KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
- Dosya no
- 2017/1693 Esas
- Karar no
- 2018/1182 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY(KAPATILAN) 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2017
- Numarası
- 2015/195 E.- 2017/16 K.
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asil, davalılarca ...markalar altında yayınlanan ve dava dilekçesinde belirtilen çeşitli kitaplarda müvekkiline ait kitaplardan intihaller yapıldığını, müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini, iddia ile FSEK 68.maddesi gereğince 3 kat hesabıyla şimdilik 1.000 TL telif tazminatının davalılardan tahsilini, geriye doğru 10 yıllık süreyle hesaplanmasını, 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, FSEK 70.maddesi gereği elde edilen kazancın tahsilini, davalılara ait kitapların basım ve dağıtımının durdurulmasını, tecavüzün ref'ini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 25.01.2017'de davalı şirketler hakkında İstanbul Anadolu SCM tarafından 2015/2903 Değ.iş sayılı dosyasından kayyum atandığı davalı şirketlerin 675 sayılı KHK kapsamında kapatılan şirketler olduğu gerekçesiyle bu KHK'nın 5.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, "mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, her iki davalı şirketin de faaliyetlerine devam ettiğini, bu hususun, dilekçe ekinde sundukları Ticaret Sicil kaydından da anlaşıldığını, dolayısıyla davalı şirketler, 675 sayılı KHK kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, davalı taraflar vekilinin, davalı şirketlerin ticari faaliyetlerine son verildiğine dair bir iddiada bulunulmadığını, mahkemece şirketlerin faaliyetlerine devam edip etmedikleri konusunda hiçbir araştırma yapılmadan red kararı verildiğini" iddia ile kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada davalı şirketler adına düzenlenmiş 14.06.2017 tarihli yeni vekaletname dışında istinaf dilekçesine ya da istinafa cevap dilekçesine rastlanmamıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince 675 sayılı KHK uyarınca yazılı biçimde karar verilmiş ise de, dairemizce İstanbul Ticaret Odası'nın resmi web sitesi üzerinden elde edilerek dosya içine alınan sicil kayıt örneklerine göre her iki davalı şirketin de hukuki varlıklarının devam ettiği, bu şirketlere Sulh Ceza Mahkemesi'nce kayyum atanmış ise de, kapatıldıklarına dair dosyada bir belgeye rastlanmadığı, içlerinde davalı şirketlerin de yer aldığı bir kısım şirketler adına 14.06.2018 tarihine kadar geçerli ve Av. ... adına düzenlenmiş vekaletname ibraz edildiği,
Yargıtay 9.HD'nin 23.05.2017 tarih ve 2017/20127 E., 2017/8662 K. Sayılı kararında da içtihat olunduğu üzere el konulan fakat kapatılmayan ve tüzel kişilikleri devam eden şirketler yönünden 675 sayılı KHK'nın 16.maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamaya devamla hüküm kurulmak üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/1693, K. 2018/1182, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama