İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1714 K.2024/957

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2022/1714Karar2024/957Tarih17 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.837 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 2.FİKRİ Ve Sınai Haklar Hukuk Hukuk Mahkemesinin 2021/387 Esas Sayılı Dosyası

Karar tarihi
17 Mayıs 2024
Dosya no
2022/1714 Esas
Karar no
2024/957
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
14/04/2022
Numarası
2020/26 Esas - 2022/105 Karar
Dava
Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i
Dava tarihi
24/01/2020
Dava
Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i, Markanın Hükümsüzlüğü
Dava tarihi
20/01/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.837 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasını ve içinde "..." ibaresi bulunan diğer (seri) markalarını 35 yılı aşkın bir süredir kullandığını, 15.06.1988 tarihinden beri ... ve 31.10.1995 tarihinden beri "..." markalarını kendisi adına tescil ettirdiğini, tekstil alanında faaliyet gösteren davalının ürünlerini "..." markası altında sunmasının müvekkiline ait bir markaymış izlenimi yarattığını, markanın çekim gücünden istifade etme amacı güttüğünü, davalının mevzuata aykırı şekilde ... sayı ile “...” markasını tescil ettirerek haksız ve hukuka aykırı şekilde Kullandığını,

söz konusu markanın müvekkilinin daha önce koruma altına alınmış “... markası ile iltibasa sebep olduğunu, davalının müvekkilinin “...” markasına tekstilin kısalması olan “...” ibaresini ekleyerek marka oluşturmasının iyi niyetle açıklanamayacağını, davalının markayı kullandığı ürünlerin niteliği bakımından yakınlık bulunduğundan

müvekkilinin markasının tanınmışlığı nedeniyle farklı ürün kabul edilse de davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu iddia ederek, davalı adına ... ve ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaların hükümsüzlüğünü, müvekkilinin markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve verilecek hüküm özetinini ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ...’nin ... sayılı "..." markasını kendisi adına tescil ettirdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tescil sınıflarının farklı olduğunu, aralarında rekabete konu hiçbir unsur bulunmadığını, mallarının/hizmetlerinin örtüşmediği,

ayrıca müvekkilinin markasının "..." olduğunu "..." olmadığını, bütüncül olarak bakıldığında markalar arasında okunuş ve görsel benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında "..." kısmının turuncu "..." kısmının siyah olarak yazıldığını, davacı markaları ile görsel olarak benzer olmadığının açık olduğunu, telaffuz ve işitsel olarak da benzerlik olmadığını, müvekkilinin ... isimli şirket olduğunu, bunun da markalar arasındaki kavramsal benzerliği ortadan kaldırdığını, orta nitelikteki alıcılar tarafından karıştırılma ihtimalinin marka ve unvanların açık farklılığı sebebiyle olmadığını,

iltibas tehlikesinin ise hiç olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15/06/1988 tarihinden itibaren "..." markasını, 31/10/1995 tarihinden itibaren de "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, bu tarihten itibaren de her 10 yılda bir "..." ibaresini ... sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın "..." ibaresinin adeta firmanın kurumsal imzası niteliğine büründüğünü, davalı tarafından kullanılan "..." ibaresinin müvekkili firmaya ait markaymış izlenimi yarattığından, "..." markasının çekici gücünden istifade etme amacı güttüğünü,

davalının haksız kullanımının "..." marka ürünlerin piyasa ve tüketici nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkansız zararlar verdiğini ve markanın ayırt ediciliğini olumsuz yönde etkilediğini, davalı adına ... ve ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaların hükümsüzlüğünü, müvekkilinin markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2020/26 Esas - 2022/105 Karar sayılı kararıyla; "...asıl dosya yönünden, hükümsüzlüğü istenen marka davalı adına olmayıp birleşen dosya davacısı ... adına tescilli olduğundan ve hükümsüzlük davası tescil sahibi aleyhine açılmak gerektiğinden davacının hükümsüzlüğe dair talebi yönünden davanı pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, dosyadan tespit edilen davalının fiili marka kullanımının davacı markaları ile SMK m.7/f.2 (b) anlamında “benzerlik” kurulabilecek bir emtiaya/hizmete ilişkin olmadığı, davalı tarafın davacı markalarının tescili kapsamına giren bir marka kullanımına rastlanmadığı, bu sebeple davacı marka hakkına tecavüzün ispatlanamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın esastan reddi gerekmiştir.

Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/387 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, davacının ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden bu marka davadan önce müddet olduğundan tescilli olmadığından, hukuki yarar dava şartı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Dava konusu ... tescil numaralı marka yönünden ise, davacının "..." ibareli markasının davalı markasının koruma tarihi öncesinde tanınmış marka niteliğine kavuşmuş olduğuna dair bir yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle tanınmış markanın kabulü mümkün olmadığı,

davalı ... adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olması sebebiyle 24. sınıfta “dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar” ve 40. sınıfta “terzilik hizmetleri”, “deri ve kürk işleme hizmetleri”, “saraçlık hizmetleri”, “adi metallerin işleme hizmetleri”, “değerli metallerin işlenmesi hizmetleri” bakımından davacının önceki tarihli tescilli markaları ile karıştırılma ve işletmesel bağlantı kurulma ihtimaline sebep olabileceği, bu emtia ve hizmetler yönünden iltibasa dayalı olarak kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davalının tescilinde kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil sunulamadığından bu yöndeki talep yerinde görülmemiştir. Bu itibarla hükümsüzlüğe dair davanın kısmen kabulü ile markanın belirtilen emtialar yönünden kısmi hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.

Dosyadan tespit edilen mevcut delil durumuna göre davalının yetkilisi olduğu asıl davalı şirketin fiili marka kullanımının davacı markaları ile SMK m.7/f.2 (b) anlamında “benzerlik” kurulabilecek bir emtiaya/hizmete ilişkin olmadığı, davalı tarafın davacı markalarının tescili kapsamına giren bir marka kullanımına rastlanmadığı anlaşılmakla marka haklarına tecavüze dair dava sübut bulmadığından reddine." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde. "Davalı ... tarafından davaya konu “...” markası, halk tarafından karıştırılma ihtimali oluşacak derecede benzer biçimde kullanılmıştır.

Mahkemece önce davaya konu markalar ve hizmetleri arasında iltibas bulunduğunu belirterek kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu kabul edip devamında ise benzerlik kanaati oluşmadığını belirterek marka hakkına tecavüzün sübuta ermediğinden bahisle davanın bu yönden reddine karar vererek kendi içinde tenakuza düştüğünü, İltibasa dayalı olarak kısmı hükümsüzlük hali mevcut olduğunda aslında SMK m. 7/f.2(b) şartları da oluştuğunu, bu nedenle, usul ve yasalara aykırılık söz konusu olduğundan marka haklarına tecavüz yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; "... tescil numaralı markanın kısmi hükümsüzlüğü şartları oluşmadığını, müvekkil markasının ... değil ... olduğunu, her ikisi arasında okunuş ve görsel benzerlik bulunmadığını, müvekkile ait marka ... olarak ... kısmı Turuncu ... kısmı ise siyah olarak yazıldığını, telaffuz ve işitsel olarak da durumun benzer olduğunu, Mahkemenin 2019/262 E. Sayılı dosyasında 24.08.2020 tarihli raporda da belirttiği gibi dava konusu marka ''...'' ibaresinden oluştuğunu,

''...'' kısımının farklı ''...'' kısmının farklı renklerde yazılması neticesinde farklı bir kompozisyon ve içerik kazanmak suretiyle bütünsel bir marka haline geldiğini, sonuç olarak davacı markası ile davalı markası arasında iltibasa sebebiyet verebilecek bir karıştırma oluşturmadığını,Kavramsal olarak taraf markalarında ortak olan “...” ibaresi İngilizce Çapraz - Kesişen anlamına geldiğini, Dünya'da benzer ifadeye sahip çokça şirket bulunduğunu, burada asıl önemli olan müvekkil şirketin ... isimli şirket olduğunu, bu da markalar arasındaki kavramsal benzerliği ortadan kaldırdığını,

Davacı tarafından markanın genişletici koruma etkisinden bahsedilerek davalı markasının farklı sınıflarda tescili olsa da iltibasın olacağı iddiası bulunduğunu, ancak bilirkişi raporunda belirtildiği gibi genişletici korumanın olabilmesi için markanın tanınmış marka olması gerektiğini, Markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşabilmesi için SMK m.6/f.1'de açıkça, markaların aynı ya da benzer olmaları arandığı gibi, tescilli oldukları sınıfların aynı ya da benzer olması da şart kılındığını, taraf markalarının aynı veya benzer olmadığını,

davaya konu markada yer alan ''...'' ifadesi ''...'' isimli markayı ortalama düzeyde alıcılar gözünden farklı bir marka olduğuna dair yeterli olduğunu,Davacı ve davalının ürün ve hizmetlerinin tescil sınıfları göz önüne alındığında tescil edilen sınıfları tamamen farklı olup ortalama düzeydeki alıcıların markalar arasında ilişki kurma ihtimali bulunmadığını, davacı markası ile davalı markası arasında halk nazarında karıştırma ihtimali bulunmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacı markanın tescilli olduğu sınıf emtialara ilişkin, davalı markanın tescilli olduğu sınıf ise hizmet olduğunu,

bu durum da iki sınıf arasında benzerlik oluşmasına engel olduğunu, Sonuç olarak davacı markası ile davalı markası arasında ortalama düzeydeki bir alıcının karıştırabileceği bir benzerlik bulunmamakla birlikte davacı markasının tescil olduğu sınıflar ile davalı markasının tescil olduğu sınıflar tamamen farklıdır.

Ayrıca tescil edilen sınıfların arasındaki benzerliklerin davacı ve davalının farklı sektörlerde hizmet vermeleri nedeniyle iltibasa yol açacak bir benzerlik oluşturmadığını, 2019/262 E. Sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda da görüldüğü gibi, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali doğuran marka kullanımı bulunmadığını, söz konusu ... numaralı marka kumaş işleme hizmetleri kapsamında tescilli olduğunu, davacı markasının aralarında benzerliğe yol açacak bir markası bulunmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, markanın hükümsüzlüğü, marka haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; -Davacının hükümsüzlüğe dair talebi yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, -Davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davanın esastan REDDİNE,

-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; -Davacının ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden bu marka davadan önce müddet olduğundan, hukuki yarar dava şartı nedeniyle usulden reddine, -Davacının dava konusu ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 24. sınıftaki "dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar" ve 40.sınıfta "terzilik hizmetleri", "deri ve kürk işleme hizmetleri", "saraçlık hizmetleri", "adi metallerin işleme hizmetleri", " değerleri metallerin işlenmesi hizmetleri" bakımından hükümsüzlüğüne,

sair emtialar ve tecavüz yönünden davanın REDDİNE." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

TPMK kayıtları uyarınca, ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 07/03/2006 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu, davacının aynı zamanda "..." ibareli başka markaların da tescil sahibi olduğu; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın müddet durumda olduğu ve tescilli olmadığı, ... tescil nolu "..." ibareli markanın ise davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece toplanan tüm deliller ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile; asıl davada hükümsüzlüğü istenen ... ve ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaların davalı ... Limited Şirketi adına tescilli olmadığı (birleşen dosya davalısı ... adına kayıtlı olduğu) anlaşıldığından, davacının hükümsüzlük isteminin pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi yerindedir.

Birleşen davada ise; hükümsüzlüğü istenen ... tescil nolu markanın davadan önce müddet olduğu ve tescilli olmadığı sabit olduğundan, mahkemece bu marka yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

Dava konusu ... tescil numaralı marka yönünden ise; davacının "..." ibareli markasının tanınmış marka olmadığı, davalı ... adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olması sebebiyle 24. sınıfta “dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar” ve 40. sınıfta “terzilik hizmetleri”, “deri ve kürk işleme hizmetleri”, “saraçlık hizmetleri”, “adi metallerin işleme hizmetleri”, “değerli metallerin işlenmesi hizmetleri” bakımından davacının önceki tarihli tescilli markaları ile karıştırılma ve işletmesel bağlantı kurulma ihtimaline sebep olabileceği,

bu emtia ve hizmetler yönünden iltibasa dayalı olarak kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşıldığından ve davalının tescilinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden, mahkemece hükümsüzlük isteminin bu kapsamda kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Asıl ve birleşen davadaki davacının marka haklarına tecavüze ilişkin istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalının fiili marka kullanımının davacı markaları ile SMK m.7/f.2 (b) anlamında “benzerlik” kurulabilecek bir emtiaya/hizmete ilişkin olmadığı, davalı tarafın davacı markalarının tescili kapsamına giren bir marka kullanımına rastlanmadığı, bu sebeple davacı marka hakkına tecavüzün ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi de isabetli olduğundan; taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken toplam 855,20 (427,60 x 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 161,40 (80,70 x 2) TL harcın mahsubu ile bakiye 693,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılardan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair,

dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1714, K. 2024/957, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dava
  5. Birleşen Dava
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf İstemi
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1714
Karar No
2024/957
Tarih
17 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1715 K.2024/910
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1718 K.2024/909
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1721 K.2024/904
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1722 K.2024/1124
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1725 K.2024/1153
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1725 K.2024/905

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.