KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2019
- Dosya no
- 2019/667 Esas
- Karar no
- 2019/741
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/01/2019
- Numarası
- 2019/16 2019/10
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle ihtarname keşide ederek sözleşmenin feshedildiğini, ancak malların iade edilmediğini belirterek sözleşmenin feshinin tespiti ile finansal kiralama konusu malların aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 6102 Sayılı TTK'nun 5/A-1 maddesi uyarınca davanın açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, ancak arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davanın finansal kiralama konusu malın iadesi talebiyle açıldığını, bu nedenle arabuluculuğa gitme şartının olmadığını bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshinin tespiti ile finansal kiralama konusu malların aynen iadesi talebine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A-1 maddesi gereğince bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Eldeki davada ise davanın konusu finansal kiralama sözleşmesinin feshinin tespiti ile finansal kiralamaya konu malların aynen iadesi talebine ilişkindir. Bir başka ifadeyle kanunun aradığı anlamda alacak ve tazminat talebi söz konusu değildir.
Bu durumda eldeki dava bakımından arabulucuya başvurulması zorunluluğu olmayıp yargılamaya devam edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/667, K. 2019/741, 5 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama