KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi İstinafa Talebinde Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2023/1333
- Karar no
- 2025/859
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/05/2023
- Numarası
- 2022/683 E. 2023/325 K.
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- TARAF VEKİLLERİ
- Tarih
- 07/05/2025
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Harita Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davalının ise ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve temsilcisi olduğunu, her iki firma arasında yapılan ortak girişim ve adi ortaklık kapsamında 2010-2016 yılları arasında muhtelif ticari iş ve faaliyetlerde bulunulduğunu, 31/12/2016 tarihi itibariyle taraflar arasında yapılan bir protokol ile elde edilen gelir-gider dökümü konusunda yapılan mutabakata rağmen davalının protokolde miktarı ve vadesi belirlenmiş alacaklarını ödemediğini belirterek, alacağın tahsili amacıyla Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13036 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya ve icra takibine dayanak tek delil olan protokol incelendiğinde, uyuşmazlığın dava dışı ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Harita Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında olduğunu, her iki tarafında ticari şirket olması ve uyuşmazlık sebebinin de ticari iş ve işlemlerden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, esas bakımından ise davalı şirketin ve davalının davacı tarafa borcu bulunmadığını, temerrüt oluşmadığını, inkâr tazminatı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2019/13036 E. sayılı takip dosyasında 460.442,50 TL asıl alacak tutarına itirazın iptaline, takibin 460.442,50 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 92.088,50 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, tarafların tacir olduğunu, takip tarihinden önce faiz işletilebileceğini, şartların protokolle belirlendiğini, 2016 yılı sonu itibariyle protokol ve iki taraftan tacir olması vasfına göre temerrüde gerek kalmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Ticaret Mahkemesinin itirazın iptali davasına itirazın kaldırılması gibi baktığını, tarafların defterlerini getirtmeden rapor alınmadan karar verdiğini, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, görevsizlik kararı ile gönderilen dosyanın açılan davanın devamı niteliğinde olduğunu, arabuluculuk dava şartının sonradan yerine getirilemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada; taraflar arasında düzenlenen 31/12/2016 tarihli "protokol" başlıklı adi ortaklık tasfiye sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali talep edilmektedir.
Adi ortaklık ilişkisi, 6098 sayılı TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları uyarınca adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin iki yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki ortakların aralarında anlaşarak tasfiyeyi gerçekleştirmeleri, bir diğeri ise ortakların tasfiye konusunda anlaşamamaları halinde tasfiyenin mahkemece yapılmasıdır.
İfası bir süreye bağlanmamış borçların ifa zamanını düzenleyen TBK.'nun 90. maddesinde, "ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 31/12/2016 tarihli protokolün içeriği itibariyle adi ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesi hükümlerini içerdiği, bu sebeple bir tasfiye sözleşmesi olduğu, davalının yetkilisi olduğu şirketin, davacıya ait şirkete olan 460.442,50.-TL borcun, davalının davacıya ödemeyi üstlendiği, ancak borcun ifa zamanı için açıkça bir süre veya tarih belirlenmediği, anılan belgenin borç ikrarını içerdiği dosya kapsamından sabittir.
O halde mahkemece; TBK.'nun 90.maddesi nazara alınarak, davacı yanın takip öncesi faiz talebi hakkında hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken; davacı tarafın davalı tarafı takipten önce temerrüte düşürmediğinden bahisle davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (sair istinaf sebepleri incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/1333, K. 2025/859, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama