KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1800
- Karar no
- 2025/8
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2014
- Numarası
- 2024/818 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davalı aleyhine Bakırköy ...
İcra Dairesi ... sayılı icra dosyası ile İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, davalıya 10/08/2024 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının 06/08/2024 tarihinde borca itirazı nedeniyle ilgili icra takibinin durduğunu, borçlunun zaman kazanmak amacıyla icra dosyasına itiraz ettiğini, yargılamaların uzunluğu nedeniyle davalı borçlunun alacaklılardan mal kaçırması ve borçlarını sürüncemede bırakma gayreti içinde olması kuvvetle muhtemel olduğunu, davaya konu alacağın rehinle de teminat altında bulunmadığını, itirazın iptalini,
davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve tensiple birlikte ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davalının davacı şirkete herhangi borcunun bulunmadığı gibi herhangi bir ticari ilişki, sözleşme ve hizmet alımının bulunmadığını, davacı tarafça iddia edilen alacakla ilgili mahkemeye sunulmuş faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, tebliğ edilenlerin ise davalı şirket tarafından davacıya iade edildiğini, borca dayanak gösterilen faturalarda davalının imzasının bulunmadığını,
davalı şirket aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği faiz türünü kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 15/10/2024 ara tarihli karar ile, yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği gerekçesi ile davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,
ihtiyati haciz taleplerinin yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiğini, oysa ki dosya içeriğinde yer alan tüm faturaların her iki şirketin ticari kayıtlarına girdiğini ve davalının da faturalara ilişkin herhangi bir itirazının da olmadığını, davacı tarafından davalı şirkete poster basımı ile ilgili olarak.
31/01/2024 ile 13/06/2024 tarihleri arası düzenlenen toplam 16 adet faturayı davalının elektronik sistemde kabul ettiğini ve dosya içeriğinde yer alan cari hesap tablosuna göre de çeşitli tarihlerde faturalar karşılığı davacıya bankadan çeşitli ödemelerde yaptığını, toplamda 566.460-TL matbaa işleri için düzenlenen faturalar karşılığı, davalının 01/04/2024 tarihinde 1800-TL, 19/04/2024 tarihinde 64.560-TL, 10/05/2024 tarihinde 25.000-TL, 03/06/2024 tarihinde 18.960-TL ve son olarak 28/06/2024 tarihinde 50.000-TL olmak üzere toplamda 160.320-TL ödeme yaptığını, bakiye 406.140-TL lik borcun ise ödemediğini,
her faturanın son ödeme tarihi şerhi de içerdiğini, bu nedenle davalı şirketin temerrüde düşmüş olduğunu belirterek; ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı şirket yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, dava dosyasında tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir.
Bu nedenle yerel mahkemece dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi anılan maddeye uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1800, K. 2025/8, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama