarihli karar verilmiştir.
Dairemizin 09/03/2022 tarihli kaldırma kararından sonra, kaldırma kararı doğrultusunda aynı bilirkişi kurulundan alınan 07/08/2022 ve 17/03/203 tarihli ek raporlarda; dava konusu projelerin aşamalarının.
1.Talepleri Doğru Belirleme (%5), 2.Planlama ve Proje Analizi (%5), 3.Tasarım (%20), 4.Kodlama (%50), 5.Test&entegrasyon (%15) ve 6.Bakım (%5) olmak üzere 6 aşamadan oluştuğu, davacı tarafça üstlenilen projenin 4.aşamaya kadar yapıldığı, 5.Test&entegrasyon aşamasında davalı yanca ödemenin yapılmamasından dolayı projenin davacı tarafından durdurulduğu, davacı tarafından dava konusu yazılım projesinin yaklaşık %80' inin tamamlandığı,
genel olarak yazılım süreçlerinde en önemli aşamalarından olan “5.Test & Entegrasyon” kısmının tamamen bitmemesi durumunda yazılımların sağlıklı bir şekilde çalışıp çalışmadığı konusunda sağlıklı bir sonuca varılmasının mümün olmadığı, “Test & Entegrasyon”un isminde de anlaşılacağı üzere yapılan yazılımların çalışıp çalışmadığı veya eksikliklerin olup olmadığının yazılımcılar tarafından veya taraflar arasında karşılıklı olarak test edilerek yazılımların sağlıklı bir şekilde sonuçlandırıldığı önemli bir aşama olduğu,
yazılım projelerinin tüm aşamaları bir bütün olup tüm aşamalarının tamamen bitmesi durumunda sağlıklı bir şekilde işe yarayacağı, aksi takdirde bu haliyle davalının tüm isteklerini karşılayamayacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece Dairemizin 09/03/2022 tarihli kaldırma kararından sonra, kaldırma kararı doğrultusunda aynı bilirkişi kurulundan alınan 07/08/2022 ve 17/03/203 tarihli ek raporlardaki yazılım projelerinin tüm aşamaları bir bütün olup, tüm aşamalarının tamamen bitmesi durumunda sağlıklı bir şekilde işe yarayacağının, aksi taktirde davalının isteklerini karşılamayacağının belirtilmesi karşısında davacı yüklenicinin TBK'nın 470.maddesi kapsamında edimini eksiksiz yerine getirmediği,
bu nedenle iş bedeline hak kazanamayacağı gözetilerek davanın ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/2065, K. 2024/8, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama