KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/169 Esas
- Karar no
- 2024/1441
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2022
- Numarası
- 2018/1196 Esas, 2022/715 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/12/2018
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibe dayanak çek üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını ve imzaya açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin takibe konu çeki davalı/alacaklıya ciro yoluyla veren ... isimli kişiyle herhangi bir ticari ilişkisi, mal veya hizmet alışverişinde bulunmadıklarını ileri sürerek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, müvekkil şirket lehine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'e 15/08/2018 tarihinde imzalanan faktoring sözleşmesi gereği ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu çekin faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin, 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, çekte ciranta olan davacının ödenmeyen çek bedelinden sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu ve takibe dayanak çekte yapılan ikinci ciro imzasının davacı şirket adına atılmış imza bulunduğu, yaptırılan imza incelemesi sonucu dava konusu çekte yer alan davacının kaşesinin altındaki 2.ciranta imzasının başka davacı şirketin temsilcilerinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, imza sahteliğinin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takibine dayanak olan ... bank A.Ş Konya Toptancılar Şubesine ait, ... çek seri numaralı, keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti. olan, 10/10/2018 keşide tarihli ve 33.400,00-TL bedelli çekten ve bu çeke dayalı başlatılan takipten ötürü borçlu olmadığının tespitine; davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacı vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenlerin ve def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, raporda bilimsel ve teknik bakımdan yeterli bir şekilde imza karşılaştırması yapılmadığını, imza incelemesi için davacının ödenmiş çeklerinin mukayeseye esas imza olarak incelenmesi taleplerinin zaruri olmasına rağmen değerlendirilmediğini, yine ilçe seçim kurullarından mukayese imza toplanması taleplerinin değerlendirilmediğini, hükme esas alınan raporun gerek Yargıtay'ın imza incelemesine ilişkin rapor kriterlerini karşılamaması,
gerekse müvekkilinin taleplerinin kabul edilmeyerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle teknik olarak eksik ve bilimsellikten uzak olup hükme esas alınmayacak olduğunu, imzaya itiraz davasında ispat yükü müvekkiline ait olmasına rağmen rapora itirazının dikkate alınmadığını, dosyanın infaz edilmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket temsilcileri; ...'e ait toplanan mukayese imzaların 2009-2010-2012-2012-2013 ve 2015 yılın ait olduğu, davaya konu çekin keşide tarihi olan 10/10/2018 tarihine en yakın imzanın 2015 yılına ait olduğu; ...'e ait tarih içeren ait 4 adet mukayese imzanın tamamının 2016 yılına ait olduğu (3 tanesi aynı gün aynı noterde atılmış); ...'a ait tarih içeren 3 imzanın ikisinin 2012, diğerinin çekin keşide tarihinden sonraki tarih olan 2019 yılına ait olduğu,
dolayısıyla imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın davacı şirket temsilcilerinin yeterli emsal imzaları toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan, davaya konu çekin keşide tarihi olan 10/10/2018 tarihinden önce ve bu tarihe yakın davacı şirket yetkililerinin imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, çekin keşide tarihinden önce ve bu tarihe yakın davalı vekilinin bildirdiği yerlerden de emsal imzalar da toplanarak, ATK Fizik İhtisas Dairesi veya üniversitelerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/169, K. 2024/1441, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama