KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2019
- Dosya no
- 2019/1404 Esas
- Karar no
- 2019/1557
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2018
- Numarası
- 2018/1162 2018/1166
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati haciz isteyen vekili, 32.000 TL bedelli çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece talep yerinde görülerek teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden .... Ltd. Şti vekili, çek arkasında ibrazında keşideci imzası ile çekteki imzanın birbirini tutmadığından bahisle çekin işleme alınmadığı yönünde şerh yazıldığını, alacaklının basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda.
19/11/2018 tarihinde çekin bankaya ibrazında çekteki imza ile keşideci imzasının birbirini tutmaması nedeniyle çekin işleme alınmadığı gerekçeleriyle itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının itiraz eden şirket yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, kararı ihtiyati haciz isteyen vekili istinaf etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf sebebi olarak; çekte keşideci imzası bulunduğunu, dolayısıyla ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispatın yerine getirildiğini, bu durumun ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına gerekçe yapılamayacağını, dava dışı ...
Ziynet A.Ş ile müvekkili arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, borçluya gerekli finansmanın sağlandığını, borçlunun da bu finansman karşılığında ihtiyati hacze konu çeki teslim ettiğini, müvekkilinin 6361 Sayılı yasa gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının ileri sürdüğü kişisel def'ilerin müvekkiline ileri sürülemeyeceğini, 6361 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca çeke dayanan kişisel def'ilerin faktoring şirketine ileri sürülemeyeceğini, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin çeki hukuka aykırı bir şekilde iktisap ettiğini bildirmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından sunulan faktoring sözleşmesinin borçlu ... Ziynet A.Ş ile ihtiyati haciz isteyen arasında düzenlendiği, ayrıca ... A.Ş tarafından ...'e 20/06/2018 tarihli, 37.400 TL bedelli fatura düzenlendiği görülmüştür. İhtiyati hacze konu çekin 11/09/2018 keşide tarihli ve 32.000 TL bedelli, keşidecisinin itiraz eden ... Ltd.
Şti, lehtarın ...r, sonraki cirantanın ...Ziynet A.Ş olduğu, çekin 11/09/2018 tarihinde ibraz edildiği, çek üzerindeki keşideci imzası ile yetkili keşideci imzasının birbirini tutmadığı gerekçesi ile çekin işleme alınmadığının şerh verildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacze ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati hacze itirazın kabulü kararına yöneliktir. Mahkemece, çekin bankaya ibrazında çekteki imza ile keşideci imzasının birbirini tutmaması nedeniyle çekin işleme alınmadığı gerekçesiyle itiraz kabul edilmiş ise de, bu gerekçe yerinde değildir. Zira İİK'nun 257.maddesinde ihtiyati haczin hangi hallerde talep edilebileceği belirtilmiştir.
Buna göre alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup ayrıca alacağın varlığı için tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Bu bağlamda çekteki keşideci ismi altında imzanın bulunması yeterlidir. İmzanın aidiyeti hususu ancak yargılamaya konu olabilecektir. Dolayısıyla mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir. (Bakınız.
Yargıtay 11.HD'nin 2014/7074 Esas - 2014/9156 Karar sayılı ilamı) Kaldı ki ihtiyati hacze itiraz sebepleri İİK'nun 265.maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup söz konusu imza ile ilgili itiraz bu hallerden değildir. Açıklanan bu nedenlerle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/1404, K. 2019/1557, 16 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama