KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2021
- Dosya no
- 2019/899 Esas
- Karar no
- 2021/2081
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2018
- Numarası
- 2016/1040 E. - 2018/1168 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2016
Karar Metni
1.421 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından davacı hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı vekili Av. ...’nin ...
Bankası hesabına icra dosya numarası da belirtilerek 16.04.2015 tarihinde 15.000,00 TL, 07.0.52015 tarihinde 10.000,00 TL, 22.05.2015 tarihinde 5.000,00 TL, 03.07.2015 tarihinde 10.000,00 TL, 12.08.2015 tarihinde 3.500,00 TL, 28.08.2015 tarihinde 5.000,00 TL, 03.11.2015 tarihinde 5.000,00 TL, olmak üzere toplam 53.500,00 TL nakit ödeme yapıldığını, yine davalı şirket vekilinin çalışanı ...’a ... Ltd.
Şti.’ne ait 31.12.2016 tarihli bir adet 30.000,00 TL çeki ödeme amacıyla verildiğini, davalı şirket vekili yaptığı harici tahsilatların hiçbirini icra dosyasına bildirmediğini, davalı şirketin dosya borcunun tamamını yeniden talep ettiğini, mevcut dosya borcundan 83.500,00TL'Iik ödemenin harici ödeme tarihleri dikkate alınarak icra dosyasından mahsup edilmesi bu miktar yönünden takibin iptal edilmesi gerektiğini, davacının davalıya haricen 83.500,00 TL ödediğinin bu miktar borçlu olmadığının tespitine, takibin bu miktar yönünden iptaline,
kötü niyetli ve ağır kusurlu tacir davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacını davalıya verdiği ve vadesi gelememiş çeki de davalının davacı aleyhine yaptığı icra takiplerinden ve dahi davalının borcundan düştüğünü, bunun kabulü mümkün olmadığını, davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyaları ile icra takipleri yapıldığını, bu takipler kesinleştiklerini, borçlu ile yapılan şifahi görüşmeler sırasında borçlu her iki dosyaya ilişkin ödeme yapacağını bildirildiğini, fazla masraf olmaması için borçlu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında satış avansı yatırılmamasını istediğini, borçlunun bu isteği iyi niyetli davalı tarafindan kabul edildiğini, ancak borçlu kötü niyetli hareket ederek iki dosya için yapılan anlaşmayı yok sayarak, yapılan ödemelerin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılmış sayılması gerektiğini beyan ederek kötü niyetli davrandığını, nitekim bu hususta davacının da delil olarak sunduğu belge de ismi geçen ofis çalışanı ... şahit olarak dinlenebileceğini, davacının asıl amacının davalı tarafından haciz koyulan taşınmazının satışını engellemek için hareket ettiğini gösteren emsallerden birisi de, davalının davacının taşınmazına İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile haciz tatbik ettikten sonra Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 3. kişi alacaklı ... tarafından haciz tatbik edildiğini, davacı borçlu davalı ile yaptığı şifahi anlaşmaya uymayarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasındaki taşınmaz haczinin düşmesine sebep olduğunu, 3. kişi İle muvazaalı hareket ederek de araya başka hacizler soktuğunu, davacı yaptığını söylediği ödemeler dahi tam olarak doğru olmadığını, bunun en büyük emsali de davalının sunduğu 16.04.2015 tarihli dekontta açıkça gözüktüğünü, davacı bu tarihte davalıya 15.000 TL ödeme yaptığını belirtmekte ise de davalının hesabına geçen miktar 14.995 TL olduğunu, neticeten.
Açıklanan nedenlerle ile davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2018 tarih ve 2016/1040 Esas - 2018/1168 Karar sayılı kararıyla; "... davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına istinaden banka yolu ile 53.495,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından 30.000,00 TL çekin verildiği ancak çekin karşılıksız çıkmış olduğu, neticeten, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında davalı yana (109.822,16 TL - 53.495,00 TL=) 56.327,16 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla, bilirkişi raporunda da davacının davalı yana 56.327,16-TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğu hususu da göz önüne alındığında davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
"Takibin tamamen iptali talebimiz olmadığı gibi borcun tamamen ödendiği iddiamızın da olmadığını, ödeme yapılan kısım yönünden menfi tespit talebinde bulunulduğunu, yapılan ödemelerin özellikle nakit ödenen 53.500,00TL’nin neden dikkate alınmadığının anlaşılamadığını, Ret gerekçesinin hiçbir hukuksal dayanağının olmadığını, kararın dosya içeriğine, delillere, davalı ikrarına, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporuna da aykırı olduğunu, hatta kararın bu anlamda gerekçesiz olduğunu, Davacının takipten sonra ve davadan önce 53.500,00 TL nakit ve 30.000,00 TL çek ile olmak üzere ödemeler yaptığını,
davalının haricen yaptığı bu tahsilatları icra dosyasına bildirmediğini, davanın bu nedenle açıldığını, Davacının yaptığı kısmi ödemeler saptanarak o miktar üzerinden menfi tespit kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
DELİLLER
* İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası. (Alacaklı davalı tarafından, borçlu davacı aleyhine.
100.000,00 TL çek, 345,21 TL işlemiş faiz, 316,44 TL işlemiş faizden tahsilat, 10.000,00 TL çek tazminatı, 883,56 TL %10 çek tazminatı tahsilatı, 300,00 TL %0,3 komisyon, 377,40 TL ihtiyati haciz masrafı, vekalet ücreti, masraf olmak üzere toplam 109.822,61 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibi.) * 17/09/2018 tarihli bilirkişi raporu. (Davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasına istinaden banka yolu ile toplam 53.495,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından davalı vekilinin çalışanı ...’a ... Bankası Kurtuluş Şb.sine keşide edilmiş ... Ltd. Şti.’ne ait 31.12.2016 tarihli bir adet 30.000,00 TL çekin ödeme amacıyla verildiği, ancak çekin karşılıksız çıkmış olduğu, neticeten, davacı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasında davalı yana (109.822,16 TL - 53.495,00 TL=) 56.327,16 TL borçlu olduğunun tespitine dair.)
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, icra takibi açıldıktan davanın açılmasından önce davalıya haricen yapılan 83.500,00 TL ödemenin icra dosyasına bildirilmemiş olması nedeniyle bu miktar yönünden ödeme yapıldığının tespitiyle menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise davacı iddialarının tam olarak doğru olmadığından ve aralarında bir başka icra dosyası olduğundan bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından; "... davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına istinaden banka yolu ile 53.495,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından 30.000,00 TL çekin verildiği ancak çekin karşılıksız çıkmış olduğu, neticeten, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında davalı yana (109.822,16 TL - 53.495,00 TL=) 56.327,16 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, icra takibinden sonra icra dosyası bildirilmek suretiyle davalı vekiline banka havalesi yoluyla 53.500,00 TL nakit ödeme yapılması ve 30.000,00 TL tutarlı çek verilmesi nedeniyle toplam 83.500,00 TL yönünden menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Takip alacağının daha fazla olduğu gözetildiğinde, davacının menfi tespit istemi sadece ödeme yaptığı kısma ilişkindir.
Mahkemece davacının yapmış olduğu ödemelerin tespit edilmesine rağmen, davanın tümüyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Dosyaya sunulan yazılı belgeler, taraf beyanları ve bilirkişi raporu ile davacının davaya konu icra dosyasına yönelik olduğu bildirilmek suretiyle davalıya yaptığı nakit ödeme miktarının 53.495 TL olduğu, ancak davacının yine aynı borcun ödenmesi amacıyla davalıya verdiği 30.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız çıktığı sabittir.
Buna göre davacının yaptığı ve ispat edilen ödeme tutarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğinden; davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/899, K. 2021/2081, 2 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama