KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2023/1198 Esas
- Karar no
- 2025/438
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2023
- Numarası
- 2021/210 Esas, 2023/62 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, borca konu edilen çekin üzerindeki imzanın müvekkili olan şirketin yetkilisi ...'na ait olmadığını, müvekkili şirketin davalı aya takibe konu ettiği çek sebebiyle herhangi bir borcu olmadığını, davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davaya konu takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten satın almış olduğu malların bir kısmına karşılık davaya konu çeki keşide ederek müvekkili şirkete verdiğini, ancak ilgili çekin karşılıksız olması sebebiyle borç tahsil edilemediğini, bu nedenle takip başlatıldığını, davacı adına kayıtlı olan Muğla ili Bodrum ilçesindeki taşınmazın, mal kaçırılmak maksadıyla devir işlemine ilişkin tasarrufların iptali için açılan davada tasarrufun iptaline karar verildiğini savunarak, davanın reddini, davacı haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'inden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ATK Fizik ihtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12/12/2022 tarihli raporda, dava konusu çekteki keşideci imzası ile şirket temsilcisi ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, davacı şirketin lehtar sıfatıyla çek üzerindeki imzanın sıhhatinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davacın şirketin davalı şirkete İstanbul Anadolu ...icra Dairesinin ... Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine; davalı-alacaklı şirket tarafından icra takibin haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;ödeme emrindeki ihtara rağmen süresi içerisinde imzaya itiraz etmeyen davacı, imzayı ikrar etmiş sayılacağından işbu kararın hatalı olduğunu, işbu davaya konu icra takibinden kaynaklanan kesinleşmiş yargı kararı mevcut olduğunu,İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/348 E., 2020/223 K. Sayılı dosyası ile tasarrufun iptali kararının kesinleştiğini, davacının borçlu olmadığının tespitinin hatalı olduğunu,
müvekkili ve davacı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun varlığını cevap dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve buna ilişkin BA-BS formları ile kanıtlanmakta olduğunu,Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; basiretli tacir olan davalı şirket müvekkil şirketin gerçekten keşideci olup olmadığını, şirket yetkilisinin kim olduğunu ve imza örneğinin ne olduğunu araştırması gerektiğini, herhangi bir incelemeye geçmeden ve müvekkil şirket yetkilisiyle herhangi bir iletişime geçmeden hareket eden davalı şirketin davaya konu çeki icra takibine konu etmekte hem kötüniyetli hem de haksız olduğunu ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,ATK'dan alınan raporda, takip dayanağı çekteki keşideci imzasının davacı şirket temsilcisine ait olmadığının tespit edildiği, imza sahteliği nedeniyle davacının çekten sorumlu tutulamayacağı, davanın kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu,
bu nedenle takipte dayanak belge olarak yer almayan taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair fatura ve BA/BS formlarının işbu davada uyuşmazlık konusu olmayıp, faturaya dayalı alacak ilişkinin mevcut olması halinde davaya konu çekin geçerli hale gelmeyeceği, taraflar arasındaki görülmüş ve kesinleşmiş tasarrufun iptali davası, borcun tahsili aşamasına ilişkin bir dava türü olup, menfi tespit davasıyla doğrudan bir ilgisinin ve etkisinin bulunmadığı,
somut olayın özelliğine göre davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla,davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1198, K. 2025/438, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama