KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1779
- Karar no
- 2025/18
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/08/2024
- Numarası
- 2024/964 D.İş- 2024/965 K.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Talep; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak karşı yanın menkul ve gayrimenkulleri üzerinde ihtiyati haciz konulması talebine ilişkin olup, mahkemece talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Talep eden vekili;
taraflar arasında taşeronluk nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, hakkında ihtiyati haciz talep edilen borçlu şirketin, tamamlanıp teslim edilmiş işlerin bedellerini yaklaşık 2 yıldır ödemediğini ve talep edeni sürekli oyaladığını, alacak kalemlerinde mutabakat ve alacakların vadeli şekilde ödenmesi için hakkında ihtiyati haciz talep edilen borçlu şirketin talebi ile bir protokol imzalanması için görüşmelere başlandığını, bu protokolün imzalanması dahi dört ay kadar sürdüğünü, böylelikle mayıs ayında başlayan protokol imzalama süreci Ağustos ayında son bulup alacak kalemlerinde mutabık kalındığını, kurların sabitlendiğini,
tüm alacağın likit hale getirildiğini ve borcun vadelerde ödenmesi hususunda anlaşıldığını, protokolün 3/f maddesi ile protokole konu yabancı cinsinden borçlar için Euro Kuru: 35,6871 TL, Dolar Kuru: 32,9065 TL olarak sabitlendiğini, ancak hakkında ihtiyati haciz talep edilen borçlu şirketin, bu dört aylık süre zarfında kötü niyetle ve alacaklılarından mal kaçırma kastıyla taşınmazlarını ve gelir elde edebileceği devam eden projelerini el altından üçüncü kişilere devrettiğinin öğrenildiğini belirterek,
borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından, talep edenin alacağı olan 5.850.254,97 TL ve yapılacak masrafları karşılayacak miktarının üzerine haciz konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 21/08/2024 tarihli karar ile, talep eden tarafından sunulan protokol, mutabakat görüşme yazışmaları ve taraflar arasında yapılan yazışmaların fotokopi niteliğindeki belgelerden ibaret olduğu, belge asıllarının dosyada bulunmadığı, her türlü yasal delil incelendiğinde ihtiyati haciz istem dayanağı yapılan alacağın varlığı ve miktarını yargılama ile belirlenecek olması, söz konusu iddia edilen alacağın vadesinin henüz gelmemiş olması, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin bir inşaat şirketi olup yapılan devirlerin mal kaçırma kastıyla yapıldığının yaklaşık ispata muhtaç olduğu,
İİK 257. ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediği, gerekçesi ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile, ihtiyati haciz taleplaerinin müstenidi olan belge asıllarının taraflarından talep edilip teslim alınmadan hüküm kurulduğunu, alacak miktarının yargılama gerektirdiği yönündeki kabulün hatalı olduğunu, talep edenin alacağının borçlu şirket ile imzalanan 02/08/2024 tarihli protokolle sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 257.
Maddesinde vadesi gelmemiş alacaklar içinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin düzenlendiği, karşı yanın mal kaçırdığını,Mahkemece celp edilen tapu kayıtları ile tespit edilen gayrimenkul devirleri dikkatle incelenirse, vaktinde bu taşınmazları borçlu şirkete devredenlerin bu sefer devralan olarak sahneye çıktıklarını.
UYAP kayıtlarından yapılacak basit bir araştırma ile alacaklı olan bir çok alacaklısının başlattığı icra takiplerine de tek örnek dilekçe ile gerekçesiz ve soyut şekilde itiraz edildiğini karşı yanın vadesi gelen kredi borçlarını da ödemediğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Talep eden yüklenici, karşı yan ise iş sahibidir.İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, talep eden vekilinin iddialarının yargılamayı gerektirdiği, taraflar arasındaki 02/08/2024 tarihli alacak tasfiye ve ibra protokolüne göre henüz talep edenin alacağının vadesinin de gelmediği anlaşıldığından; talep edenin taleplerin yerinde olup olmadığı yargılama ile belirlenecek olup, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiştir.Bu nedenle yerel mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle talep eden vekilinin ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1779, K. 2025/18, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama