KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/1978 Esas
- Karar no
- 2024/1019
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2022
- Numarası
- 2021/611Esas, 2022/171 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
TPMK nezdinde çok sayıda ... ana unsurlu marka tescili varken bunlardan yalnızca ... tescil numaralı marka üzerinde davalı ile birlikte hak sahipliği kurulduğunu, davalının ortağının, davacı şirketteki hisselerini devretmek sureti ile müvekkili olan ... şirketinden ayrıldığını, yalnızca ... numaralı davaya konu ... markasının %50 payını davalı şirket yetkilisinin ortağı olduğu davalı şirkete devredildiğini, davalı şirket ortağının, markanın sahibi olan davacı şirketteki hisselerini kardeşine devretmek sureti ile şirketteki tüm haklarını da devrettiğini, ... sözcüğünün sınai mülkiyet hakkının da markayı kuran, kesintisiz kullanan, tasarlayan,
tescil ettiren, tanıtan davacı şirket ...’na ait olduğunu, davalının ezelden gelen kullanım haklarını da davacı şirketteki ortaklığından ayrılırken davacı şirket yetkilisine devretmiş olduğundan kendisine sağlanan haklar ile yetinmek zorunda olduğunun ortada olduğunu, davalının ... numarası ile tescilli markasının, davacının tescilli markalarının tüm şekil, yazı, renk içeren kompozisyonlarının yanına, yardımcı unsur "..." ibaresi eklenmek sureti ile oluşturulmuş olduğundan tüketici nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın doğması ihtimaline sebebiyet vereceğini ileri sürerek,
davalının ... tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... markası üzerinde %50 paylı hak sahibi olduğunu, davacı firmadan hisselerini devredip ayrıldığında, bu markaya dair haklarından da vazgeçmediğini, ... markasını kuran ve büyütenin de davacı firma olmadığını, davacı ve davalı firma ortaklarının babaları olduğunu ve bu ibarenin tarafların soyadı olduğunu, davacı firmanın pek çok ... ibareli markayı 2017 yılından sonra da kendi adına tescil ettirdiğini, davalının de bu hususta herhangi bir itirazı olmadığını, marka üzerinde aynı oranda hak sahibi olan davalıya yöneltilen davanın haksız ve kötü niyetli olduğu,
davalı adına 2018 yılından bu yana ... markasının tescilli olduğunu, davalının tescil sürecinde markayı kullanmaktan çoktan vazgeçtiğini, yatırımını ... nolu markaya yaptığını ve ... nolu ... markası hakkında açılan davaları takip etmediğini, dosyanın savunma olmaksızın yargılama sürecinin aşamaları tamamlanmadan sona erdiğini, markaların genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davaya dayanak markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelime unsuru olduğu, davalıya ait, hükümsüzlüğü talebine konu markanın "..." kelime unsurlarından oluştuğu, davaya konu markaların aynı sınıflarda tescil edilmiş olmaları karşısında sınıfsal benzerlik bulunduğu, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesi olan, tescilli oldukları sınıflar bakımından özel bir dikkat ve eğitim seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının bütüncül değerlendirmesinde, "..." kelimesi bakımından karıştırma ihtimalinin bulunduğu,
tespit olunan benzerliğin ayniyet içermemesi nedeniyle SMK 5/1-ç kapsamında değil SMK 6/1 kapsamında kaldığının anlaşıldığı, davalı her ne kadar önceye dayalı hak sahipliği ve birlikte var olma iddialarında bulunmuşsa da, önceye dayalı hak iddiasına dayanak yapılan ... numaralı marka üzerinde davacı ve davalının birlikte malik oldukları, söz konusu birlikte mülkiyetin davalıya markanın asli unsuru bakımından tek başına önceye dayalı kullanım hakkı ve yine kendi adına tescil hakkı bahşetmeyeceği, davacının tanınmış olduğuna ve davalının kötü niyetli olduğunu ispata yarayacak bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile,
davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; -Müvekkilin ... ve ... markaları üzerindeki kazanılmış haklarının ve kişi adlarından doğan haklarının hatalı değerlendirildiğini, -Markaların birlikte var olma şartının hatalı yorumlandığını, -Markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraflar uzun yıllardır aynı sektörde birlikte faaliyet gösterdiğini,-Dava sürecinde davacı tarafın, ortak olunan markanın ticari itibarını zedelediğini, bu haksız fiillere maruz kalan müvekkilin ... markasının tescilinin haklı ve iyi niyetli olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... asıl unsurlu markaları ile davalıya ait davaya konu ... tescil numaralı "..." ibareli marka arasında iltibas bulunduğu,
davacı ve davalının birlikte bir başka bir ... markasına malik oldukları, söz konusu bu mülkiyetin davalıya markanın asli unsuru bakımından tek başına önceye dayalı kullanım hakkı ve yine kendi adına tescil hakkı sağlamayacağı, somut olayda SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1978, K. 2024/1019, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama