İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/452 K.2024/72

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2022/452Karar2024/72Tarih17 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ocak 2024
Dosya no
2022/452 Esas
Karar no
2024/72
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2021
Numarası
2021/337 Esas 2021/231 Karar
Davanın konusu
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekklinin kendi adına tescil ettirdiği "..." marka grafik tablet ve kalem ürününün satışını yaptığını, davalı tarafın çeşitli e-ticaret sitelerinde "... "... " adında müvekkilinin markasını kullanarak satış yaptığını, Türkiye Noterler Birliğinin uygulaması aracılığı e-tespit yapıldığını, https://www...com/.../... ve https://www...com/.../... uzantılı sitelerde davalının satış yaptığını, davalı şirket ile müvekkili arasında söz konusu eserlerin çoğaltılmasına veya çoğaltılmış nüshaların satışa çıkarılmasına dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını,

davalı tarafın "..." ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetli mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı ana firma .... Ltd., alt şirket ..., Ltd. ve üreticisi .... Ltd. ait olan ... (...) markasının tescilli sahibi olduğunu, markanın Çin, Amerika, Avrupa, Hindistan, Avustralya, Filipinler ve Singapur'da tescil edildiğini, markanın bu kadar tanınmış olmasına rağmen Türkiye'de tescilsiz marka statüsünde olmasını fırsat gören davacının, kötü niyetli olarak markayı adına tescil ettirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ....

Ltd.ile ...., Ltd'nin Türkiye Distribütörü olarak üreticisi dava dışı ... firması olan ... markasının tek resmi dağıtıcısı olduğunu, ayrıca müvekkilinin distribütör olarak www....com.tr internet adresinin isim hakkını da aldığını, markanın bu kadar tanınmış olmasına rağmen Türkiye'de tescilsiz marka statüsünde olmasını fırsat gören davalının kötüniyetli olarak TPMK nezdinde ... tescil numarası ile ... markasını adına tescil ettiğini, davalının markası ile tescilsiz olarak Türkiye'de satışı yapılan ... markası ile benzerlik gösterdiğini, davalı bu benzerliği kullanarak üretmediği, arge çalışması yapmadığı,

herhangi bir yatırımı bulunmadığı markayı ve markanın ürünlerini www...com sitesinde dükkan açarak satışını yaptığını, davalının markası ile müvekkilinin tek satıcısı olduğu marka arasındaki benzerlik kullanılarak hem marka hakkına tecavüz edildiğini, hem de müvekkili firmanın ürün ithal etmesi engellenerek satış yapmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili adına tescili yapılmış ... markasını müvekkilinden hiçbir surette izin almaksızın hukuka aykırı şekilde kullandığından müvekkiline ait tescilli markasına vaki tecavüzünün tespiti ve meni ile tazminat talepli dava ikame edildiğini, davalı tarafın kötüniyetle hareket ettiğini ve işbu davayı açtıklarını, marka tescillerinin ülkemizde kullanımı olmaması sebebiyle işbu davaya dayanak teşkil edilemeyeceğini, dolayısıyla dava dışı şirketlerin ve davalının Türkiye'de tescili haiz bir faaliyetinin ve tescil belgesinin olmaması taleplerinin haklı olduğunu ispatladığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaya konu ... tescil no'lu markanın başvuru tarihinin 26/03/2020 olduğu, "..." markasının Türkiye'de 2019 yılı içinde ticarete konu edildiği, dava dışı uluslararası tescil sahibi firmanın yurtdışı internet satış siteleri aracılığıyla tescilsiz ticaretinin yapıldığı, bu itibarla asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısının distribütörü olduğu firmanın, davalı tescilinden önceki tarihte "..." markasını Türkiye'de ticari olarak kullandığının anlaşıldığı,

tesadüfen bulunup tescil edilemeyecek kadar orjinal olan "..." markasının birleşen dosya davacısının distribütörü olduğu firma markasından tamamen bağımsız ve habersiz tescilinin inandırıcı ve mümkün görünmediği, tescil tarihinden önce Türkiye'de ticarette kullanılan markadan davalının da ticaret yaparak haberdar olduğu, asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının bizzat "..." markalı Çin Menşeili ...

Ltd'den ürün satın aldığı ve bu firma ile ticaretinin bulunduğunun gümrük beyannameleri ile sabit olduğu, buna rağmen tescilini sağladığı gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine; birleşen dosya bakımından verilen hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olması nedeniyle, asıl davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek,-Asıl Dava yönünden davalının müvekkili firmanın tescilinden önceki tarihte "..." markasını Türkiye'de ticari olarak kullandığının anlaşıldığını, davalı tarafın kullanımlarının müvekkiline ait markaya tecavüz teşkil etttiğini,

ilk derece mahkemesinin yargılamaya konu tescilin iyi niyetli kabul edilemeyeceği ve SMK 6/9. maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının tüm sınıflar yönünde gerçekleştiği kanaatine ulaşmasının hukuka aykırı olduğunu,-6769 Sayılı Kanunun 6/4 maddesi bakımından yapılan değerlendirmede hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı hususunun,

dosya kapsamında mevcut olan 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu,-Tesadüfen bulunup tescil edilemeyecek kadar orjinal olan "..." markasının davacının distribütörü olduğu firma markasından tamamen bağımsız ve habersiz tescilinin inandırıcı ve mümkün görünmediği ifade edilmişse de yanlış değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, asıl ve birleşen davaya yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'i; birleşen dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen dava yönünden.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda bir markanın aynısını ya da benzerinin marka olarak tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceği gibi, marka hukukunun ülkeselliği ilkesi nedeniyle birden fazla yabancı markanın benzeriyle ilgili marka başvurusunda bulunulması ve tescil ettirilmesi de tek başına kötüniyetli marka tescili anlamına gelmeyeceği, bir marka başvurusunun hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiğinin her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,

Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda bir markanın aynısını ya da benzerinin marka olarak tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay'ın uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescillerinin kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edildiği, kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyetin tescil başvurusu anında varolması gerektiği, somut olayda "..." ibaresinin Türkçe bir karşılığının bulunmadığı,

tesadüfen bulunamayacak kadar orjinal olduğu,"..." markasının uluslararası alanda tescilli olduğu, birleşen davada davalının, tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... Tic.Ltd.Şti aracılığıyla, "..." markasını uluslararası alanda tescil ettiren ve davacıya da distribütörlük veren Çin Menşeili ...

Ltd'den ürün satın aldığı, davalının bizzat ticaretini yaptığı uluslarası alanda tescilli markayı, Türkiye'de aynı ibarelerle ve aynı mal ve hizmet sınıfında kendi adına tescil ettirdiği, bu durumun tesadüf olarak kabul edilmeyeceği, söz konusu tescilin uluslarası tescilli markanın ticaretine engel olma amacı taşıdığı, açıklanan nedenlerle tescilin kötü niyetli olduğu, birleşen davada hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, asıl dava yönünden;

birleşen davada davacının söz konusu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle asıl davanın da reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 1-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacı-birleşen davada davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 1-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacı-birleşen davada davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Ana dava ve birleşen davada davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/452, K. 2024/72, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf İstemi
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/452
Karar No
2024/72
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/452 K.2024/48
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/455 K.2024/119
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/456 K.2024/55
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/456 K.2024/65
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/457 K.2024/97
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/458 K.2024/1

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.