KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/17 Esas
- Karar no
- 2024/1101
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2022
- Numarası
- 2021/42 Esas - 2022/699 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekonomik güçlük nedeniyle 2014 yılında dayısı olan davalıdan 10.000 TL borç para istediğini, davalının borç isteğine karşılık müvekkiline adına kayıtlı ... plakalı 2010 model ... marka aracını kalan kredi borcu taksitleri ile birlikte adına kayıtlı ... Ltd.
Şti'ye devretmesini ve kendisinde şoför olarak çalışmasını istediğini, müvekkilinin bu talebi kabul ettiğini, adına kayıtlı aracı firmaya devrettiğini, devir esnasında aracın bakiye kredisi için müvekkiline yaklaşık 31900 TL ödeme yaptığını, davalının ısrarları sonucu müvekkilinin diğer bir kısım borçları için de 25.000 TL ödeme yaptığını, davacı kendisine ait araç ile davalıya ait firmada çalışmaya başladığını, aracın çalışması sonucu tüm kazancın davalıya ait firmaya kesildiğini, davalı tarafından müvekkiline her ay 1000 TL maaaş ve 1000 TL de konut kredisi için ödeme yapıldığını, çalıştığı süre boyunca araçlarına yakıt, bakım, onarım,
sigorta bandrol ve tüm giderleri kendisinin karşıladığını, gelirin ise davalı firmaya ödendiğini, davacıya ait aracın daha sonra satılarak davalının da onayıyla ... plakalı başka bir araç satın alındığını, davacıya davalı tarafından bu esnada 35.000 TL ödeme yapıldığını, yine davalı tarafından aracın satış dahil tüm yetkilerini içerir vekaletname verildiğini, 2.arabanın alımından sonra davalı davacıya herhangi bir ödeme yapmamaya başladığını,
davacının araçları İBB de çalışmaya başladıktan sonra davalının müvekkilinin eşi adına kayıtlı Gürpınar bölgesinde bulunan 3 tapunun ... isimli kişiye 250.000 TL karşılığında devredilmesini ve paranın da kendisine verilmesini istediğini, davacı tarafça bunun mümkün olmadığının beyan edildiğini, davalı tarafça 2 araba alım satımı ve kendi firmasında çalıştığı süre boyunca yapılan maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle toplam 62.500 USD talep ettiğini, davacının borcu kabul etmemesi üzerine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosya ile takibe konu 55.000 USD ve 7500 USD miktarı senetleri zorla imzalattırdığını, davalıya herhangi bir borcu olmadığını, yapılan takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitine davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya sadece borç vermediğini, işe girmesine yardımcı olduğunu, iyiniyetinin suistimal edildiğini, yapılan icra takibinde kayıtlı araç olmadığı, bankalarda herhangi bir parası olmadığının tespit edildiğini, takipten sonra davalı adına kayıtlı Maltepe'de bulunan taşınmazın bacanağı veya eşi tarafından akrabası olan ... muvazaalı olarak devredildiğini öğrendiklerini, bunun üzerine İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/405 E. Sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtıklarını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih ve 2021/42 Esas - 2022/699 Karar sayılı kararıyla. "Davacı taraf olayla ilgili tanık dinletmiş ise de senede karşı senetle ispat kuralı gereği söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığı iddiası tanık ile ispat edilemez.
Davacının söz konusu senetlerin 01/04/2016 tarihinde veya o tarihlerde zorla, tehdit ile, diğer bir anlatımla Yağma suçuna maruz kalınarak alındığını iddia ediyorsa bu iddiasını ceza soruşturma ve kovuşturma makam ve kurumları huzurunda ispatlaması gerekir. Davacı taraf sözünü ettiği yağma (senet gaspı) suçu nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmamıştır. Bu nedenle iddiaları ciddi ve samimi bulunmamıştır.
Öte yandan, dava dışı ... müzekkere yazılarak dava dışı ... (davalıya ait) şirketinin kendilerine kestiği faturaların istenmesi talep edilmiş, bu faturalar ile borçlu olmadığının tespiti istenmiş ise de davada taraf olmayan kurumlar arası ticari ilişki ve faturaların dava dosyamıza bir katkısı olmayacağı düşünüldüğünden dava ve usul ekonomisi gereği bu talep reddedilerek ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
"Davacı müvekkilimin borç para isteğine karşılık davalı taraf, bunun karşılığında davacının sahibi olduğu işbu ... plakalı aracı davalı tarafın ticari yetkilisi olduğu şirkete devretmesini ve davacı müvekkilimin de kendisinin şoförü olarak çalışmasını istediğini, öz dayısı olan davalının bu teklifini kabul eden davacı, aracı davalının şirketine devrederek davalının şoförü olarak çalışmaya başladığını, Davalı anılan devir esnasında aracın bakiye kredisi için müvekkilime yaklaşık 31.900 TL ödeme yaptığını, davalının ayrıca müvekkilin diğer borçları için de 25.000 TL ödeme yaptığını,Müvekkil davalı bünyesinde çalıştığı süre boyunca,
aracın çalışmasından kaynaklı elde edilen maddi gelir davalı tarafın ticari yetkilisi olduğu şirkete ait olmuş ve bunun karşılığında, davalı taraf da davacı müvekkilime her ay 1.000 TL maaş ve 1.000 TL konut kredisi borcunu kapaması için ödeme yaptığını, Belli bir süre sonra ... plakalı araç satılarak,
davalı tarafın da onayıyla ... plakalı başka bir araç alındığını, davalı tarafından aracın alımı esnasında müvekkilime 35.000 TL ödeme yapıldığını, Davalı tarafından ikinci arabanın alımından sonra davalı taraf, davacı müvekkilime herhangi bir ödeme yapmamaya başladığını, bir süre sonra davalı bu aracın da satılmasını ve müvekkilime İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerden ... isimli şirkette iş bulduğunu ve burada çalışmasını istediğini, Davacı müvekkilim başka bir kurumda çalışmaya başladığı tarihte, davacı müvekkilim ile davalı taraf, taraflar arasında kurulmuş bulunan borç alacak ilişkisinin sona erdiği,
müvekkilimin davalı tarafa herhangi bir borcunun kalmadığı hususunda anlaşmaya vardıklarını, Davacı müvekkilim ile davalı taraf arasında dava dilekçesinde belirttiğimiz hizmet ilişkisi sona erdikten kısa bir süre sonra, davalı taraf, davacı müvekkilimin, eşi adına Gürpınar Bölgesi’nde kayıtlı 3 tane taşınmazının dava dışı ... isimli kişiye 250.000 TL karşılığında devredilmesini ve paranın da kendisine verilmesini istediğini,Davacının bu teklifi kabul etmemesi üzerine,
davalı kendisine olan borçların karşılığı olan toplam 62.500 USD paraya tekabül ettiğini beyan ederek bu parayı davacı müvekkilimden talep ettiğini, davalının tehdit ve baskısı ile davacı müvekkilime uzattığı 55.000 USD ve 7.500 USD bedelli 2 senedin zorla imzalandığını, Davacı müvekkilim, davalı tarafın suça konu eylemleri nedeniyle 16/12/2022 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/238215 sayılı dosyası)Kaldı ki, istinaf başvuru dilekçemize ekli olarak sunmuş olduğumuz dava konusuyla ilgili taraflara ait iletişim kayıtlarında, müvekkilim dayısı olan davalıya;
kendisine 62.500 USD borcunun olmadığını ve borçlu olmamasına rağmen, kendisi için yaptığı dilekçemizde belirttiğimiz harcamalara ilişkin makul bir rakam belirtmesi halinde ödeyebileceğini izah etmesine rağmen, davalı taraf cevabi mesajda; farklı bir anlaşma yapsalar dahi, araçlara ödediği bedelleri isteyerek 17.000 USD ve 6.000 USD para harcadığını ve bu paralara karşılık taşınmazların devrini ya da 62.500 USD’lik senetleri ödemesini istediğini beyan ederek,
alacağı olarak gördüğü rakam 62.500 USD olmamasına karşılık, senetleri haksız surette imzalattırdığını da ikrar ettiğini,Dava dosyasına celp edilmiş bulunan banka hesap hareketleri de davacı müvekkilimin icra takibine konu edilen şekilde borcu olmadığını göstermekte olup, mahkeme tarafından taraflara ait banka hesap hareketlerinin bilirkişiye tevdi ile davacı müvekkilimin davalı tarafça başlatılan icra takibine konu senetlere ilişkin borcu olup olmadığının tespiti gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "İspatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davalının öz dayısı olduğunu, aralarında bir kısım borç para alma ve çalışma ilişkisi bulunduğunu, aldığı borç toplamının 91.900 TL olduğunu, bu bedelin büyük bölümünü aralarındaki anlaşma ile davalı bünyesinde çalışarak ödediğini, ancak davalının kendisine olduğunu iddia ettiği borca karşılık takibe konu 55.000 USD ve 7500 USD miktarlı bonoları zorla imzalattırdığını,
davalıya böyle bir borcun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı taraf ise, davacı iddialarının doğru olmadığını ve aksinin yazılı delille ispatının gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava irade bozukluğu iddiasına dayalıdır. Davacı bonoları davalı tarafın baskısı sonucunda imzaladığını, davalıya borçlu bulunmadığını iddia etmektedir.
Dava dosyasına yansıyan delil ve beyanlar ile davaya konu bonoların davacıya baskı ve zor ile imzalatıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafça sunulan WhatsApp yazışma içeriklerinin taraflar arasındaki borç miktarını belirlemeye elverişli olmadığı, mahkemenin karar tarihi itibariyle olayla ilgili davacının şikayeti üzerine başlatılmış ceza soruşturması da bulunmadığından; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/17, K. 2024/1101, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama