KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/905 Esas
- Karar no
- 2024/76
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2022
- Numarası
- 2020/623Esas 2022/197 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibine dayanak çekte yer alan cirodaki atfedilen imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmayıp taklit edilerek atıldığını ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu imza sirküleri ile çekteki imza karşılaştırıldığında senetteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olduğunun görüleceğini, iyi niyetli haklı hamil konumunda olan davalının çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek ve bunu araştıracak durumda olmadığını, davacı ile keşidecinin ticari defterlerinin incelenerek, davacı ile aralarında ticari bir ilişki olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davanın reddine, davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu çekin ciro edeni olduğu, davacının imza inkarı nedeniyle ATK'dan imza incelemesine ilişkin rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, çekteki imzanın davacıya ait çıkmadığı ve mutlak defilerden olan imza itirazının herkese karşı ileri sürülebileceği, bu halde davacının imzası nedeniyle davaya konu çek ve icra takibine borçlu olmadığı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğununun yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyeti tespit olunamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketle ... ile ... arasındaki ticari ilişki olup olmadığının, ticari ilişki varsa davaya konu çekin davacının da dahil olduğu bu üç şirketin defterlerinde yer alıp almadığının tespiti istendiğini, ancak Mahkemece salt imza incelemesi üzerinden eksik ve hatalı olarak hüküm verildiğini, hükme esas alına ATK raporunun denetime elverişli olmadığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu çekteki davalı şirkete atfedilen imzanın davalı şirket yetkiline ait olmadığının tespit edildiği, davaya konu çekin keşide tarihinden önce çekin keşide tarihine yakın yeterli mukayese imza toplandığı, ATK raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
davanın kabulü sonucu davacı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/905, K. 2024/76, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama