KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2020
- Dosya no
- 2020/204 Esas
- Karar no
- 2020/274 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/367 E.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli ... markasının ve ürün ambalajı görselini içeren şekil markasının, ... ve ... şekil markasının davalı tarafça taklit edilerek kullanıldığını, ürünlerin hepsinin müvekkilinin ... ürünü gibi mentollü merhem ürünü olduğunu, davalının ... ve ... kod nolu başvurularının kurum tarafından re'sen reddedildiğini, ..., ... ve ... kod nolu marka başvurularına karşı müvekkilinin itirazlarının kabul edilerek başvurularının reddedildiğini, davalı kullanımının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığı ve markaya tecavüz ettiğinin sabit olduğunu,
müvekkilinin markalarının toplumda ulaştığı bilinirlik nedeniyle yarar sağlama ve markaların itibarını, ayırt edici karakterine zarar verme ihtimali bulunduğunu, davalının ... ibareli merhem ürününü piyasada ... markası ile ile birlikte pazarlayıp satışa sunduğunu fiillerinin Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/25 D.İŞ sayılı dosyası ile tespit edildiğini, dilekçe ek 15'de tespit raporunun sunulduğunu beyanla davalının dava dilekçesinde görselleri sunulan ... - ... ve ... ibareli ürünlerinin her türlü ambalaj etiket ve şişelerinin/kavanozlarının üretim, satış, pazarlama, dağıtım,
depolama ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesini, davalının http://...com.tr ve http://...com adresli web sitelerindeki ve dava dilekçesinde yer verilen linklerdeki görüntülerin site içeriğinden çıkarılması, mümkün olmadığı takdirde erişimin önlenmesi, ürünlerin toplatılarak yediemin'e teslimini talep ettiği görülmüştür.
İstanbul 1.FSHHM'nin 14.11.2019 tarihli 2019/367 E.sayılı 10.nolu tensip kararı ile ihtiyati tedbir talebinin yargılama gerektirdiğinden reddine karar verdiği, red kararının gerekçeli yazılmadığı görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiği, davalının kullanımlarının renkli görsellerine yer verdiği, davalı marka başvurularının reddedildiğini ve Konya 3.AHM'nin 2018/25 D.İŞ sayılı dosyası ile davalının markalarının taklit edildiğinin tespit edildiğini beyanla tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını ve tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde; davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, Konya 3.AHM'nin 2018/25 D.İŞ sayılı dosyasında alınan raporun sonuç kısmında.
6769 sayılı SMK ve TTK haksız rekabet hükümlerine göre ihlal şartlarının oluşmadığının beyan edildiğini, gerçekten de davacı ürünleri ile müvekkili şirketin ürünleri arasında iç ambalaj, dış ambalaj, ürün kabı, etiket ve tasarımlarda kullanılan marka bakımından oldukça fark olduğunu, ürünlerin karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin ... markasının tescilli olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalının müvekkili adına tescilli ..., ... ve ... ibareli şekil markalarının davalı tarafça taklit edilerek müvekkili ile aynı ürün grubu olan mentollü merhem ürünlerinde kullanıldığını beyanla ihtiyati tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesince tensip kararı ile tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verdiği, gerekçeli karar yazılmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Anayasanın 141/3.maddesine göre mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. HMK'nun 297.maddesinin mahkeme kararlarının kapsamını, HMK'nun 391.maddesi ise ihtiyati tedbir kararında hangi hususların yer alacağını düzenlemiştir. HMK 341/1 uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek karara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir.
HMK'nun 394/5 maddesinde de itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesi sunduğu ve tedbir red kararının kaldırılmasını talep ettiği; tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli karar yazılmadığı, istinafa konu kararın HMK'nun 297 ve 391.maddesindeki şartları taşımadığı gibi ilk derece mahkemesince tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünden, internet sitelerinde, dosya kapsamına sunulan deliller ve tarafların ürün ambalajları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davalının davacı tarafın tescilli markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı,
internet sitelerinin ve linklerin davalıya ait olup olmadığının, davacı markaları ile iltibasa yol açacak görüntülere yer verilip verilmediğinin, SMK 159 ve HMK 389. madde koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, talebin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın gerekli incelemeler yapıldıktan sonra karar verilmek ve gerekçeli karar yazılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/204, K. 2020/274, 7 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama