KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
- Dosya no
- 2017/1792 Esas
- Karar no
- 2018/1325
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2017
- Numarası
- 2014/83 E. - 2017/26 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin söz ve müziği kendisine ait olan ... adlı eserin mali haklarını....şirketine devrettiğini, bu müzik eserinin, davalı şirketin çıkardığı ve davalı ...'ın icra ettiği "..." adlı albümde yer aldığını, taraflar arasındaki 15.03.2004 tarihli sözleşme ile bu eserin çoğaltma ve yayma hakkının 31.12.2010 tarihine kadar ... müzik'e devredildiğini, ancak verilen mali haklar arasında eseri temsil (klip yapma, konserlerde, Tv programlarında icra etme) hakkı bulunmadığını, buna rağmen davalıların söz konusu eser klip çektiğini, ... www....com.tr adresinde uzun süre yayınlandığını,
bu klibin ....'ın katıldığı programlarda yayınlandığını, eseri konserlerde de seslendirdiğini, bu durumla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ve açılan ceza davasının derdest olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını" iddia ile FSEK 68.maddesine göre 2.500 TL maddi, 2.500 TL manevi tazminatın, olay tarihinde itibaren işleyecek yüksek faizle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, "davacı tarafla yapılan sözleşme ile albüm yapma, çoğaltma ve yayma hakkının müvekkiline devredildiğini, zaten davacının bunu kabul ettiğini, hal böyle iken albümde yer alan eserin radyo ve tv'de konserlerde seslendirilmemesinin hem yasanın ruhuna aykırı hem de hayatın olağan akışına ters olduğunu, müvekkilinin sözleşme sırasında böyle bir kısıtlama olabileceğini hiç düşünmediğini, davacının dürüst ve iyi niyetli davranmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, ... diye bir şirket tüzel kişiliği bulunmadığı için davanın husumet yönünden reddi gerektiğini" beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, FSEK 68.maddesine göre hesaplanan 1.500 TL'nin üç katı 4.500 TL maddi tazminatın yayın tarihi olan 26.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte 2.500 TL manevi tazminatın ise yayın tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş karar davalılar tarafından istinaf edilmiştir.
Davalılar vekili istinafında, FSEK 68.maddesinin sözleşme olmayan durumlar için dolduğunu, taraflar arasında bir sözleşme olduğundan FSEK 68.maddesinin uygulanamayacağını, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, bu husususun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, klip çekme ve tv'de yayınlanma tarihlerine bakıldığında zamanaşımının da dolduğunu" iddia ile istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını ve kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
13.04.205 tarihli ve tek bir bilirkişi tarafından hazırlanan raporda sonuç olarak, kullanım tarihi itibariyle mali hak bedeli karşılı sektör rayiç bedeli 1,500 TL olduğunu belirtilmiştir.
01.12.2015 havale tarihli ve 3 bilirkişi tarafından hazırlanan 2.bilirkişi raporunda, "fonogram haklarına sahip olduğundan kendi oluşturduğu kaydın kullanımlarından dolayı davalılardan ... Yapım şirketinin konser, festival vs. eserin canlı okunmalarından dolayı ise temsili hakların takip ve tahsili yetkisi meslek birliklerinde olduğundan icracı sanatçı ...'ın maddi tazminat hesabını gerektirecek bir ihlalinin söz konusu olmadığı, buna mukabil miktarın belirlenmesi cihetine gidildiği taktirde ... meslek birliğinden kullanım tarihi itibariyle tarife ve birim fiyatlarının istenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Aynı heyetçe düzenlenen ek raporda ise, "İstanbul 2.FSH Ceza Mahkemesi için hazırlanan 31.05.2013 tarihli raporda ...'de ve ....'te ...'a ait klibin yayınlandığı, icra edildiği, ...'dan 2 ayrı linkte 1.246.790 adet izlendiği, TV'lerdeki kullanımlar için sektör uygulamaları dikkate alındığında, önceki raporda yer alan 1.500 TL'lik tespite iştirak edildiği, ....izlemeleri için ise 300 USD olarak hesaplama yapılabileceği ifade edilmiştir.
Her ne kadar davalı şirket hakkında da davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sabit görülen ihlal eyleminin davacıya ait eserin davalı gerçek kişi .... tarafından TV programlarında ve konserlerde icra edilmesi olup, bu biçimdeki ihlal eyleminin ne şekilde davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği kararda gösterilmemiştir.
Dosya içeriğine göre de davalı şirketin bu ihlalleri gerçekleştirdiğine dair bir delil mevcut değildir. ... 'daki videonun da davalı şirket tarafından konulduğu kanıtlanmamıştır.
Davanın konusuna göre 17.07.2014 günlü 2.nolu ara kararıyla ...'ın, eseri konserlerde, radyo ve televizyonda icra etmesi nedeniyle söz konusu kullanımlar karşılığı tazminat hesabı yapılmasına karar verilmiş olup, bu fiillere göre şirketin dahili söz konusu olmayıp, internet ortamındaki kullanımında davalı şirket tarafından yapıldığı kanıtlanamadığından, şirket hakkındaki davanın reddi gerekir.
Ayrıca, eser daha önce kamuya sunulduğundan eserin değiştirilerek icra edildiği ya da adı belirtilmediği de iddia ve ispat edilemediğine göre manevi hak ihlali de söz konusu olmayıp, davalılardan .... hakkında sadece maddi tazminat hükmü kurulması ile yetinilerek, manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, manevi tazminat talebinin kabulü dahi isabetli değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinaf konusu kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/1792, K. 2018/1325, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama