KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/1713 Esas
- Karar no
- 2025/858
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2023
- Numarası
- 2021/485 Esas, 2023/174 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
1.784 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; şahıs firması bulunduğunu, ... markasının patentli olduğunu, ürünlerini kendi instagram hesabı üzerinden yayınlayıp hem internet üzerinden hem de işyerinde satış yaptığını, davalı firmanın, çekimleri yapıp internet sitesi üzerinden yayınlamış olduğu ürünlerini internetten alarak kendi ... isimli instagram sayfasında yayınlayarak,
kendi ürünleri üzerinde emek vermeden satış yaparak kazanç elde ettiğini, davalının davranışları nedeni ile kendi müşterilerine karşı büyük mağduriyet yaşadığını, davalıya ihtarname çekildiğini, ayrıca davalının, kendi ürünlerini elinde olmadığı halde paylaştığını, elinde olmadığı ürünler üzerinden sipariş aldığını ve ürünlerini müşterilere göndermediğinden dolayı ürünler üzerinde kendi adı yazdığından müşterinin kendisini aradığını, marka adının zedelendiğini, açıklanan nedenlerle,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile marka ve ticaret unvanına tecavüz ederek ürünlerini internet ortamında sayfasından alarak haksız kazanç elde ettiği ve kendi sayfasında paylaştığından dolayı davalının oluşturmuş olduğu haksız rekabete istinaden sayfasında yayınlamış olduğu ürünlerinin kaldırılmasını, ... isimli instagram sayfasının kapatılmasını, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalıya davacı tarafından gönderilen herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği ürünlerin davacıya ait olmadığını, davalının da davacı gibi ürünleri üretici firmadan tedarik ettiğini, davacıyı, davalıdan ayıran temel faktörün davacı ürünlerini üretici firmadan aldıktan sonra kendisine ait olan etiket ile satışını yaptığı, davalının ise aldığı ürünleri geldiği şekliyle satışını yaptığın,
davacı ile davalının satmakta oldukları ürünleri aynı üreticiden tedarik ettiklerini, davalının ürün almakta olduğu firmanın bir süre önce davalıyı aradığını, davacının kendi dükkanlarını bastığını, davalıya "ürün verilmemesi gerektiğini aksi halde artık oradan ürün almayacağını" söyleyerek,
davalının ürün almakta olduğu üreticileri de baskı altına aldığını, davalının ürün temin edememesine neden olduğunu, davalıyı zarara uğrattığını, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, usulü itirazları yerinde görülmez ise zaman aşımı ve esasa ilişkin nedenlerle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, davacıya ait ... tescil numaralı markanın "..." kelime unsurlarından oluştuğu, davalının ürün satışı yaptığı sosyal medya hesabında tespit olunan markasal kullanımların ise davacıya ait marka ile gerek kelime unsuru, gerekse yazı stili itibariyle ayniyet arzettiği, davalı fiili markasal kullanımlarının davacı markasının tescilli olduğu emtia ve hizmet grubunda olduğu ve yukarıda anılı kanuni düzenlemeler çerçevesinde marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı yan üretici olmadığı ve ürünleri davacı ile aynı firmadan satın aldığı iddiasında bulunmuş ise de, söz konusu markasal kullanımı hukuka uygun hale getirecek bir delili dosyaya sunamadığı, tacir sorumluluğunda bulunan davalının davacı markasından davadan önce haberdar bulunduğu, bu itibarla tazminat talepleri yönünden kusur şartının da gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı yanın tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle; -Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile tecavüz fiilini gerçekleştirildiği "..." isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine, -Borçlar Kanunu 50 ve 51. Maddeleri dikkate alınarak 20.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Haksız rekabet davasının REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde.
Haksız rekabetin tespitine ilişkin talebin olmadığını, Haksız rekabet tespiti isteminin varlığının kabulü halinde dahi, somut olayda haksız rekabetin markanın tecavüz edilmesi sebebi varlığı hususunda tartışma bulunmadığını, gerekçeli kararda salt uygulamaya yer olmadığı şeklinde ibare kullanılarak haksız rekabetin varlığını zımnen kabul edilmekte olduğunu, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, Müvekkili lehine hükmedilen maddi tazminat miktarları kabul edilemez olup, müvekkilinin marka değeri için harcamış olduğu maddi masraflarının yanında emek,
mesai ve manevi yıpranmışlıkla kıyaslığında ölçüsüz ve cüzi kaldığını tazminat miktarları yönünden de kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde;Müvekkilinin satmış olduğu ürünlerin tasarım ve üretimini kendisi gerçekleştirmediğini, davacı yan ile müvekkil satmakta oldukları ürünleri aynı üreticiden tedarik etmekte olduklarını, davacıyı, müvekkilinden ayıran faktörün ise davacı yanın ürünleri üretici firmadan aldıktan sonra kendisine ait olan etiket ile satışını yapmak olup müvekkilinin ise aldığı ürünleri geldiği şekliyle satışını yapmakta olduğunu, ürünlerin davacıya ait olmadığını,
Mahkemece “...” isimli instagram hesabına erişimin engellenmesine karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, hesaba erişim engelinin getirilmesinin ağır bir karar olduğunu, müvekkilinin tacir sorumluluğunda olamdığını, ... tescil numaralı markasından da haberdar olmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile, TBK m. 50 ve 51. Maddeleri dikkate alınarak hesaplanan tazminat hakkaniyete aykırı olduuğunu, davacı tarafın, uğradığını iddia ettiği zararını da ispat edemediğini, tazminat miktarının fahiş olduğu ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya, ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin refi, SMK 151/2-a maddesi gereğince maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalının "..." adlı instagram hesabında "..." ibareli etiketleri ve askıları olan giyim eşyalarının satışa arz edildiğinin tespit edildiği, davalının kullanımlarının davacının ... numaralı "..." ibareli markasının tescil sınıfı olan 25 ve 35.sınıf kapsamında olduğu,
davalı savunmasında "her iki tarafın aynı firmadan ürün tedarik ettiğini, davacının ürünleri aldıktan sonra kendisine ait etiket ile satışını yaptığını, müvekkilinin ise ürünü satın aldığı şekli ile, herhangi bir etiket marka kullanmadan sattığını" ileri sürmüş ise de, davalının instagram sayfasında tespit edilen ürünlerde davacı markasının yer aldığı, davalının ürünleri satın aldığını iddia ettiği tedarikçi yönünden herhangi bir lisans sözleşmesi yahut ürün satış onayına ilişkin somut bir delil ibraz edemediği,
bu durumda kullanımın hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, davacının markası tescilli olup davalının kusurlu olduğunun kabulünün yerinde olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı ve davalı vekili maddi manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; davacının SMK 151/2-a maddesine göre maddi tazminat talep ettiği, davalının bilirkişi incelemesi için sadece 2021 yılı defterlerini sunduğu, inceleme yapılan 3 adet faturaya göre hesaplanan tutarın somut dosyaya uygun düşmediği dikkate alınarak mahkemece TBK 50,51 maddesi gereğince tazminatın belirlenmesi ve maddi tazminat miktarı yerinde olduğu kanaatine varılarak maddi tazminata ilişkin istinaf istemleri reddedilmiştir.
Mahkemece kusur durumu, tarafların mali durumu, ihlalin boyutu dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminat tutarında da usul yasaya aykırılık bulunmadığından neticeten tarafların tazminatlara yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davacı vekili istinafında; müvekkilinin haksız rekabetin tespiti talebi olmadığını bu nedenle red kararı verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüşse de;
dava dilekçesinde neticeten ".... kendi sayfasında oluşturduğu haksız rekabete istinaden ürünlerin kaldırılmasını..." da talep etmiş olmakla mahkemenin haksız rekabete dayalı istemin reddine karar verilmesi yerindedir.Davalı vekili istinafında instagram hesabına erişimin engellenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Mevcut delil durumuna göre davalıya ait instagram hesabında davacı ürünlerinin satışı yapıldığı ve bu durumun tecavüz oluşturduğu sabit ise de; mahkemece ilgili markaların bulunduğu görsellerin içerikten çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken erişim engeli verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1713, K. 2025/858, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama