İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/674 K.2023/323

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2021/674Karar2023/323Tarih23 Şubat 2023Okuma11 dk · 2.105 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Şubat 2023
Dosya no
2021/674 Esas
Karar no
2023/323
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2020
Numarası
2019/148E, 2020/322K.
Davanın konusu
Markaya Tecavüz ve Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.105 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili firmanın yıllardır av malzemeleri piyasasında yer alan, tanınırlığı yüksek, kendi çalışmaları kapsamında marka olmuş ve markaları ticari piyasada kabul edilmiş talep gören bir firma olduğunu, kendi oluşturduğu markalardan "..." dürbünlerinin müvekkil firma adına tescilli olup, iç ve dış pazarda müvekkil firma ile özdeşleştiğini, ancak davalı yanın, müvekkilin kendi adına tescil ettirmiş olduğu markaya ait dürbünleri hukuka aykırı olarak ticaretini yaparak,

ihraç ve ithal ederek ve iç piyasaya arzını sağlayarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, 09 ve 13 emtia ürünleri açısından "..." markasının tescil edildiğini, TPMK'nın 9. sınıf emtia açısından belirttiği ürünlerin arasında dürbünlerin de yer aldığını, müvekkilinin "..." markasına dair esaslı olarak ürettiği ürünün de dürbün olduğunu, davalı yanın müvekkile ait "..." markasını içeren ürünlerin bire bir aynısının satıldığına dair bilgiler gelmesi üzerine,

davalı şirket adresine gidilerek ürünlerin bizatihi tespit edildiğini, hatta numune olmak üzere iki adet ürün dahi alındığını, ürün satın alımına ilişkin faturanın ekte sunulduğunu, Mahkememizin 2019/128 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yapıldığını, müvekkile ait ürünlerin kopyalarının "..." markasıyla satışa hazır halde bulunduğunun tespit edildiğini ve davalı yan fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek,

tecavüzün önlenmesini ve men'ini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı ürünlerin ve varsa reklam vasıtası, basılı evrakların, katalogların ve benzeri sair evrakların toplatılmasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 25.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı yan tarafından getirilen ürünlerin müvekkili ürünleri ile birebir aynı ürünler olması sebebiyle, maddi tazminat miktarından tenkisi sağlamak üzere, satılmayan kısımların müvekkiline teslim edilmesini,

Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda itlaf edilmelerini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 29/10/2020 tarihli dilekçesi ile, 25.000,00 TL olan maddi tazminat talebini, 289.197,24 TL olarak ıslah etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacının markasına yönelik hiçbir saldırısı olmadığını, "..." markasının tanınmış markaya yönelik korumadan yararlanabilmesi için tanınmış markaya dair kriterleri sağlamış olması ve müvekkilinin kötü niyetli olarak markanın ününden faydanmış olması gerektiğini,

her ne kadar davacı tarafından Bakırköy Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2019/128 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda her iki marka arasında benzerlik olduğu iddia edilmiş ise de, isim benzerliği olsa da, davacıya ait marka ile müvekkilinin sattığı markanın logolarının tamamen birbirinden farklı olup, benzerlik dahi göstermediğini, davacının dava konusu markanın Türkiye’de tanınmışlığının tescil tarihi itibari ile ispatlaması gerektiğini, ayrıca tanınmışlığa ilişkin delillerin, markanın korumanın talep edildiği ülkede ve başvuru tarihinde tanınmış marka olduğunu gösterir nitelikte olması gerektiğini,

davacı taraf markasını Türkiye içinde tescil etmiş olduğundan, müvekkili tarafından tamamı yurt dışına satılan ürünler ile ilgili olarak her hangi bir zarardan ya da haksız kullanımdan söz etmenin mümkün olmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

"....Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzün önlenmesine ve men'ine, bu markanın kullanıldığı davalı ürünlerinin, reklam vasıtası ve basılı evrakların, katalogların toplatılmasına, el konularak imhasına,2-Toplam 108.376,81 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Fazlaya dair taleplerin reddine,.." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ithal edip sonrasında yurt dışına ihraç ettiği ürünlere ait markanın, Çin'de kurulu ...

Ltd. adına 2010 yılında tescil edilen ... markası olup, usulüne uygun bir şekilde müvekkili tarafından gümrük işlemleri yapılarak alışı yapıldığını, müvekkilinin ürünleri, sahte veya taklit marka yahut ürünler olmayıp 2010 yılında tescilli olan markalı ürünler olduğunu ve gümrük mevzuatına uygun bir şekilde ithalatı ve ihracatı yapıldığını,Davacı tarafın, hiçbir zaman kullanmadığı,

kendisinin de tecavüz teşkil ettiğini iddia ettiği Çinli firmaya ait ürünleri sattığı halde kötü niyetli bir şekilde marka tescilini sağladığını, haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığını,Davacının ... no ile kendisi tarafından Türkiye'de tescil edildiğini iddia ettiği "..." markasının, aslen 2004 yılında Çin'de kurulmuş olan "...

LTD" firmasına ait olduğunu, ... firması tarafından 07.02.2010 tarihinde Sınıf 9 kapsamında, dürbün ürünleri için de tescil edildiğini ve "..." markasının ilk andan bugüne kadar başta Çin olmak üzere Dünya'nın birçok ülkesine satılan tanınmış bir marka olduğunu, davacının da "...

LTD" tarafından üretilen bu ürünleri alıp sattığını, ancak kendi adına tescil ettirdiği ... nolu "..." markasına ilişkin üretim ve kullanımı bulunmadığını, Davacının kendisi adına tescil ettirdiği marka ve logoyu kullandığı ve bu logoyu taşıyan ürünleri kendisinin üretip piyasaya sürdüğüne dair dosyada hiçbir somut delil bulunmadığını, haksız menfaat elde edildiğini, "..." markası Çin'li ... firması tarafından oluşturulmuş ve tüm dünyaya satılarak meşhur edilmiş bir marka olduğunu, bu markanın Türkiye'de tescil edilmemiş olmasının fırsat bilinerek kötü niyetli bir şekilde tescilini yaptırıldığını,

İnternette e-ticaret sitelerinde yapılan araştırmalar neticesinde davacının kendi markasını taşıyan hiçbir ürüne rastlanmadığını, mahkemece, davacı tarafın markasını kullanıp kullanmadığı, kullanım şeklinin ne olduğu üzerinde hiç durulmadığını, oysa ki www...com.tr internet adresine girildiğinde, Hakkımızda başlığı altında. "2009 Yılında ... San. Tic. LTD. Şti. Parakende ve mağazacılık olarak Av ve Doğa Sporları üzerine en iyi hizmeti vermek ilkesiyle kuruldu.

2015 Yılından itibaren ise ... Gibi Markalarla Çalışarak 1. Sınıf ithalat yapmaya başladı. (... markalı ürünler lisanslı ürünlerimizdir.) 2017 Yılında ... A.ş. Olarak Mağaza ve Atış Poligonumuz da Hizmete Açıktır.

Toptan ve Perakende Satışı olarak Avcılık, Kampçılık, Doğa Sporları ve Outdoor Giyim Üzerine Satışlarımız Devam Etmektedir", yine aynı internet sitesine bakıldığında da davacının bizzat, marka hakkına tecavüz oluşturduğunu iddia ettiği dürbün ürünlerine ait markayı kullandığı görüleceğini, Çin'li ... firması tarafından müvekkili firmaya 01.08.2018 tarihli marka yetki belgesi verildiğini ve bu yetki kapsamında Çin'den ithal edilmiş ürünler olduğunu, Çin'de tescilli bir markanın uzun yıllara dayanan geçmişi ve dünya çapında bir tanınırlığı olduğu da düşünüldüğünde, davacının "..." markasını Türkiye'de tescil ettirmesinin M.K.

2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacı tarafından 2018 yılında ... markası için yapılan başvurunun mutlak reddi gerekirken TPE tarafından kabul edilmiş olması markanın kullanımının hukuka uygun olduğunu göstermeyeceğini, kötü niyetli tescil unsurlarını taşıyan davacı markasının hükümsüzlüğü yönünde dava açma hakkının kullanılacağını, davacının haksız ve kötü niyetli tescilinin mahkeme tarafından re'sen değerlendirilerek buna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ... nolu "..." markasını tescil ettirmesi açıkça kötüniyetli olup,

davacı bu tescil ile başkasının markasından haksız yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik olarak tescil yaptığı ortada olduğunu, Davacının Çin'li ... firması ile arasında bu markanın Türkiye'de kullanım haklarının kendisine verildiğine dair ne bir lisans sözleşmesi de de distribütörlük ve bayilik sözleşmesi bulunmadığını, M.K.

2 kapsamında hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, mahkemenin yaptığı tazminat hesaplaması da hatalı olduğunu, Davacı tarafın, tazminatın, davalının marka hakkına tecavüzü olmasaydı marka sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre hesaplanmasını istediğini, ancak bu tür bir hesabın yapılabilmesi için, davacının satışlarında bir azalma olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilin satış rakamlarından yola çıkılarak bu tür bir hesaplama yapılamayacağını, İkinci olarak,

tazminat hesabı bakımından esas alınan bilirkişi raporunda sektörden bir bilirkişi yer almadığını, makine mühendisinin uzmanlık alanı kapsamında av ürünleri, dürbünler ve bunların piyasası bulunmadığını, diğer bilirkişilerin birisi hukukçu, diğeri mali müşavir olduğunu, Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davacının sattığı dürbünler ve bunların davacı tarafından satış fiyatlarının ortalaması hesaplandığını, satış ortalamasının hangi hesaba dayalı olarak yapıldığı belirsiz olduğunu, kârın, brüt kârlılık üzerinden hesapladığını, malın maliyetine sadece, ithalat birim maliyetini eklediğini, diğer maliyet kalemlerini ise eklemediğini,

davacı tarafından sunulan dilekçelerde tazminat hesabının müvekkilin faturalarda belirttiği satış fiyatları esas alınarak yapılması talep edildiğini, davacının 27.11.2019 tarihli dilekçesinin bu yönde olduğunu, davacının satışlarının kârlılık oranlarının kabul edilmesi mümkün olmadığını,Davacının sunduğu faturada ise bir adet el dürbünü müvekkil tarafından 144,06 TL'ye satıldığını, O halde bilirkişi raporu esas alınarak bir üründen elde edilebilecek kârlılık miktarının 144 TL olarak hesaplanması ihtimalinde müvekkilinin söz konusu ürünü, tüm maliyetleri dahil, 0,60 Kuruşa alması gerektiğini ki bunun imkansız olduğunu,

Tecavüz iddiası kabul edilmemekle birlikte aksi halde yeniden rapor alınmasını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili 08.03.2022 tarihli dilekçesi ile Bakırköy 1.FSHHM nin 2021/78 Esas sayılı dosyada ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın son duruşma tutanak örneğini sunmuştur.

Davalı vekili Av. ... ve Av. ... istinaf dilekçesinde özetle;-markalar karşılaştırıldığında birebir benzerlik bulunmadığı sadece davacı markasının asıl unsuru ... kelimesinin davalının markasal kullanımının olduğu dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda tespit edildiğini, davacının markasına yönelik hiçbir saldırı olmadığını, ... markasının tanınmış markaya yönelik korumadan yaralanabilmesi için tanınmış markaya kriterleri sağlamış olması ve müvekkilimin kötü niyetli olarak markanın ününden faydanmış olması gerektiğini,

davacıya ait marka ile müvekkilinin sattığı markanın logoları tamamen birbirinden faklı olup benzerlik dahi göstermediğini, dava konusu markanın tescili yapıldıktan çok kısa bir süre sonra sınırlı sayıda satın alındığını ve satın alınan ürünlerin tamamını yurt dışına satıldığını bu nedenle müvekkili tarafından tamamı yurt dışına satılan ürünler ile ilgili olarak her hangi bir zarardan yada haksız kullanımdan söz emek mümkün olmadığını,

Tanınmış marka olmayan ve esasında bilinirlik için yeterli süre dahi geçmeyen markanın marka koruması altında olduğu düşünülse dahi müvekkili tarafından dava konusu ürünler yut dışı pazarına satıldığı için marka tanınmışlığından haksız olarak faydalandığı iddia edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel Mahkemece hükmedilen taminat miktarı fahiş olduğunu, Gümrükten sorulması halinde müvekkilinin söz konusu ürünleri ne kara miktarda getirdiği ve bu ürünlerin maliyeti açıkça orta konulup sunulan faturalardaki satış fiyatları ile birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin kar marjının çok düşük olduğu ortaya çıkacağını,

Ayrıca yapılacak zarar tazmin hesaplamalarında müvekkili tarafından ürünlerin temininden sonra yapılan gider gider kalemlerinin de dikkate alınması gerektiğini, karlılık hesabında birim brüt satış karlılığının hesaplama dikkate alınmasının davacı tarafın haksız zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davacının defter kayıtlarında belirtilen faturalardaki fiyatlandırma ürünlerin perakende satış fiyatı olup hesaplamada dikkate alınamayacağını, bilirkişi tarafından brüt değil net karlılığın dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME TPE den yapılan kontrolde ...numaralı ... markasının 26.02.2018 tarihli başvuruya istinaden 25.07.2018 de 09,13. Sınıflarda davacı adına tescil edildiği, 9.sınıfta dürbünler emtiasını kapsadığı görülmüştür.

Bilirkişiler makine mühendisi ..., marka vekili ..., Mali müşavir ... müşterek raporlarında sonuç olarak; “...” ibaresinin markasal anlamda kullanıldığı dikkate alındığında, davalı kullanımının, davacı markasıyla benzer olduğu, davalı kullanımının davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davalı kullanımının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı,

davalının, markanın kapsadığı mallara yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağı, dolayısıyla davalı tarafın bu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkına tecavüz oluşturan ürünler ile iş ve tanıtım evraklarının SMK'nın 149-c/d/f maddeleri uyarınca toplatılması, üzerlerinden tecavüz konusu unsurların silinmesi,

silinemiyor ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhalarına karar verilmesi ve tecavüz oluşturan fiillerin durdurulması suretiyle (gerekirse internet üzerinden satışların engellenmesi yoluyla) marka hakkına tecavüzün giderilebileceği, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,

davalının ibraz edilen defterlerinde yevmiye defterlerinin kapanış tasdiki olmadığı ve usulüne göre uygun tutulmadığı , davacının talebi doğrultusunda SMK'nın 151/2-a kapsamında davalının rekabeti olmasaydı elde edebileceği muhtemel gelirin toplamda 289.197,24 TL olarak hesap edileceği belirtilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davalı tarafından satın alınan ...

Markalı 2 adet dürbün fatura suretini sunmuş olup incelendiğinde; el dürbünü 8x30 144,069Tl ve el dürbünü 10-50x50 237,288TL ki kdv dahi toplam 2 dürbünün 450,00TL olarak yazılı olduğu görülmüştür.Davalı vekili yurt dışı satışlarına ilişkin faturaları sunmuş olup raporda yer alan 08.04.2019 tarihli faturaların Gürcistan'a yapılan satışlara ilişkin olduğu ve faturaların 200 adet ürün için 5959TL, 200 adet ürün için 5782TL ve 351 adet ürün için 7773,74TL olduğu görülmektedir.

GEREKÇE

Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, meni, markaya tecavüz nedeni ile manevi tazminat ve SMK 151/2-a maddesi gereğince maddi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilleri, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili, istinaf aşamasında Bakırköy 1.FSHHM nin 2021/78 Esas sayılı dosyasında ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğine ilişkin beyan dilekçesini sunmuştur.

Dairemizce UYAP üzerinden ilgili dosya yönünden inceleme talep edildiğinde; dosyada davacının ...LTD ŞTİ, davalının ... AŞ olduğu, davanın kabulü ile ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Bu durumda davacının iş bu davasının dayanağı olan ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne yönelik davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle davalı vekillerinin istinafının kısmen kabulüne, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalı vekillerinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/12/2020 tarih, 2019/148E, 2020/322K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 324,20-TL (162,10-TL+162,10-TL) istinaf yoluna başvurma harcı ile 54,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 378,70-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 22-TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/02/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2021/674, K. 2023/323, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  5. İstinaf İstemi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/674
Karar No
2023/323
Tarih
23 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/674 K.2023/185
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/674 K.2023/84
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/675 K.2023/170
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/675 K.2023/285
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/675 K.2023/189
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2021/675 K.2023/168

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.