KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
- Dosya no
- 2017/6497 Esas
- Karar no
- 2020/1965
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/05/2017
- Numarası
- 2016/895 2017/570
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin cari hesap ilişkisi nedeniyle davalıdan 11.630,01 TL alacaklı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında takibe esas teşkil eden cari hesap ilişkisinin olmadığını, takibin ve borcun asılsız olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraf defterlerinden davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 5.026,11 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin 6.603,90 TL'den feragat ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 5.026,11 TL üzerinden iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına, 6.603,90 TL'lik talep yönünden ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin borcunun olmadığını, karşı tarafın ticari defterlerinde borcun 5.026,11 TL olarak görünmediğini, oysa takipte 11.630,01 TL istendiğini, davacının iddiasının ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin şahsına ait olmayan borç nedeniyle mağdur duruma düştüğünü, gerekçeli kararın tebliği ile detaylı istinaf sebeplerini sunacaklarını bildirmiş, daha sonra ise herhangi bir istinaf dilekçesi verilmediği görülmüştür.
Davacı tarafından davalı aleyhine dayanak olarak cari hesap bakiye alacağı gösterilmek suretiyle 11.630,01 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcun bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiği görülmüştür.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında; taraf defterlerinin incelendiği, davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle davalının 5.026,11 TL borçlu göründüğü, davalı defterlerinde ise davacının takip tarihi itibariyle 5.026,08 TL alacaklı olduğunun görüldüğü yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili 20/04/2017 tarihli dilekçesiyle; dava dilekçesiyle alacağın sehven 11.630,01 TL gösterdiklerini, bu miktarın 6.603,90 TL'lik kısmından feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise borcunun bulunmadığını savunmuştur. Yargılama sırasında alınan ayrıntılı incelemeyi içerir ve istinaf denetimine elverişli bilirkişi raporunda davacının, davalıdan 5.026,11 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Yine bu rapor içeriğinde davalının defterlerinde davacıya 5.026,08 TL borçlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Rapordan sonra davacı taraf sehven 11.630,01 TL istediklerini, buna göre taleplerinin 5.026,11 TL'ye ilişkin olup 6.603,90 TL'den feragat ettiklerini bildirmiştir. Tacirin ticari defterleri lehine kayıt içerebileceği gibi aynı zamanda aleyhine delil özelliği de taşır. Somut olayda davalının kendi defterleri davacı lehine alacak kaydı içerdiğinden davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir.
Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/6497, K. 2020/1965, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama