KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/171
- Karar No
- 2024/666
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.323 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/171 Esas
KARAR NO: 2024/666
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 07/03/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
----- maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili bankanın ---- davalı kredi lehtarı ----- arasında ------ imzalandığı, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmelere istinaden kredi lehtar asıl borçlu şirket lehine şirket kredi kartı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ile gayrinakdi teminat mektubu ve çek taahhüt bedeli kredileri kullandırıldığı, ilgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle -------- yevmiye no.lu ihtarname ile 340.829,77 TL nakdi kredi ile gayrinakdi teminat mektubu bedeli 75.0000,00 TL ile çek taahhüt bedeli 10.800,00 TL depo edilmesinin talep edildiği,
ihtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi sonucunda, -------- sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi açıldığı, davalı/borçlular 338.029,93 TL'lık kısmını kabul edip bunun dışında kalan 98.479,28 TL'lık kısmına itiraz ettikleri ve takibin durduğu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ---------- sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 229.205,21 TL asıl alacak, 68.562,98 TL asıl alacak, 52.52,75 TL asıl alacak, 75.000,00 TL asıl alacak, 10.800,00 TL asıl alacak, 98,90 TL işlemiş faiz, 29,59 TL işlemiş faiz, 22,76 TL işlemiş faiz, 32,36 TL işlemiş faiz, 4,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 436.509,21 TL alacağın %15,76 oranında avans faizi ile tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde 338.029,93 TL'yi aşan miktardaki borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı,
davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) -------- arasında genel kredi kredisi sözleşmesi imzalanmış olduğu, işbu sözleşmeyi davalı kefil ----- 2.500.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kefaletin TBK kapsamında aranan şekil şartlarını taşıdığı,Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre davalı kredi lehtarı asıl borçlu ------- adlı şirkete kredi kartı, kredili mevduat taksitli kredi ile teminat mektubu ve gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredileri kullandırılmış olduğu,
Kredilerin kulanılması ve borcun ödenmemesi üzerine davacı bankaca hesabın 340.829,77 TL nakdi kredi, gayri nakdi çek taahhüt bedeli için 10.800,00 TL, teminat mektubu bedeli 75.000,00 TL için kat edilerek, davalı şirket 08.04.2022 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, davalı kefile ise tebliğ yapılamadığından takip tarihi itibari ile temerrüde düşürüldüğü, anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının;Nakdi kredi yönünden asıl borçlu şirket yönünden taleple bağlı kalınarak 341.759,59 TL , davalı gerçek kişi kefil yönünden 340.981,02 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Rapor yerinde görülerek hükme esas alınmıştır.
Asıl Borçlu Şirket Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı bankanın, nakdi kredi yönünden asıl borçlu şirket yönünden taleple bağlı kalınarak 341.759,59 TL alacaklı olduğu, gayri nakdi çek depo bedeli yönünden risk devam ettiğinden 10.800,00 TL'nin depo edilmesi gerekeceği, teminat mektubunun ise 09.12.2022 tarihinde vadesi dolmuş olması nedeniyle hükümsüz kalmış olduğu anlaşılmakla, davalı takip borçlusunun da 338.029,93 TL'yi aşan miktardaki borca itiraz ettiği dikkate alınarak itirazı aşan 3.729,66 TL nakdi kredi ve 10.800,00 TL çek depo bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne,
aşan istemin ise reddine karar verilmiştir.Borçlu Kefil Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı bankanın, nakdi kredi yönünden borçlu kefil yönünden taleple bağlı kalınarak 340.981,02 TL alacaklı olduğu, davalı kefilin hem gayrinakdi çek taahhüt bedelinden ve hem de teminat mektubu bedelinin depo talebinden sözleşmesel olarak sorumlu olmadığı anlaşılmakla, davalı takip borçlusunun 338.029,93 TL'yi aşan miktardaki borca itiraz ettiği dikkate alınarak, itirazı aşan 2.951,09 TL nakdi kredi yönünden davanın kısmen kabulüne, aşan istemin ise reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ---------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/171, K. 2024/666, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama