İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1941 K.2023/1416

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2021/1941Karar2023/1416Tarih6 Ekim 2023Okuma11 dk · 2.177 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Ekim 2023
Dosya no
2021/1941 Esas
Karar no
2023/1416 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
19/01/2021
Numarası
2017/132 E. - 2021/14 K.
Davanın konusu
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.177 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..., müzik eseri sahibi merhum ...’in kızı sıfatıyla varisi olduğunu, aynı zamanda Müvekkilinin, Müzik Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği / MSG'ye ... müzik eserlerinin yasal temsilcisi sıfatı ile üye olduğunu, ...’nun icra ettiği “...” isimli müzik eserinin söz yazarlarının ..., bestecisinin ise ... olduğunu, söz konusu müzik eserinin %25 oranına tekabül eden kısmının, yasal temsilcisi ve hak sahibi olarak addedilen müvekkiline ait olduğunu, 29/10/2016 tarihli ... ve ...

Gazeteleri’nde yayınlanan haberde; “...” isimli müzik eserinin, davalı ... tarafından telefon santralinde bekletme müziği olarak kullanılması hasebi ile eserin icracısı ... tarafından, davalı yan aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı ve ilgili davanın sonucunda Mahkeme tarafından, davalı yanın ...’ya 12.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 17.000,00 TL tazminat ödemesine karar verildiğinin yazıldığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/62 Esas, 2014/176 sayılı Kararında belirtildiği üzere, davalı tarafın,

“..” isimli müzik eserini su borçlarının öğrenildiği, su arızalarının bildirildiği ... numaralı telefon santralinde bekletme müziği olarak kullandığının tespit edildiğini, ilgili izinsiz kullanımın, davacı yan tarafından Beşiktaş ...

Noterliği’nin 11.02.2005 tarih ve ... sayılı tespit tutanağı ile saptandığını, davacı yanın izinsiz kullanım nedeniyle, %16 oranındaki eser sahibi payı için FSEK madde 68 kapsamında 20.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulan davanın emsal teşkil ettiğini belirterek, müvekkilinin%25 yasal temsilci ve hak sahibi olduğu iddiası ile müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlali nedeniyle, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı tutularak, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 13.000,00 TL tazminatın yürütülecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı 8.4.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat istemini 20.000,00 TL, manevi tazminat istemini ise 5.000,00 TL olarak artırdığını belirterek, toplam 25.000,00 TL tazminat talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle reddini, ayrıca, davacı vekilinin davasına mesnet olarak göstermiş olduğu ve ... tarafından açılan, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2006/62 E. Sayılı emsal davanın ... tarafından temyiz edildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, bu sebeple, söz konusu davanın, mevcut davada emsal olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, davacı vekili tarafından taleplerine mesnet olarak gösterilen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2006/62 E. sayılı dosyada devam eden davada, ...’ın “...” müzik eserinin sahibi olduğu,

müvekkili şirket İgdaş’ın izin almaksızın “...” adlı müzik eserini ...

Boğaziçi Bölge Müdürlüğü telefon santralinde sözsüz olarak bekleme müziği olarak kullandığının tespit edildiğini, davacı tarafça, bu durumun FSEK hükümlerine aykırı olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, icracı sanatçılara münhasır nitelikte manevi ve mali haklar tanındığını, ... ve emsal gösterilen davanın davacısı ...’ın eser sahipliğinden doğan mali haklarını 30.09.2012 tarihli yetki belgesi ile MESAM adlı meslek birliğine devrettiğini,

davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarını Mesam’a devretmesi sebebi ile ilgili hakların takibinin de ... tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarihli 2017/132 E. - 2021/14 K. sayılı kararıyla; "...ihlale konu eserin de hit olmuş bir eser olup, arama /bekleme esnasında binlerce abone tarafından dinlendiği gerçeği gözetilerek ihlalin niteliği , eserin kullanıldığı alan, eserin ortak eser niteliğinde olması ve tüm eser sahiplerinin de alanında hit olmuş isimler olması, emsallerine göre ... isimli eserin tanınmışlık ve tüm mecralarda kullanım yönünden piyasa rayiçlerine göre daha üst segmentte yer alması,

dolayısıyla satış fiyatının ve pazarlama fiyatının daha yüksek olacağı, eserin bekleme müziği olarak telefon ile arayan abonelerin sıkılmadan hatta kalmasına sağlamaya yönelik olarak hazırlandığı hususu da gözetilerek sektör teamüllerine, BK hükümlerine uygun, bilirkişi heyetinin belirlediği 20.000 TL mahkememizce makul bir bedel olarak belirlenmiş ve ıslah ile talep edilen 20.000 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dava konusu müzik eserinin davalı ...’a ait telefon santralında "bekleme müziği" olarak kullanıldığı Beşiktaş .... Noterliği'nin 10.02.2005 tarihli tutanağı ile tespit edildiğinden talep ile bağlı kalınarak faiz başlangıç tarihi olarak bu tarih dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle.

"20.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın 10/02/2005 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline, manevi tazminatta ıslah ile talep edilen fazla miktarın reddine," karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;Davanın zamanaşımına uğradığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacının, ihlali gazetede yayımlanan haber üzerine 29.10.2016 tarihinde öğrendiği kabul edilmişse de, öğrenme tarihinin davacı tarafından iş bu davaya emsal olarak gösterilen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2006/ 62 E. Sayılı dosyasına konu 10.02.2005 tarihli ihtarname tarihi olduğunu, o tarihte yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu hükümlerine göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin 10.02.2006’da dolduğunu, her halükarda olayın meydana geldiği tarihten itibaren zamanaşmı süresinin ise 10 yıl olduğunu,

somut olayda 10 yıllık sürenin ise 10.02.2015 tarihinde dolduğunu, Medeni Kanunun 25. maddesine göre manevî tazminat isteme hakkının, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmeyeceğini, davacının murisi ... hayattayken davadan haberdar olduğu halde dava açmadığını, kişinin kendisi tarafından manevi tazminat için dava açılmamışken, mirasçıları tarafından manevi tazminat isteminin kabul edilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu,Davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarını 30.09.2012 tarihli yetki belgesi ile MESAM adlı meslek birliğine devrettiğini,

Meslek birliklerinin FSEK md. 75’e göre takibe yetkili bulundukları haklara tecavüz halinde hukuk davaları açabilecekleri, hakların takibinin hak sahiplerinden başka sadece meslek birliklerince gerçekleştirilebileceği, şirket, dernek, vakıf gibi kuruluşlar bu hakları takip edemeyeceğini, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarını MESAM’a devrettiği için bu hakların takibini de ancak MESAM’ın yapabileceğini, Söz konusu eserin santral bekletme müziği olarak kullanıldığı kabul edilse dahi, kullanılan kısımda söz bulunmadığını, bu sebeple ...' in bir talebinin olamayacağını, buna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini,

İlk derece mahkemesinin almış olduğu bilirkişi raporunda davalı tarafın ilgili eseri kullanmak ile birlikte maddi anlamda müspet veya menfi bir kazanç elde etmediği, aynı iş kolunda yer almamaları sebebiyle kullanım amacının ekonomik getirisi olmadığı tespit edilmesine rağmen mahkeme tarafından takdir edilen miktarların fahiş olduğunu, Dava dilekçesinde ...' in eser sahipliğindeki payı %25 olarak belirtilmiş ise de dosyaya sunulmuş olan MESAM yazısında %20 olduğunun bildirildiği, bu sebeple mahkeme tarafından hükmedilen miktarların fahiş olduğunu belirterek,

yerel mahkemece verilen kararın aleyhe olan kısım yönünden istinaf incelemesinin yapılarak kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER

MESAM’dan gelen 04/12/2017 tarihli yazı cevabının ekinde yer alan Eser Bildirim Formu ve Üye Eser Bildirim Listesi incelendiğinde; “...” isimli müzik eserinin söz yazarlarının ... ve ... olduğu, ... temsil haklarının %20’sine, mekanik hakların %20’sine sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine T.C.

Kültür Bakanlığı’nın Eser Kayıt Tescil Belgesinde de “...” müzik eserinin söz yazarlarının ... ile ... olduğunun belirtildiği görülmüştür. ... tarafından davalı ... karşı aynı kullanımla ilgili İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 206/62 Esas sayılı dava dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, yargılamanın halen sonuçlanmadığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince alınan 14/01/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının zaman aşımı itirazında bulunduğunu, fakat ilgili emsal davanın zaman aşımı süresi bir yana, FSEK’nun 27. maddesinde ifade bulduğu üzere, “Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur.

Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.

12’nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun, İlk eser sahibi tüzel kişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.“ denildiği, bu yüzden zaman aşımının oluşmadığı, FSEK’nun 16. maddesi uyarınca eserde eser sahibinin izni olmadıkça değişiklik yapılamayacağı, Fonogram haline gelmiş ve yayınlanmış eserin ister sözlü veya sözsüz, ister kısa bir kısmı veya tamamının kullanılmasının izinsiz kullanım niteliğinde olduğu,

bu düzenlemeler dikkate alındığında, talep edilebilecek maddi ve manevi tazminatın, raporun FSEK hükümlerine dayandırılarak, uhdesinde barındırdığı gerekçeler çerçevesinde 20.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00 TL olabileceğini bildirdikleri anlaşılmıştır.Bilirkişi raporuna itiraz üzerine alınan 04/11/2020 tarihli ek raporda.

Maddi tazminatın Meslek Birliklerinden gelen pay albüm satışı (CD/Kaset), Radyo/TV’de çalma sayısı, internetten izlenme sayılan gibi rakamlar üzerinden hesaplanmadığını, dolayısıyla dava konusu durumun bu hesaplama dışında olduğu, 20.000,00 TL’nin müzik sektörümüzde son 5 sene içinde Kamu kuruluşları, futbol kulüpleri, şirketler gibi yerlere ünlü şarkıcıların söylediği Hit olmuş şarkıların ortalama satış bedeli üzerinden hesaplandığını bildirmişlerdir.

GEREKÇE

Dava; davacının murisi tarafından sözleri yazılmış olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanıldığı iddiasıyla FSEK kapsamında açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının “...” isimli müzik eserinin söz yazarı olan ...in mirasçısı olduğu,

diğer mirasçısı ... tarafından bu davayı açması için davacıya muvafakat verildiği dosyada mevcut veraset ilamı ve vekaletname ile tespit edilmiştir.Davalı tarafça davacının haklarının meslek birliğine devredilmesi nedeniyle bu davayı açamayacağına dair istinaf talebinde bulunulmuşsa da, FSEK'nın 41/11.maddesinde, hak sahiplerinin “hakların kullanımı veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancak yetki verdikleri meslek birlikleri kanalıyla talep edebilirler” hükmünün Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2010 tarih 2007/33 Esas-2010/48 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle davacının huzurdaki davayı açma hakkının bulunduğu anlaşılmış,

buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı tarafça davanın zamanaşımına uğradığına dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; aynı müzik eserinde hak sahibi olan ... tarafından 10/02/2006 tarihinde davalı aleyhine İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/62 Esas sayılı davasının açıldığı, dava açılmadan önce 10/02/2005 tarihinde “...” isimli müzik eserinin kullanımının durdurulması için davalıya ihtarname gönderildiği anlaşılmıştır.

Davalının ... tarafından gönderilen ihtarnameden ve açılan bu davadan sonra dava konusu eseri telefon santralinde bekletme müziği olarak kullanımına son verip vermediği, dava tarihinde bu kullanımın devam edip etmediği dosya içeriğinden tespit edilememiştir.Eserin izinsiz olarak kullanılması nedeniyle açılan tazminat davalarında taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğu kabul edildiğinden,

eserin kullanıldığının tespit edildiği 10/02/2005 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesi ve 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar kanunun 146. maddesi uyarınca da zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak eser kullanılmaya devam ediyorsa zamanaşımı işlemeye başlamaz.

6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un "Hak Düşürücü Süreler ve Zamanaşımı Süreleri" başlıklı 5. maddesinde de "Türk Borçlar Kanun'unun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder.

Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamaz." hükmü düzenlenmiştir.Eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Müzik eserinin izinsiz kullanılması FSEK’nun 71/1. maddesi uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir suç teşkil ettiğinden, olayda ceza zamanaşımının uygulanmasının gerekip gerekmediği de incelenmelidir. İhlalin olduğu tarihte yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi uyarınca bu suç için öngörülen zamanaşımı süresi 5 yıl, uzatılmış ceza zamanaşımı ise 104/2. maddesine göre 7,5 yıldır.

İhlal 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra da devam etmişse, bu takdirde 8 ve 12 yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekecektir.Kısa zamanaşımı olarak nitelendirilen zamanaşımı süresi, haksız fillerde mağdurun zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren işlemekle birlikte, zarar verici haksız fiile devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz.

Mağdur zararı veya faili çok uzun sürelerde öğrenemezse kendisine süre bakımından sınırsız bir dava hakkı da tanınamaz. Eğer mağdur, zararı veya failini zarara neden olan fiil veya fiilin sona ermesinden itibaren uzun zamanaşımı süresi içerisinde öğrenememişse, artık dava açamaz.

Bu nedenlerle, davalı vekilinin zamanaşımına dair istinaf talebinin kabulüne, esasa ilişkin diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilebilmesi için Mahkemece delil olarak incelenen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/62 Esas, 2014/176 Karar sayılı dosyasında delil olarak gösterilen ve davalı tarafından Eyüp ....Noterliği vasıtasıyla o davanın davacısı ...'a gönderildiği anlaşılan 24/02/2005 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarname örneği de incelenmek suretiyle;

"..." isimli müzik eserinin davalı tarafça telefon santralinde bekletme müziği olarak kullanımının davanın açıldığı tarihte devam edip etmediğinin, kullanım sona ermişse ne zaman sona erdiğinin tespit edilerek, davalının zamanaşımı itirazlarının buna göre değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 19/01/2021 tarihli 2017/132 E. - 2021/14 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan.

162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 68,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 06/10/2023 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2021/1941, K. 2023/1416, 6 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Islah
  6. Cevap
  7. Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Başvurusu
  9. Deliller
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1941
Karar No
2023/1416
Tarih
6 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1942 K.2023/1419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1945 K.2023/1424
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1982 K.2023/1422
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1993 K.2023/1354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1994 K.2023/1352
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/1995 K.2023/1457

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.