KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2019
- Dosya no
- 2017/2970 Esas
- Karar no
- 2019/2357 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2016
- Numarası
- 2014/821 E., 2016/936 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.803 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
İstinaf incelemesi üzerine Dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA A-)Açılan dava ve iddia : Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin KKTC'de faaliyet gösteren davalılardan ... ile arasında yapılan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilere teminat olarak İstanbul, Sarıyer, Tarabya, Ayakiyaki-Ayazma adresinde bulunan ... pafta, ... ada, .. parsel, İstanbul, Sarıyer, Tarabya, Ayakiyaki-Ayazma adresinde bulunan ... pafta, ... ada, ... parsel ve İstanbul, Sarıyer, ...
Cad. ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazları ipotek olarak gösterdiğini, davalı banka tarafından keşide edilen Beyoğlu .... Noterliğinin 20/09/2004 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi sözleşmesine konu olan borcun kat edildiğini ve Sarıyer İcra Dairesinin...
Esas sayılı dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanıldığını, icra tehdidi altında olan müvekkilleri ile davalı banka arasında 29/11/2004 tarihli protokol imzalanarak borcun vadelere bağlandığını, yapılan protokol uyarınca borcun yaklaşık %80'inin ödendiğini, kalan borcun ise müvekkilleri tarafından yapılan işlemlere karşılık diğer davalı ... tarafından ödendiği halde takip konusu icra dosyalarının kapatılması ve ipoteklerin fekkedilmesi gerekirken takip dosyalarının davalı ...'na temlik edildiğini, hiç ödeme yapılmamış gibi ipoteklerin aradan geçen beş yıllık zamana rağmen fekkedilmediğini,
icra dosyalarının ... numaraları olarak yenilendiğini,müvekkillerine yenileme talebinin gönderildiğini, müvekkillerinin borçlarını ödediklerini, bu hususun taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılacağını, alacaklının icra dosyalarını yenileyerek yenileme talebinin gönderilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin müvekkillerinin bu davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti vermesinden kaynaklı olduğunu belirterek,müvekkillerinin Sarıyer İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyaları nedeniyle 2007 yılı itibariyle talep edilen 228.000 USD karşılığı 342.000 TL miktar için borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 580.000 TL'lik hizmet alacağının tespiti ile bu alacağın şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B-) Cevap ve Karşı Talepler :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın tarafları bakımından dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, zamanaşımı taleplerini saklı tutarak dava dilekçesinde hangi davalıdan hangi nedenle ne kadar alacak talebinde bulunduklarının ve taleplerini neye dayandırdıklarını belirtmelerinin gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı bankadan davacıdan alacakları için temlik aldığını, davacıların borçlarını ödememek için olmadık yollara başvurduğunu, davacıların mimarlık ve danışmanlık hizmetlerinin ne ile ilgili olduğunu açıklamaları gerektiğini belirterek, davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ...Limited vekili cevap dilekçesinde. MÖHK. Madde 40 gereği davanın KKTC'de görülmesinin gerektiğini, açılan davada müvekkili bankaya hususmet yöneltilemeyeceğini, davacıların menfi tespit davası açmalarında HMK. M.106 yönünden hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
C-)İlk Derece Mahkemesi Kararı : İlk derece mahkemesince; "açılan davanın menfi tespit davası olduğu, davacıların dava dilekçesi ile Sarıyer .... İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyaları nedeniyle 2007 yılı itibariyle talep edilen 228.000 USD miktar için borçlu olmadıklarının ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 580.000 TL'lik hizmet alacağının tespiti ile (şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının) ticari faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olduğu, toplanan deliller çerçevesinde; davacılar ..., ...Tic. A.Ş., ... Tic.
A.Ş.'nin davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda toplamda 262.576 Euro karşılığı kredi aldıkları, davacıların krediye konu borcu süresinde ödememeleri üzerine davalı banka tarafından Sarıyer İcra Dairelerinin 2004/3347, 3348, 3349 esas sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığı,
davacıların takiplere itiraz ettikleri, akabinde itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli protokol ile 1.190.000 USD borcu kayıtsız, şartsız ve protokolün ilam hükmünde olduğunu kabul ederek icra dosyalarına yapılan itirazlarından vazgeçtikleri, davacıların taahhüt ettikleri taksitleri gününde ödeyememeleri nedeniyle mütemerrit duruma düştükleri ve davacıların toplam bakiye borçlarına karşılık gelen 262.576 Euro tutarın davalı ... tarafından davalı bankaya ödenmek suretiyle 23.08.2007 tarihinde icra dosyaları üzerinden davalı bankadan temlik alındığı,
davacı ... cirolu 75.000 USD ve 50.000 USD bedelli iki adet ...
Bankası çekiyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak bakiye 228.059,68 USD için icra dosyalarından yapılan temlik işlemlerinin ve borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla da davacılara bildirildiği, davacıların temlik alıcısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takiplerinin yenilendiği ve taşınmazların satış işlemlerine başlanıldığı olayda, davacılar kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin nedeninin davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti vermesinden kaynaklı olduğunu belirtmişler ise de;
davalı ...' nun borcunun kaynağı olarak ileri sürülen iş ve hizmetlere ilişkin yazılı bir sözleşme ve düzenlenmiş bir hak ediş belgesinin dosyaya sunulmadığı, bu sebeple iddianın ispatlanamadığı, yine davalı banka tarafından davacı ...'a gönderilen 15.08.2011 tarihli yazıda " banka kayıtlarımıza göre ... ve ... Tic. A.Ş.' nin kredi borcu hesaplarının Ağustos 2007' de ...Tic.
A.Ş.' nin kredi borcunun Ekim 2007' de kapatılmış olup adı geçenlerin bankamıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır" denildiği anlaşılmış ise de, mahkememizce kabul edilen görüşe göre, davalı ... lehine davacılar tarafından yapılan iş ve hizmet de ispatlanamadığı göz önüne alınarak davacıların asıl alacaklı davalı bankaya vak'i kredi borçlarının davalı banka tarafından diğer davalıya temlik edilmesi nedeniyle temlik alacaklısı olan diğer davalının davacılardan alacaklı olduğu,
davacı tarafın borçlu olmadığı ve davalı ...'ndan alacaklı olduğu iddialarını ispat edemediği ve davacılardan ... davadan feragat ettiğini beyan ettiği" gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise davanın esas yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Kararı hem davacı yan hem de davalı yan istinaf etmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde ; alacağın temliki için öncelikle mevcut ve temlik edilebilir bir alacak bulunmasının şart olduğunu, 17/08/2007 tarihinde borç tamamen ödendikten sonra yapılan temlikin geçersiz olduğunu, bu hususun bilirkişi heyetinin iki ayrı ek raporunda da telyit edildiği halde, mahkemenin gerekçesiz olarak davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını , ayrıca davalı ...'nun müvekkilleri adına ödemeyi niçin yaptığının ispatının da bizzat kendisi tarafından yapılması gerektiğini,
ispat külfetinin davalıda olduğunu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... Ltd.
Şti vekili istinaf dilekçesinde her davalı açısından red kararı gerekçesi ayrı olduğu halde tek ücreti vekalet verilmesinin hatalı olduğunu bunun istinaf mahkemesince düzeltilmesi gerektiğini ,davanın reddine ilişkin mahkeme kararı yerinde olduğundan davacıların istinaf taleplerinin reddi gerektiğini beyan ve kısmi istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava menfi tespit ve kısmi alacak isteminden ibarettir.Davacı yan Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün ..
Esas sayılı takip dosyalarındaki borcun ödenmiş olması nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitini ve ayrıca davalı yana verilen hizmet alacağı olan 580.000 TL den kısmi olarak 8.000,00 TL kısmının da tahsilini talep etmektir.Dava açılış tarihi itibari ile ( 11.11.2010) eski Borçlar Kanunu hükümleri yürürlükte olduğundan bu hükümler uygulanmalıdır.Mahkeme gerekçesinde alacağın temlikini geçerli kabul ederek davacıların menfi tespit isteminin yerinde olmadığını kabul etmiştir.818 Sayılı Yasa'da 169. maddesinde alacağın temlikinin ivazlı olması durumunda temlik anında bir alacağın mevcut olmasını aramaktadır.Davalı banka'nın 23/08/2007 tarihli
ve temlik işlemi yapılan toplantı tutanağının 2. sayfasında temlikin 262.576 Euro mukabili yapıldığı açıkça yazılıdır. Yani temlik bir ivazlı temliktir. Bu durumda temlik edilen alacağın 23/8/2007 tarihindeki durumu önem kazanmaktadır. Davacıların bankaya olan bakiye protokol borcu ise 17/8/2007 tarihinde ödenmiştir. Bu tarihler taraflar arasında da ihtilaflı değildir. İvazlı bir temlikin geçerli olması için temlik anında alacağın varit olması gerekmektedir.
Oysa temlik işlemi yapıldığı tarihten önce alacak sona ermiş olmakla temlik olunabilir bir alacak bulunmamaktadır.Yine davalı ... vekilinin 28.08.2012 tarihli dilekçesinin 2. sayfasında yapılan ödeme hakkında beyan sunarken ".... ödemenin protokole göre yapılmadığını, protokolde taraf olmadıklarını, davacıların o tarihteki ödeme güçlüğünedeniyle kendilerinin ödeme yaptığını...." beyan etmektedir.
Davalı ... bu durumda borcu ödeyen 3. kişi durumunda olup, ödeme nedenini ispat külfeti kendisine aittir.İcra dosyalarındaki borç davalı bankanın davacılardan olan alacağına ilişkin devam eden takiplere ilişkin bulunduğundan ödeme yapan 3. kişinin kendiliğinden bu takiplere devam etme hakkı bulunmamaktadır.Zira kredi borcunun sona ermesi ile takipler dayanaksız kalmıştır.
Bu durumda davalı ... bu ödemeyi bu icra dosyalarına takip ile elde edemeyeceğinden, alacağını ispat koşullarına riayetle ve temel ilişkisine dayanarak ayrıca talep ve tahsil etmesi gerekecek veya temlik edenin alacağın varlığını garanti etmiş olması karşısında ( ivazlı temlik olmakla) bankanın tazmini sorumluluğuna gidebilecektir. Bu nedenle davacı yan menfi tespit istemi yönünden haklı bulunmuştur.Alacak talebi yönünden ise.
Davacı yan bu ödemenin kendilerince verilen ancak bedeli tahsil edilemeyen proje, ruhsat hizmet alımı mimarlık hizmetleri gibi hizmetlerden kaynaklanan alacağa karşılık yapıldığını ileri sürmekte davalı ise böyle bir hizmet alımının olmadığını beyan etmektedir.
Yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin bir kısım faturalar ibraz edilmiş ise de ; mimari ve ruhsata tabi projeler olan bu hizmetlerin verildiğine ilişkin olarak tapu kayıtları üzerinden ilgili mahalli ve mülki amirlikler nezdinde dosyaların bulunması, vekaletname vb yetkilerin alınması, projelerin yapılması veya onaya sunulması gerekmekte olup, bu yönde yeterli delil ve belge sunulmadığı görülmektedir.Sunulan kayıtların da davalı yan ile ilgisi bulunmamaktadır.
Davacı yanın alacak iddiası bu nedenle kanıtlanamamış olmakla davanın kısmen kabulü ve kısmen redi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamıştır.Hükmün kaldırılıp yerine HMK 353/b-2 madde gereğince yeniden hüküm kurulacak olması nedeni ile de vekalet ücretine ilişkin olarak davalı yan istinaf talepleri incelenmemiştir ancak yeni kurulan hükümde de red sebebi aynı olan taraflar hakkında tek ücreti vekalet verilmesi prensibine göre hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2970, K. 2019/2357, 1 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama