KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1328 Esas
- Karar no
- 2025/513
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2023
- Numarası
- 2023/80 Esas, 2023/401 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacı müvekkili aleyhine 22.11.2022 tarihinde Çorlu İcra Dairesinin ...
E. sayılı icra takibi başlatılmış ise de, müvekkilinin, davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan geçmiş yıllarda tefe karşılığı para aldığını ve sonrasında banka havalesi yoluyla parayı ödediğini, davalıyı Çorlu CBS’ye tefecilik suçlamasıyla şikayet etttiklerini, müvekkilinin, davalıyı Çorlu’da bakkallık yapması nedeni ile tanıdığını ve müvekkilinin davalıyla karşılaştığı bir gün kendisine borçlarının biriktiğini, ödeme yapması gerektiğini söyleyerek davalının müvekkili için kendi adına 24 ay ödemeli 40.000,00 TL kredi çektiğini, kredinin 10.000,00TL’sini kendisine komisyon olarak aldığını,
müvekkiline 30.000,00 TL nakit verdiğini, müvekkilinin 2018 Mayıs ayından 2019 Mayıs ayına dek aylık taksitlerini davalının ... Bankası Ve ...
Bankası hesaplarına gönderdiğini, 2019 Mayıs ayında müvekkilinin aracını sattığını, davalıya elden 14.000,00 TL, Kasım ayında 17.000,00 TL’yi verdiğini, 19.11.2019'da davalının ... numaralı hattından müvekkilini arayarak dükkanına çağırdığını, müvekkiline borcunun kapanmadığını, senet imzalaması gerektiğini şayet imzalamazsa kendisini öldüreceğini söyleyerek müvekkilini darp edip tehdit ettiğini, olaydan korkan davacının iki gün sonra davalının dükkanına tekrar gitmek zorunda kaldığını, şiddete uğradığını, davalının tanzim ettiği 19.12.2019 son ödeme tarihli 112.000,00TL tutarında bonoyu zorla imzalamış olduğunu,
takip dayanağı bonodaki imzanın ise kendisine ait olmadığını, her koşulda zorla imzalatılmış olması sebebiyle geçersiz olduğunu, bu iddialarının nedeninin davalı tarafından iki adet bono imzalatılmış olduğunu, bonoların birinin davalı tarafından müvekkiline borcun bitti diyerek verilmiş olduğunu, ancak tekrardan diğer bononun icra takibine konu edilmiş olduğunu, dükkanda yaşanan bu olaylara ...'ın şahit olduğunu, müvekkilinin senedi imzaladıktan sonra 2019-2020-2021 yıllarında davalı ve oğlunun banka hesaplarına 2.525,00 TL, 19.500,00 TL ve 18.000,00 TL havale ettiğini,
elden de 31.000,00 TL olmak üzere toplamda 30.000,00 TL olan borcuna istinaden ölüm tehdidi altında 85.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, devamında müvekkiline ‘senet borcun 112 milyar, senesi geçtiği için 120 milyar oldu, gel taksit yapalım yoksa icraya vereceğiz’ şeklinde mesajlar gönderdiğini, icra takibine konu olan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, imzalamış olduğu bononun tekrar kullanılma ihtimaline binaen imza incelemesi yapılması talebinin mevcut olduğunu, davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, takip bedelinin %20’si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı müvekkilinin arkadaş olduğunu, davacının müvekkilinden borç para aldığını, ancak bu borcun hiçbir şekilde tefe karşılığı verilmediğini, söz konusu borcun ilk borç ilişkisi de olmadığını, davacı tarafça müvekkilinin banka hesaplarına yapılan ödemelerin dava konusu bonoya ilişkin olmadığını, müvekkilinden almış olduğu daha önceki borçlarına ilişkin olduğunu, ayrıca davacı tarafça müvekkiline yapılan elden bir ödeme olmadığını, müvekkili davalının esnaf olduğunu, tefecilikle herhangi bir ilgisi olmadığını, davacı tarafın asılsız şekilde borçtan kurtulmaya yönelik müvekkiline suç isnat ettiğini beyan etmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"... Davacı şirketin Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip ve takip dayanağı bono nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Dava konusu takip değeri olan 142.740,92 TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 28.548,18 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle.
Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkili ile davacı arasında iki adet bono düzenlenmesi söz konusu olmadığını, davacının müvekkilinden almış olduğu borca ilişkin düzenlenen tek bononun davaya konu olan bono olduğunu, Davacı her ne kadar ödemeler sonrası kendisine imzaladığı bononun geri verildiğini iddia etmişse de geri verilen bonoya dair somut bir delil sunamadığını, müvekkilinin tefecilik ile ilgisi olmadığını, davacının borç para istemesi üzerine mağdur olmaması adına davacıya borç vermiş ve alacağını garanti altına almak adına da davacıdan davaya konu olan bonoyu almış olduğunu,
Davacı tarafın iddialarının tutarsız ve çelişkili olup gerçeği yansıtmadığını, davacıya hiçbir şekilde şiddet uygulanmadığını, davacının tehdit edilmediğini, bu yönde ceza dosyası olmadığını, Mahkemenin itirazları dikkate almadan imza incelemesi yaptığını, Raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, imzanın değiştirilebileceğini, sadece 27.03.2018 tarihli vekaletname fotokopisinin senetten önceki tarihli olduğunu, diğer evrakların sonraki tarihli olduğunu, rapor incelendiğinde davacının imzalarının çoğunun farklı olduğunun görüleceğini, senet tarihinden önceki imzaların incelenmesi gerektğini,
Kötüniyet tazminatının hesabının hatalı olduğunu, talepten fazlaya hükmedildiğini davacının asıl alacak üzerinden tazminat talep ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili aşamalarda ve özellikle cevaba cevap dilekçesindeki beyanında davalı yanın müvekkilinden birden fazla bono aldığını, bonoların tamamının kullanılmadığını, davaya konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ettiği, davalı ...'in ise Çorlu CBS 2022/11321 Soruşturma sayılı dosyadaki 24.03.2022 Tarihli kolluk ifadesinde;
"... benim bakkalıma 2019 kasım ayı gibi gelip 17500TL elden verdi kalan 112.500TL için de ... ile birlikte aramızda 19.12.2019 ödeme tarihli 112.500TL' lik senet tanzim ettik. Senedi o sırada yanımızda bulunan ... yazdı, ... ile ben de imzaladık. Bu senedi tanzim ederken yanımızda ...isimli komşularımız da vardı. Hatta biz bu senedi 2 adet olarak tanzim ettik, bir tanesine ben aldım, bir tanesini de ...'a verdim.
Hiçbir şekilde ...'ı darp etmedim...." şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında mahkemece dava konusu senet üzerinde imza incelemesine ilişkin rapor alınması yerindedir. Bilirkişi raporunda senet tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihli evrakların incelendiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu anlaşılmakla davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak; davacının dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde 112.500TL üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişken mahkemece talep aşılarak harçlandırılan tüm tutar üzerinden tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1328, K. 2025/513, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama