KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/212
- Karar no
- 2025/216
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/11/2024
- Numarası
- 2023/750 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; ... Şti. unvanlı şirketin, unvan değiştirmek suretiyle ...
A.Ş.'ye dönüştüğünü, taraflar arasında imzalanan 28/07/2010 tarihli sözleşme ve ekleri ile yapılan ilave işler açısından onaylı teklif mektupları ve sair iş ve işlemler kapsamında sağlanan ve mal ve hizmetler karşılığı olarak faturalar tanzim edilerek ve davalı tarafa bildirildiğini, faturalara konu davacı şirket alacaklarının davalı şirket tarafından kabul edildiğini ve dahi taraflar arasında mutabakat sağlandığını, bu hususta taraflardan mutabakat yazılarının da celbini talep ettiklerini,faturalara konu bedeller açısından vade tarihi üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen davalı tarafından tam,
eksiksiz ve zamanında ödemeler yapılmadığını, davalı aleyhine T.C. Kartal ... Noterliğinin 03.02.2023 Tarih ...
Yevmiye Numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, akabinde dava konusu faturalardan ... ve ... numaralı faturalar açısından davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin takip başlatılırken mahsup edildiğini, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme ve onaylı teklif mektupları dahil taraflar arasındaki anlaşmalar gereği bakiye fatura bedelleri ve faizleri ile ... numaralı fatura için 19.10.2022, ... numaralı fatura için 28.10.2022, ... numaralı fatura için 30.10.2022, ... numaralı fatura için 26.11.2022, ... numaralı fatura için 29.12.2022, ... numaralı fatura için 29.01.2023, ... numaralı fatura için 19.10.2022,
... numaralı faturalar için 30.10.2022'den itibaren takip tarihine kadar taraflar arasındaki sözleşme gereği yıllık %5 faiz hesap edilerek; ...sayılı icra dosyasına konu edilerek takip başlatıldığını davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haricen yapılan araştırmada; borçluların ödeme güçlüğü içerisinde olduğu,
mallarını kaçırmaya ve gizlemeye yönelik birtakım davranışlarda bulunduğu ve ayrıca yine şirketi borçlandırmaya gayret etmek suretiyle tahsil imkânının ortadan kaldırılmaya çalışıldığına dair güçlü duyum ve davranışlar da bulunulduğunun tespit edildiğini, bu hususnun arabuluculuk sürecinde de davalı tarafından kabul edildiğini belirterek;
takibe konu bedelin 874.324,99 Euro (fiili ödeme tarihinde hesaplanacak ... kuru üzerinden) + 2.204.336,87 TL gibi ülkemiz şartlarında telafisi mümkün olmayacak kadar yüksek bir bedel olduğu düşünülerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne ve itirazının iptali ile söz konusu takibin kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı yanın edimlerini yerine getirmediğini, kendilerini zarara uğrattığını ve iddialarını kabul etmediklerini belirterek;
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 06.11.2024 tarihli ara karar ile;ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirmesi, İİK Madde 257/2 düzenlemesi yönünden dosya kapsamının yetersiz olması; mal kaçırma ihtimaline ilişkin iddianın soyut ve dosya kapsamı ile de varit olmaması, ihtiyati hacze ilişkin yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; tüm dilekçe ve beyanlarını tekrarla;
borcun davalı şirket tarafından kabul edildiğini ve dahi taraflar arasında mutabakat sağlandığını, bilindiği kadarıyla davalı tarafın defter ve kayıtlarında da söz konusu faturaların işli olduğunu, bir kısım BA/BS cevaplarında da bazılarının göründüğünü, davalını bir kısım ödeme yaptığını, takibe yapılan itirazın matbu bir itiraz olduğunu, davacı şirketin haklı çıksa dahi yargılama sonunda tahsil imkanının ortadan kalkma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, uhdelerinde belge,
kayıt olmasa da bilindiği kadarıyla davalı tarafın tek mal varlığı ve gelir kaynağı olan Türbin tesisinin haciz nedeniyle satılmış ve yine haciz nedeniyle tesisin tüm gelirlerinin davalının kontrolü dışında hacizli ve tedbirli hesaplarda toplandığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir.Taraflar arasında 28.07.2010 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 258.
Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir.
Bu nedenle yerel mahkemece dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi anılan maddeye uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/212, K. 2025/216, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama