İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2069 K.2024/1152

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2022/2069Karar2024/1152Tarih13 Haziran 2024Okuma9 dk · 1.868 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Dosya no
2022/2069 Esas
Karar no
2024/1152
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
02/11/2021
Numarası
2020/233 Esas, 2021/337 Karar
Davanın konusu
Markaya Tecavüzden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.868 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "...” markasının 20.03.2015 tarihinden itibaren on yıl süreyle 04.03.2016 tarihinde müvekkilleri tarafından tescil edildiğini, yaklaşık beş yıllık süre boyunca müvekkillerinin bu markayı marka emtiasının öngördüğü faaliyet alanlarında ve fazlasında kullanarak ticari faaliyetlerde bulunduklarını, markanın tanınırlığı ve güvenilirliği için ciddi masraf ve emek yükü altına girdiğini, markasını bilinir ve tanınır hale getirdiğini, davalının markayı haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanarak müvekkillerinin markası hakkına tecavüzde bulunduğunu,

davalı tarafın medya sektöründe yapım ve yayınlarda bulunmakta olan bir ticari kuruluş niteliğinde olduğunu, 2019 yılının Aralık ayından itibaren ... adıyla televizyon programı yapımcılığı, televizyon yayın hizmetleri başta olmak üzere bunlarla ilgili muhtelif faaliyetlerde bulunduğunu, marka tescillerinin aleniliği ve davalının işin niteliği ile ayrıntılarına aşikar yapısı göz önüne alındığında ... markasının tescilli olduğu hususunun davalı tarafça bilinmiyor olmasının ya da böyle bir gerekçenin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davalının müvekkillerinin tescilli marka hakkını sürekli olarak ihlal ettiğini,

faaliyeti ve eylemlerinin niteliğinin televizyon dizisi yapımı ve yayını olup her hafta gösterim ve bu gösterime dayalı olarak sürekli reklam ve tanıtım içeriklerinin söz konusu olduğunu, bahse konu olan faaliyet ve eylemlerinin ticari niteliği haiz olup davalının bu yolla müvekkillerinin marka hakkını ihlal ederek maddi kazanç sağladığını, müvekkillerinin yıllar içinde marka ve marka çevresinde yapmış olduğu faaliyetlerin haklı kazanımlarını kullandığını ve müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğrattığını, müvekkillerinin 22.01.2020 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiklerini,

davalının herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve hukuka aykırı eylemlerini sürdürdüğünü, bu süreç içerisinde davalının Türk Patent ve Marka Kurumu’na “... ...” ibaresiyle marka tescili başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin eylemlerinden dolayı maddi ve manevi zarar gördüğünü beyanla müvekkilleri lehine şimdilik 100,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörün lider firması olan, çalışmalarıyla ülkemizde ve dünyada kendini ispat etmiş adından söz ettirmeyi başarmış bir prodüksiyon şirketi olduğunu, ...

A.Ş.’nin (bilinen adıyla ...) ana faaliyet konusunun ulusal televizyon kanalları için televizyon dizilerinin, ulusal ve uluslararası dijital platformlar için dijital dizilerin ve yüksek gişe başarısı sağlamış sinema filmlerinin prodüksiyonunu gerçekleştirmek olduğunu, prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,... televizyon dizileri ülkemizdeki televizyon kanallarında (..., ..., ..., ...),... gibi dizileri gerek ulusal gerek uluslararası platformlarda (..., ...) gösterilmekte ayrıca yurtdışına lisans ve satışı yapılarak uluslararası başarılar elde etmekte ve ülkemize döviz kazancı sağlanmakta olduğunu,

prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ..., ..., ..., ... ve ... gibi sinema filmlerinin ise gerek yurtiçinde gerek yurtdışında vizyona girmesi ve beğenilmesi sonucunda gişe başarısı ve ulusal ve uluslararası festivallerden ödüller kazandığını, bu kapsamda dava konusu olan “... ...” markasının da, müvekkili şirketin prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ve ilk asıl yayını ... logolu kanalda gerekleşen ve toplamda 10 bölüm yayınlanan bir TV dizisinin ismi olarak kullanıldığını, müvekkilinin doğrudan Fikri Mülkiyet Hukuku kapsamında eserler ortaya çıkmasına vesile olan, bu kapsamda gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK),

gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında güvence altına alınmış haklara sonuna kadar riayet eden bir müessese olduğunu, yüksek ayırt ediciliğe sahip olmayan “...” ifadesini kendi bilinir ve tanınır markası olan “...” markası ile eşleştirmek suretiyle, hem markanın kendisine ait olduğunu vurguladığını hem de markaya yüksek derecede ayırt edicilik ve özgünlük kattığını, dolayısıyla davacıların dava dilekçesindeki hukuki dayanaktan yoksun iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirkete ait “... ...” kelime markasının ... başvuru numaralı, 16.01.2020 başvuru tarihli tanınır bir marka olduğunu,

içerisinde yine müvekkiline ait “...” logosunu taşıyan ihtilafa konu “... ...” markasının, müvekkili şirketin önceki başarılarının, tanınırlığının, ilgili tüketici kitlesi nezdinde güvenilirliğinin izlerini taşıdığını, davacının iddialarının aksine davacıya ait “...” markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkil şirket yapımcılığını üstlendiği her dizi ve film isminin markalaşması esnasında detaylı ve titiz araştırmalara yaparak sektör açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyecek işleri dikkatle seçtiğini, ve özenle bu isimleri markalaştırdığını,

“... ...” kelime markasının “...” markası ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, davacıların 2015/24302 başvuru numaralı ve 20.03.2015 başvuru tarihli “...” markasının iddialarının aksine tescil ettirdikleri ifade ve şekilde kullanılmadığını, davacıların sektörde “... ORGANİZASYON” kelime markasını kullandıklarını, iddialarının aksine sektörde “...” markası ile herhangi bir tanınırlıklarının söz konusu olmadığını, “...

ORGANİZASYON” kelime markasının ise tescilli bir marka olmadığını, dava dilekçelerindeki iddialarının aksine, davacıların sektörde “...” adını değil “...

ORGANİZASYON” adını kullandıklarını ve kendilerini bu isim ile tanıttıklarını, davacılara ait “...” kelime markası ile, müvekkili şirkete ait “... ...” kelime markasının aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer markalar olmayıp, işbu markalar arasında iltibas veya karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, markalar arası benzerliğin küçük farklılıklardan ibaret olmadığını, markaların mal ve hizmetle yönünden de aynı ya da benzer olmadıklarını, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkili şirkete ait TPE nezdinde tescilli “...” markasının tanınmış marka niteliğinde olup,

ihtilafa konu “... ...” kelime markasının bir unsuru olduğunu, beyanla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

"...tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, taraf markalarının ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu ve bu ibarenin davacı markasının tescilli olduğu ve davalının kullanıldığı hizmet alanlarında yüksek ayırt edici gücü olduğu ancak nice sınıflarının içeriklerinin incelenmesinde, firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğu,

davacı organizasyon, tanıtım ve web hizmetleri sunarken, davalının dizi ve sinema alanlarında yapımcılık faaliyeti gösterdiği ve üretimini yaptığı dizi ve/veya filmlerin hem yurt içinde hem yurt dışında satış- pazarlama faaliyeti yürüttüğüne dair tespitler karşısında firmaların faaliyet alanlarına göre değerlendirme yapıldığında; verdikleri hizmetler açısından bir benzerlik olmadığı, davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmediği, tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak Davanın REDDİNE, " Şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacılar vekili istinaf isteminde özetle.

Müvekkilinin markasının tescilli olduğunu, davalının kullanımı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, Marka tescillerinin aleniliği ve Davalının işin niteliği ile ayrıntılarına aşikar yapısı göz önüne alındığında ... markasının tescilli olduğu hususunun Davalı tarafça bilinmiyor olması ya da böyle bir gerekçenin ileri sürülmesi olmadığını Somut olayda markanın kullanıldığı sınıf ve marka başvurularının yapıldığı sınıfların dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin davalıların markayı kullandığı alanda zaten hizmet vermekte ve öncesinde de bu hizmet sınıflarında markanın nice sınıfları alınmış olduğunu,

Davalının, Müvekkillerin tescilli marka hakkını sürekli olarak ihlal ettiğini, faaliyeti ile eylemlerinin niteliği, televizyon dizisi yapımı ve yayını olup her hafta gösterim ve bu gösterime dayalı olarak sürekli reklam ve tanıtım içerikleri olduğunu, maddi kazanç sağladığını, müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, davalının iyiniyetli olmadığını, İhtarnameye rağmen kullanımın sürdürüldüğünü, Davalının TPMK nezdind “... ...” ibaresiyle marka tescili başvurusunda bulunduğunu, kararda davalının ticari hizmet sektörünü dikkate alarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME -Dava, 22.07.2020'de açılmıştır. -TPMK kayıtlarının incelenmesinde davacılar adına tescilli olan ve davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu “...” markasının 35, 38 ve 41. sınıflarda davacılar adına tescil edildiği, marka tescil başvurusu 20.03.2015 tarihinde yapılmış olduğu 04.03.2016 tarihinde markanın tesciline karar verilmiş olduğu görülmüştür. 38.SINIFTA. "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil).

Haber ajansı hizmetleri." 41.sınıfta. "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).

Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri.

Tercüme hizmetleri." içerir şekilde tescillidir. -Davalı adına ... numaralı "... ” markasının ise, 16.01.2020 tarihli başvuru ile 01.12.2020 de tescil edildiği, davalının tescil aldığı nice sınıflarının ise 09, 14, 16, 35, 41 ve 38 olduğu görülmüştür. 38.sınıfta "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri." 41.sınıfta Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.

Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.

Fotoğrafçılık hizmetleri." ni içerir tescili mevcuttur. Dosyaya sunulan 18.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...

Tarafların markasal olarak kullanımlarına ilişkin bilişim uzmanı tarafından yapılan tespitler ışığında, davacı tarafa ait “....org” isimli web sitesinde ve dosyaya sunulu olan belgelerde; “...” isminin kullanıldığı görülmekle, web sayfasında yer alan “hizmetlerimiz” menüsünden; davacı tarafın organizasyon, tanıtım ve web sayfası hizmetlerini verdiği anlaşılmaktadır.

Organizasyon menüsünün alt kategorilerinde ise; sempozyum, konferans, seminer ve toplantı, Kongre, Fuar ve sergi, Ramazan Etkinlikleri, Festival, Konser, Açılış ve Tören, Çadır Kiralama, Ses Sahne, Işık ve Görüntü Sistemleri, Süsleme ve Dekorasyon, Simultene ve ardıl tercüme hizmetlerinin verildiği görülmektedir.

Davalı ...’a ait web sitesinde yapılan incelemede ve dosyaya sunulu belgelerde; davalının yapımcılığını üstlenmiş olduğu dizilere ait “tanıtımlar” bölümünde, “...” isimli dizinin tanıtım teaser’ının yayınlandığı görülmektedir. ... tescil no.lu “...” markası 35, 38 ve 41. sınıflarda davacılar adına tescil edilmiş olduğu; davalının “... ...” ibaresini markasal olarak kullandığı; davalı markasındaki “...” ibaresi çatı marka niteliğinde olduğundan, markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı markasının tescilli olduğu hizmetler yönünden ve davalının markayı kullandığı hizmet alanında “...” ibaresinin yüksek ayırt edici nitelikte olduğu,

tarafların tescil aldıkları markaların nice sınıfları (35, 38 ve 41) bakımından kesiştiği, ancak nice sınıflarının içerikleri detaylı olarak incelendiğinde firmaların faaliyet alanlarının farklı olduğu, dolayısıyla firmaların faaliyet alanlarına göre değerlendirme yapıldığında; verdikleri hizmetler açısından bir ayniyet veya benzerlik olmadığı.

Davacılar adına tescilli olan “...” markası ile davalının kullandığı markadaki esas unsur aynı olmakla beraber davalı “...” ibaresini davacı markasının tescil edildiği hizmetler ile aynı/benzer bir hizmet alanında kullanmadığından davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz şartlarının mevcut olmadığı..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

GEREKÇE Dava, markaya tecavüz iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda markaya tecavüz olup olmadığı iddiasının davacının ve davalının faaliyet alanlarına göre değerlendirildiği görülmektedir. Ancak SMK 7.maddesi gereğince marka sahibi, tescil ile marka koruması elde eder ve korumanın kapsamı markanın tescil sınıflarına göre belirlenir.

Davacıların ... tescil no.lu “...” markası 35, 38 ve 41. sınıflarda 04.03.2016 tarihinde tescil edilmiş, dava 22.07.2020'de açılmış olmakla, dava tarihi itibarı ile tescilden itibaren 5 yıllık süre dolmadığından davacının markayı hangi sınıfta kullandığının incelenmesi bu yönü ile yerinde değildir.

Rapora yansıyan görüntülere göre; davalının web sitesinde yapılan incelemede yapımcılığını üstlenilen dizilere ait “tanıtımlar” bölümünde, “...” isimli dizinin tanıtım teaserının yayınlandığı tespit edilmiştir.

Bu durumda; davalının kullanımının davacının markasının tescil sınıfı kapsamında olup olmadığı ve markaya tecavüz oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve neticeten kullanımın markaya tecavüz oluşturduğu kanaatine varılması halinde ise maddi tazminat yönünden rapor alınması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenle davacıların istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere.

1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih, 2020/233 Esas - 2021/337 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 84 TL posta masrafı olmak üzere toplam 246,10 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/2069, K. 2024/1152, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2069
Karar No
2024/1152
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2072 K.2024/1170
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2073 K.2024/1172
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2074 K.2024/1173
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2076 K.2024/1174
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2080 K.2024/1149
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/2081 K.2024/1176

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.