KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Dosya no
- 2017/4983 Esas
- Karar no
- 2020/1241
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2017
- Numarası
- 2015/151 E. - 2017/47 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mobilya işi yaptığını, bu kapsamda fatura düzenlendiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini, bu kapsamda alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... alışveriş merkezinin Mahalle katına bulunan müvekkilinin işyerine ait ahşap işlerini yaptığını, kararlaştırılan tarihten sonra ve ayıplı olarak işlerin teslim edildiğini, müvekkilinin bir kısım ödemeyi avans kapsamında işin teslimatından önce ödediğini, bakiye kısmınıda havale işlemi kapsamında ödemelerin yapılarak davacıya bir borçlarının kalmadığını,
davacının 2012 yılının aralık ayında tamamlayıp montajını yaptığı işler için 3.0.52013 tarihinde fatura düzenlemişken şayet kafes telli dolap için bir alacağı kalmışsa bunu bu faturanın dışında tutup yaklaşık 7 ay sonra 18/12/2013 tarihinde ayrı bir fatura düzenlemesinin anlaşılır olmadığını 2. Faturadan kaynaklı alacağını ispat etmesi gerektiğini, yapılan takibin haksız olduğunu, müvekkilinin geç teslimattan dolayı zarara uğradığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda.
"Taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında davacı tarafından davalının hizmet verdiği iki işyerine yapılan dolap, lambri kaplama, tezgah ve kafes telli asma dolapların bulunduğu, yasal ticari defterler ile keşfen yapılan inceleme kapsamında kararlaştıran emtiaların davalının kullanım hizmetine sunulduğu, dosya kapsamında bulunan 30/05/2012 tarihli faturada malın cinsi olarak tezgah, masif cambri ve maf kaplamanın belirtildiği, bu faturada belirtilen bedelin davalı tarafça ödendiği fakat 30/05/2012 tarihli faturada belirtilmeyen daha sonra 18/12/2013 tarihli faturaya konu edilen kafes telli asma dolap bedelinin ödenmediği,
buna göre davacının bilirkişi raporlarında tespit edilen miktarda alacaklı olduğu, icra dosyasındaki davalının asıl alacaktan kaynaklanan itirazında haksız olup, iptali gerektiği ve itirazın haksız alacağın da likit bulunması nedeniyle alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davanın kabulüne" şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle. Mahkemenin hükme esas aldığı rapora karşı itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, yeni bir heyet oluşturulmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunda dav akonusu dolabın kusursuz ve ayıpsız olduğu, talep edilen 30.727,00TL bedelin makul olduğu belirtilmişse de;
davacının dolaptaki imalat kusurunu kabul ettiğinin iadesini istemesinden veya dolap için sadece malzeme bedeli olarak 12.000TL talep etmesinden anlaşıldığını, 30.727TL'nin makul olmadığını, raporda hem bu hususun dikkate alınmadığını hem de ahşap imalatından anlayan bilirkişinin heyette yer almadığını, Asıl alacağa işletilen avans faiz oranı 04.12.2014'ten itibaren %10,55 olması gerekirken faizin tamamının %11,75 üzerinden hesap edildiğini, bu yöndeki itirazın değerlendirilmediğini, Alacağın likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, davalı yanca ödendiği ihtilafsız olan 41.881,74TL'nin 30.05.2012 tarihli faturaya ilişkin olduğu, 30.05.2012 tarihli faturada uyuşmazlığa konu asma dolabın yer almadığı, davalının defterinde kayıtlı olmayan takibe konu 18.12.2013 Tarihli 30.727,00TL bedelli faturada ise uyuşmazlığıa konu asma dolabın yer aldığı,
keşfen yapılan incelemeye göre asma dolabın fiilen davalının kullanımında olduğu ve davalının ayıp iddiasının ispatlanamadığı dikkate alındığında davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerindedir.Ancak.
Mahkemece takibin devamına şeklinde hüküm kurulmuş ise de, takip talebinde yıllık % 11,75 oranında avans faizi talep edilmiş olup, takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin değişen oranlarda avans faizi olarak uygulanması gerektiğinden mahkemece takipten sonra işleyecek faiz oranı hususunda kurulan hüküm yerinde görülmemiştir.
(Yargıtay 19.HD'nin 2018/268 Esas, 2019/1074 Karar sayılı ilamı)Bununla birlikte taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, iş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığına ilişkin yazılı delil sunulmadığı, mahkemece keşfen yapılan bilirkişi incelemesine göre faturada belirlenen bedelin makul olduğu dikkate alınarak karar verilmiş olduğu dikkate alındığında asıl alacağın likit olduğunun kabulü yerinde değildir.
Açıklanan nedenle, davacının icra inkar tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile hükmün faiz ve icra inkar tazminatına ilişkin kısmı yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/4983, K. 2020/1241, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama