KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Dosya no
- 2018/1383 Esas
- Karar no
- 2018/1039
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08.01.2018
- Numarası
- 2017/815 E.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf, "davalıya hazır beton sattığını, bu satışlar nedeniyle e-faturalar düzenlendiğini ve GİB sistemi üzerinden borçluya gönderdiğini, sevk irsaliyelerini de sunduklarını, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının hazır beton aldığını inkar etmediğini, ancak hazır betonların ayıplı olduğu iddiası ile ve İstanbul Valiliği'nin keseceği cezadan ve mahsup yapıldıktan sonra bakiye kalırsa ödeme yapacağını belirterek itirazda bulunduğunu, oysa bu iddianın soyut olduğunu ve bu durumun davalı ile idare arasında olduğunu, kendilerini bağlamadığını, kaldı ki ayıbın söz olmadığını ve beton numunesi alınırken kendilerinin hazır bulunmadığını ve numune olmanın standartlara uygun olmadığını, TTK ve TBK hükümleri uyarınca kendilerine süresinde gönderilen herhangi bir ayıp ihbarının da bulunmadığını,
alacağın yaklaşık ispat durumunda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararlarının da bu yönde olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nde 2017/863 Esas 2017/2331 Karar sayılı kararında, yerel mahkemenin benzer bir olaydaki red kararını kaldırarak ihtiyati haciz kararı verdiğini" iddia ile itirazın iptalini, takibin devamını ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 24.07.2017 tarihli tensip kararının 8.bendi ile talep yargılamayı gerektirdiğinden (alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı hususlarında) ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği ve davacı vekilinin bu red kararına karşı 03.08.2017 harç tarihli dilekçesi ile istinaf isteminde bulunmuş, istinaf dilekçesinde önceki iddialarını tekrarla, "red kararında kanun yolunun gösterilmediğini, talebin tensiben reddedildiğini, icra dosyasının bile tensipten sonra istendiğini, davalının aslında alacağa bir itirazı olmadığını, borcun muaccel olduğunu ve mevcut olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının bulunduğunu" iddia ederek kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.
Dairemizce verilen 25.12.2017 tarih ve 2017/6266 E., 2017/3884 K.sayılı geri çevirme kararından sonra ilk derece mahkemesince gerekçeli karar yazıldığı ve davacı vekilinin 03.08.2017 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosyanın yeniden dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından dava konusu betonları satın aldığına ve bunların teslim edildiğine bir bir itirazı olmayıp, itiraz edilen hususun, satın alının betonun kalitesinin taraflar arasında kararlaştırılan nitelikte olmaması ve iddia edilen bu ayıplı teslimat nedeniyle, Valiliğin vereceği para cezasından sonra mahsup yapılarak ödemede bulunacağı hususu olup, bu durumda davalının ayıplı teslimat iddiasının, ihtiyati hacze engel oluşturmadığı, İİK'nın 257. vd. maddelerinde ihtiyati haciz koşullarının mevcut bulunduğu anlaşılmakla, istinaf isteminin kabulü ile aşağıdaki biçimde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/1383, K. 2018/1039, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama