KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Dosya no
- 2025/1952
- Karar no
- 2026/385
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2024
- Numarası
- 2022/277 Esas, 2024/142 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanmış olan taşeronluk sözleşmesinin davalı şirket tarafından 31.12.2012 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, davalının, 31.12.2012 tarihinde akdedilen fesih protokolünde belirlendiği halde ödenmeyen hakedişlerden yapılan nakdi teminat kesintisi alacağı olan KDV hariç 180.744,56 TL tutarındaki teminat kesintisi anapara alacağının tahsili için davalı şirket hakkında İstanbul 25. İcra Müdürüğü’nün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalının itirazı üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazın kaldırılmasına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatı mahkumiyetine karar verildiğini, mahkemenin bu kararının taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini; davalı şirket hakkındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonra takip borcunun, davalı şirket ile haricen yapılan 17.01.2014 tarihli protokol gereğince tahsil harcının davalı borçlu tarafından ayrıca ödenmek kaydı ile 42.866,00 TL nakit, 200,000,00 TL çek karşılığı olmak üzere davalı şirket tarafından ödendiğini;
davacı şirketin takip dosyasına konu olan ve haricen tahsil ettiği KDV hariç 180.744,56 TL tutarındaki teminat kesintisi anapara alacağı ile ilgili olarak düzenlenen 02.05.2014 tarih ve ... sayılı faturayı Kadıköy 15. Noterliğinin 27.05.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde davalıya tebliğ ettirerek fatura nedeniyle tahakkuk eden 32.534,02 TL miktarındaki KDV alacağının derhal ödenmesini ihtar ettiğini, davalı şirketin, faturayı tebliğ aldıklarını ve KDV’si ile birlikte kayıtlarına işlediklerini, ancak 17.01.2014 tarihi itibariyle davalı şirketin kayıtlarına göre davacı şirketten 265.673,04 TL alacaklı olduğu,
davacı şirketin 02.05.2014 tarihli KDV dahil (180.744,56+32.534,02) 213.278,58 TL alacağının düşüldükten sonra bile davalının 52.394,46 TL alacağının kaldığının iddia edildiğini, 17.01.2014 tarihli çek teslim protokolü gereğince İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen yargılama masrafları ve icra inkar tazminatı karşılığı olmak üzere davalı tarafından toplamda 242.866,00 TL ödeme yapılması karşılığında bu dosya alacaklarına mahsus olmak üzere ibralaşıldığını,
bu ibraname kapsamı içerisinde 02.05.2014 tarihli fatura ile tahakkuk eden davacının 32.534,02 TL KDV alacağının mevcut olmadığını belirterek davalının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının 31.12.2012 tarihli fesih protokolü ile hüküm altına alınan hakediş alacaklarının davacıya ödendiğini, 26.02.2013 tarihinde yapılan 65.000,00 TL’lik ödeme ile davalı şirketin davacı şirketten 39.054,44 TL alacaklı hale geldiğini, İstanbul Anadolu 14.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ...
Karar sayılı ilamı ile itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, bu dava ile ilgili olarak davacı şirkete avukatlık ücreti dahil toplanı 242.866,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin bu davada uyuşmazlık konusu olmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki taşeronluk sözleşmesi, fesih protokolü, hakediş ve davacıya yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgelerinin cari hesap dökümü incelendiğinde davalı şirket tarafından davacıya 26.02.2013 tarihi itibari ile 39.054,44 TL fazla ödeme yapıldığını ve davalı şirketin davacıdan bu tutarda alacağının bulunduğunu belirterek,
takas ve mahsup definin kabulüne, davanın reddine, kötü niyetli takip sebebi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 20/02/2024 tarihli karar ile, tüm dosya kapsamına göre; ihtilafın, davacının mali kayıtlarında görünmeyen, davalı tarafından davacıya verildiği ve davacı tarafından yapılan ciro sonucu dava dışı firmaya ödemesi yapıldığı iddia edilen iki adet çekten kaynaklandığı; davacının çekin arka yüzündeki ciroya ilişkin imzasına itiraz ettiği; mahkememizce Adli Tıp Kurumundan alınan 10/11/2023 tarihli raporda, inceleme konusu 23/03/2013 keşide 65.000,00 TL tutarlı ... nolu çek ile 31/03/2013 ve 65.000,00 TL tutarlı ... nolu çeklerde atılı ...
Ticaret Ltd.Şti. imzalarının şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dava dışı şirketin adresinden ayrılmış olması ve yeni adresinin bilinmemesi nedeniyle defterlerinin incelenemediği, bu itibarla davalının iki adet 65.000,00-TL'Lik çek ödemesini ispat edemediği, davacının davalıdan 32.534,02-TL KDV alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile,
takibin 32.534,02-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir.
Dairemizin 17/06/2025 tarih 2025/725 - 2025/648 karar sayılı ilamıyla, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre KDV dahil 213.273,58 TL tutarındaki fatura bedelinin 02.05.2014 tarihi itibariyle ödendiği; davalı defterinde 18/02/2013 tarihli 65.000,00 TL, 26/02/2013 tarihli 65.000,00 TL'lik çek ödemesinin kayıtlı olduğu; davalı tarafça ibraz edilen belgelere göre dava dışı Başkent şirketinin bu iki çek bedelini davacıdan aldığı ve bu durumun dava dışı şirketin muavin defterinde kayıtlı olduğu, ancak davacı defterlerinde kaydın bulunmadığı;
ihtilaf konusu çeklerin incelenmesinde davacı tarafından Başkent şirketine cirolandığı ve dava dışı bu şirkete ödeme yapıldığı savunulmuş ise de davacının ciro imzasına itiraz ettiği ve yapılan incelemede imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği; davalı vekili 04,12.2014 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği dava dışı Başkent şirketi kayıtlarında çeklerin ödenmiş olduğunun belirtilmesi karşısında dairemiz kaldırma kararı itibariyle talimat mahkemesince dava dışı üçüncü şahıs ...
Ltd.Şti.'nin ticari defterleri incelenmesine karar verilmiştir. Ancak görevlendirilen bilirkişi heyeti dava dışı ... şirketinin adresine ticari defterleri incelemek için gittiğinde; adresten 7-8 yıl önce ayrıldığı ve adresinin bilinmediği tespit edilmiştir.
Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil müdürlüğünden celp edilen Ticari Sicil kaydı itibariyle, dava dışı ... şirketinin halen aktif şirket olduğu ve ticari sicil adresinin, bilirkişi tarafından Ticari defterlerin incelenmek üzere gidilen adres olduğu anlaşılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumundan alınan 10.11.2023 tarihli raporda; ... ve ... nolu çeklerin arka yüzlerinde ... kaşe üzerine atılı imzaların ... eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.Davalı, savunmasında geçen iki adet her biri 65.000,00 TL Çek ile ödeme yaptığını ve davacı tarafından bu çeklerin dava dışı ... şirketine ciro edilerek kullanıldığına ilişkin savunmasını dava dosyası itibariyle ispat edemediği, dava dışı ...
Şirketinin ticari sicil kaydı aktif olmasına rağmen ticari sicil adresinde bulunmadığı ve ayrıca çeklerin arkasında davacı şirket temsilcisine ait olduğu belirtilen imzalar davacı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşılmakla, davalı savunmasını ispat edemediği, davalı taraf yemin deliline dayanmadığı dikkate alınarak davalının savunmasını ispat edemediği kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle, tarafların aralarında imzaladığı fesih protokolü gereğince, KDV hariç 180.744,56 TL tutarındaki davacının nakdi teminat alacağı ödemesi davalı tarafından yapıldığı ancak kesilen fatura itibariyle KDV bedeli ödenmediği, KDV bedelinden davalı iş sahibi sorumlu olduğu anlaşıldığından, icra takibi olan 32.534,02 TL davacının KDV bedel alacağının bulunduğu anlaşılmış olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmediğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile Davalının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 32.534,02-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemiz 2024/804 esas ve 2025/84 karar sayılı ilamı ile, dosyada bulunan eksiklik sebebiyle dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkeme tarafından eksiklik tamamlanmak suretiyle dosya 11.04.2025 tarihinde dairemize gönderilmiştir.
Dairemiz 2025/724 Esas ve 2025/648 karar sayılı ilamı ile, davalı istinaf taleplerin reddine karar vermiştir. Mahkemece, 17.12.2025 tarihli yeniden noksan ikmali sonrası dosya gönderme formu ile dava dosyasını yeniden dairemize göndermiş olduğu görülmektedir.
İstinafa konu İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/277 esas ve 2024/144 karar sayılı ilamı ile verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde 2025/724 Esas ve 2025/648 karar sayılı ilamı ile, davalı istinaf taleplerin reddine kesin olarak karar verilmiş ve dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Ancak ilk derece mahkemesi tarafından kesinleşmiş dava dosyasını yeniden noksan ikmali tamamlandı gerekçesi ile istinaf incelemesi için dairemize göndermiş olduğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesinin kararı dairemiz istinaf incelemesi yapılarak istinaf talebin reddi karar verilmiş olup, ilk derece mahkeme kararı kesinleşmiştir. Mahkemece hatalı şekilde bir kez daha dava dosyasını dairemize istinaf incelemesi için gönderilmesi hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1952, K. 2026/385, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama