KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1300 Esas
- Karar no
- 2025/543
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/03/2023
- Numarası
- 2021/97 Esas, 2023/63 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kendisine ait “...” markasını giyim sektöründe 100 “den fazla ülkede yoğun ve yaygın şekilde kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, TPMK nezdinde de ... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalının “... Mah, ... cad N... İç kapı No:..
Ümraniye” adresindeki işyerinde ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarında davacı şirketin ... ve ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markalarının aynıları ve benzerinin tescil kapsamındaki 35 ve 18. sınıfta yer alan emtialar üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, davalıya ait hükümsüzlüğü ve iptali istenen ve 35. sınıfta tescilli ... kelime markasının müvekkilinin tescilli markalarının benzeri olduğunu, aynı sınıfta yer alan benzer ve aynı emtialar ve hizmetler için tescil edildiğini, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunuileri sürerek,
davalı adına ... tescil no'lu markanın hükümsüzlüğüne ile sicilden terkine, davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, www.....com.tr alan adının iptaline karar verilmesini talep ve etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ibaresinin tekstil, moda sektöründe aynı anda birçok teşebbüs tarafından aktif olarak kullanıldığını, marka sicilinde onlarca "..." ibareli tescilli ve tescilsiz markaların olduğunu, "..." ibaresinin tek başına ayırt edicilik vasfınının kalmadığını yahut zayıf marka olduğunu, müvekkilinin de "..." ibaresini, "..." sözcük unsuru ile birlikte kullanarak markasına ayırt edicilik kazandırdığını, "..." markası birleşik bir kelime olup bu şekilde kullanılmakta olup “..." unsurunu öne çıkarmadığını,
..." kelimesinin ayırt edicilik unsurunun zayıf olması nedeni ile "..." marka işaretinin kullanılmasının bir tecavüz oluşturmayacağını, kötü niyetli tescil iddialarının soyut olduğunu, davacının bunu ispatla mükellef olduğunu, davalının ürünlerini www....com.tr rünlerin menşei hakkında bilgilendirerek satışa sunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18/05/2017 başvuru tarihli ... numaralı ... + Şekil ibareli tanınmış markanın ve yine çok sayıda ... esas unsurlu markanın tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın 35.sınıfta tescilli sahibi olduğu, yine davaya konu edilen www...com.tr alan adının davalı tarafından kullanıldığı, öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarında ortak olarak ... ibaresinin mevcut olduğu,
davacının ... markasının, davalının davaya konu marka başvurusundan önce tanınmış marka olarak kabul edildiği, taraf markalarının ortak olarak ... ibaresini barındırıyor olmaları sebebiyle bu yönüyle benzer olduğu, tescil sınıfları bakımından değerlendirildiğinde, davalının markasının 35. sınıfta tescilli olduğu ve 35.sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından taraf markalarının benzer olduğu,
ortalama tüketiciler nezdinde davalının ... markasını gördüğünde, davacı markasının bilinirliği, tanınmışlığı ve ayırt edici vasfının yüksekliği de dikkate alındığında, davacıya ait bir markaymış gibi algılayabileceği, ... ibaresinin önüne konulan ... ibaresinin markayı farklılaştırmadığı, markadaki baskın unsurun ... ibaresi olduğu, bu yönüyle marka hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış marka olması sebebiyle davalının davacı markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik marka tescil ve kullanımının hem bilirkişi heyetince hem de mahkemece kötü niyetli bir davranış olduğu,
yine davalının ... şeklindeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, her ne kadar davalının kullanımı tescilli marka kullanımı şeklinde yse de, SMK'nın 155.maddesi uyarınca tecavüz davalarında önceki hak sahibine karşı tescilli marka savunmasının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne, davalı tarafından davacının ... markalarına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması, men'i ve ref'i ile davalı tarafından ... ve ... ibaresi ve görselini taşıyan tüm ürünlere el konularak toplatılmasına,
bu toplatılan ürünler ve materyaller üzerinde ... ibarelerinin çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde imhasına, davalıya ait www...com.tr alan adının iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; -Davacının "..." sözcük markası ile "... " figürünün yer aldığı şekil markasının ayrı bir sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, bu markaların her biri yönünden iltibas ve iktibas ihtimallerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davacının yalnızca "... " figürlü şekil markası için yapmış olduğu ... başvuru numaralı tanınmış marka başvurusunun reddedildiğini, bu şekil unsuru yönünden davacının tanınmışlık iddiasında bulunması mümkün olmadığını,
kaldı ki müvekkile ait "..." sözcük markası ile "..." figürünün hiçbir şekilde benzerliğinin söz konusu olmadığını, -Yerel mahkemenin müvekkiline ait ... markasının bir bütün olarak uyandırdığı intibayı göz ardı ederek, markayı ...+... şeklinde bölerek incelediğini, -Davacının "..." kelimesini her zaman diğer markalarıyla birlikte kullandığını, ürün reklamlarında hiçbir zaman yalnızca "..." kelimesini kullanmadığını, piyasada ve marka sicilinde onlarca "..." ibareli tescilli ve tescilsiz marka bulunduğunu, "..." ibaresinin tek başına ayırt edicilik vasfı kalmadığını yahut oldukça azalmış bir durumda olduğunu,
buna rağmen yerel mahkemece yapılan incelemede, davacıya ait markaların yaygın ad haline gelip gelmediği, ayırt ediciliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarının inceleme konusu yapılmadığını, -Davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olması, yaygın ad haline gelmesi, müvekkiline ait ... markasının ortalama tüketici nezdinde yarattığı genel izlenim dikkate alındığında, davacı markaları ile karıştırma ihtimalinin bulunmaması sebepleri ile huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi durdurulması ile alan adı terkinine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar/ davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... numaralı hem ... ibaresini ve hem de at figürünü taşıyan ...+Şekil markasının 04/01/2018 tarihi itibariyle 18, 25 ve 35.sınıflarda” yer alan mallar ve hizmetler yönünden tanınmış marka olarak tescil edildiği, davalının ... numaralı 35.sınıfta tescilli ... ibareli markasının başvurunun 03/10/2019 tarihinde yapıldığı,
dolayısıyla davalının marka tescil başvurusu yaptığı tarihten önce davacının ... numaralı ...+Şekil markasının tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının ... ibareli markasının asli unsurunun ... ibaresi olduğu, yabancı dildeki bir kelime olan ... ibaresinin ayırt edicilik katmadığı, davalı markasının, davacının tanınmış markasından haksız yararlanmaya yol açılmasına sebep olacağı, davalı tescilinin kötü niyetli olduğu,
somut olayda hükümsüzlük ve markaya tecavüz koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1300, K. 2025/543, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama