KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/5
- Karar no
- 2025/94
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2024
- Numarası
- 2024/163 Esas, 2024/325 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan takibe davalı yan tarafından yapılan itirazın kesin kaldırılması talebine ilişkin olup, mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı tarafından, ...
Markası için, davacıya 20/05/2023 tarihinde bir sipariş formu oluşturularak 2 elbise modeli siparişi verildiğini ve tekrar bir eser sözleşmesi akdedildiği; sipariş üzerine davalıya kumaşların hemen onaylanması şartıyla 21/07/2023 tarihinde teslim yapılabileceği bilgisi verildiği. 01/06/2023 tarihinde tüm onaylar verildiği; davacı tarafından sipariş formunda belirtilen kumaş ve aksesuar satın alındığı ve imalata geçildiğini.
22/06/2023 (21 gün sonra) tarihinde davacıya davalının atmış olduğu e postada sipariş verilmiş olan modele ilişkin benzer bir modelin satışta olduğu ve satışının iyi gitmediği imalatı durdurmak istediğini bildirdiğini; davacının bir model için kumaşın kesildiği bildirildiğini, diğer kumaşın ise henüz kesime girmediği bilgisini paylaşarak; ne yapılacağı hususunu sorduğu.
23/06/2023 tarihinde gelen cevabi e postada davacıya bilgi verileceği ve yeni modeller gönderileceğinin bildirildiği ancak bugüne dek hiçbir gelişme olmadığı; bu sebeple alınan kumaşın davacının elinde kaldığı ve deposunda her türlü risk altında yer işgal ettiği; davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak davacıyı zarara uğrattığı; davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak Beyoğlu ...
Noterliği ...yevmiye nolu ve 14/01/2024 tarihli ihtarnamesinde kumaşların teslim alınarak bedelinin davacıya ödenmesi ihtarında bulunduğu; ihtarnameye cevap alınamadığından. İstanbul ...
İcra Dairesi ... nolu icra takip dosyası açıldığı, davalının borca itiraz ederek takibin durdurulmasına neden olduğunu belirterek; borca itirazın kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına, karşı tarafın, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmayan bir tazminata mahkum edilmesi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın icra hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiği; ... sayılı dosyasında 26/01/2024 tarihli borca itiraz dilekçesinde yetki itirazı ile beraber yetkili icra dairesi de gösterilmiş olup yetki itirazı dikkate alındığı;
davalı şirketin merkezi '' ...
Bahçelievler/İstanbul'' olduğundan, takibin yetkili ... açılması gerekirken takibin yetkisiz ...'nde başlatıldığını; ... sayılı dosyasında takip talebinde 29/12/2023 tarih ve ... numaralı fatura olarak belirtildiği, takibe dayanak belge olarak 22/01/2024 tarih ve ... numaralı fatura sunulduğu, dava dilekçesinde ise hiçbir faturadan bahsedilmediğini ve dava dilekçesi ekinde ise 22/01/2024 tarih ve ... numaralı fatura sunulduğu; takibe dayanak olarak sunulan belgeler ile ödeme emrinde belirtilen borç bilgilerinin birbiri ile uyuşmadığını, ödeme emrinde bildirilen borca ilişkin herhangi bir dayanak sunulmadığı;
böyle bir borç mevcut olmadığını, davacı tarafın iddiaları gerçeğe uygun olmayıp davalı ile davacı arasında eser sözleşmesi kurulmadığını; borç mevcut olmadığından iade faturaları düzenlendiği; davacının ihtarnamede malın teslim edilmediğini, depoda beklediğini açıkça belirttiğini; dava dilekçesinde sözleşmeden dönme haklarını kullandıklarını belirtmişse de; böyle bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının ihtarnamesinde sözleşmeden dönüldüğüne dair bir ifadenin de bulunmadığı, ödeme emrinde yer alan faizin hatalı olduğu belirterek;
öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği borcu ispatlayamaması ve böyle bir borç bulunmaması nedeniyle esastan reddine ve davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 15/05/2024 tarihli karar ile; davaya konu takipte borcun sebebi olarak. Beyoğlu ...
Noterliği ... yevmiye nolu 14/01/2024 tarihli ihtarnamesi ile gönderilen 29/12/2023 tarih ve ...nolu fatura bedeli olarak belirtildiği; takip ekinde yer alanda belgenin ise 22/01/2024 tarihli ... nolu faturanın yer aldığı ve fatura açıklamasında "... nolu 19/06/2023 tarihli faturanın yansıtması" ibaresinin yer aldığı, dava dilekçesinde de iş bu faturanın yer aldığı, takibe konu edilen borcun dayanak sebebi olarak gösterilen Beyoğlu ...
Noterliği ... yevmiye nolu 14/01/2024 tarihli ihtarnamesi ile gönderilen 29/12/2023 tarih ve ... nolu fatura bedeline ilişkin takip dayanağı belgenin borcun sebebi olarak gösterilen faturadan farklı olduğu, icra takibinde borcun sebebi olarak belirtilen belgelere; itirazın iptali davalarındaki takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinden hareketle, iş bu belgeler dışında takip dayanağı olarak yeni bir borç sebebi oluşturulamayacağı için davacı tarafından başlatılan usule uygun bir icra takibi bulunmadığından; davalının icra takibinin yetkisine ve mahkememize yönelik yetki itirazı hususları incelenmediği gerekçesi ile;
davacı tarafından davalı aleyhine yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın hmk 114/2 md ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava şartlarında bir noksanlık bulunmadığını, sadece fatura numaralarının tutmamasına dayanıldığını, davacının e fatura ve e arşiv fatura düzeni ile tam tasdik mali müşavir ile çalıştığını, sisteme düşen faturanın 8 gün içinde iade edilmez ya da itiraz edilmez ise geçerlilik kazandığını, ekte kesilen tüm faturaların mevcut olduğunu, incelendiğinde hepsinin birbirinin aynı olduğunun görüleceğini,
numaralar değişse de faturalar sadece yan yana konarak bile içeriğinin aynı olduğunun ve fatura numarası dışında tek bir kalemde bile farklılık olmadığının görüleceğini, fatura numarası değişiminin sistematik imkansızlıktan kaynaklandığını, kararın bu şekilde onanmasının durumdan kötü niyetle faydalanmaya, ticari ilişkilerin yıpranmasına, kanun boşluğundan haksız fayda sağlamaya sebebiyet vereceğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Somut olayda Mahkemece icra takibine konu edilen fatura ile takip talebi ekindeki faturanın farklı olduğundan geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davacı vekilinin dava dilekçesinde itirazın kesin kaldırılması talebinde bulunduğu, ön inceleme celsesinde davanın konusunun mahkemece; davacının davalı hakkında başlatılan İstanbul ...
İcra Dairesi ... nolu icra takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespiti olarak nitelendirildiği ve davalının görev itirazının reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda dava dilekçesi ve ön inceleme celsesine göre davacı yanın itirazın kesin kaldırılmasını mı yoksa itirazın iptalini mi talep ettiği açık değildir.O halde mahkemece davacı vekiline, talebini netleştirmesi için, HMK' nun 119.maddesi uyarınca kesin süre verilmesine, akabinde görev hususunun değerlendirilmesine,
görevli olması halinde gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi doru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/5, K. 2025/94, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama